Türkiye’nin geleceği…

MAKALEYİ DİNLE

Bu ülkenin bir “vatandaşı” olarak, yaşadığımız sorunları düşünüyorum, içime bir kor düşüyor!

En büyük sorunumuz; siyasette DÜZEY sorunudur!

Bu ülkede siyasetçi olmak zor değil. Zor olan; “DEVLET ADAMI” olabilmektir!

Devlet Adamı olabilmenin ilk koşulu; “devleti yönetme ehliyeti” ile başlar!

Öncelikle, “Siyasetin okulu yok” yalanından kurtulmak gerek!

Siyasetin okulu var.

Devlet adamı olabilmek için, çok iyi bir eğitim sürecinden geçmek gerek.

Sonra, her türlü “önyargı, siyasal saplantı ve kişisel çıkar sağlama” ilkelliğinden kurtulmak gerek!

Gerçek anlamıyla DEMOKRASİ KÜLTÜRÜNE sahip olmak, demokrasinin olmazsa olmaz koşulu; “KATILIM ve UZLAŞMA” bilincine sahip olmak ve HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ilkesine saygılı olmak gerek.

Bugün siyaset sahnesindeki liderler ve siyasetçiler arasında bu değerlere sahip olan kaç kişi sayabilirsiniz?

Türkiye, “Bilimsel ve Teknolojik Araştırma” yani AR-GE’de dünyanın en geri kalmış ülkelerinden biridir. Dünyadaki bilimsel ve teknik gelişmeleri uzaktan izliyor ve başkalarının ürettiği teknolojik ürünlerin “aptal pazarı” haline geliyoruz!

Üniversitelerimiz ve TÜBİTAK gibi kurumlarımız,  siyasetin kirli ellerinden arınmalı, “Bilimsel araştırma merkezleri” haline gelmelidir. Yeni teknolojik buluş ve geliştirme yapan bilim insanları her yönüyle teşvik edilmelidir.

Şunu unutmayalım ki; “Buluş ve patent sahibi ülkeler gelişiyor, zenginleşiyor.”

Öte yandan;

Bu ülkenin, her şeyden önce “İÇ BARIŞA” ihtiyacı var. İç barış sağlanmalı ve bu ülkenin “vatandaşı” olan her insan “Birinci sınıf ve eşit yurttaş” olmalıdır.

İkincisi; “kent rantları ile kolay zenginleşme” yolu terkedilerek, “ÜRETİM EKONOMİSİ” hayata geçirilmelidir.

Bugün ülkemiz için de dünya insanlığı için de en büyük sorun; “Beslenme sorunudur.”

Bu nedenle; Türkiye’de TARIM ve HAYVANCILIK ihya edilmeli, üretici desteklenmeli, üretici ile tüketici arasındaki “aracı kitle” dizginlenmelidir.

Bugün, dünyanın dört bucağından tarımsal ürün ve hatta saman ithal eden ülke olmak bu ülkeye en büyük ihanetlerden biridir!

İkinci ve en büyük gelir kaynağımız TURİZM olabilir. Ama bunun için de turizm kaynaklarımızın ve özellikle de “Doğal çevrenin istismarından” vazgeçilmesi gerek!

Bodrum’un son şiddetli yağmurlarla uğradığı rezalet, “uzun erimli kent planlaması ve buna uygun ALTYAPI” olmamasından kaynaklanıyor. En güzel doğal ve turistik alanlarımız insafsızca talan ediliyor ve kirletiliyor!

Plansız ve çarpık bir sanayileşme sonucu güzelim Marmara’yı yitirdik. Şu anda, kıyılara yakın kurulan “Balık Çiftlikleri” ile Ege sahilleri hızla kirleniyor. Para kazandıracak “bilinçli turist” doğal güzelliğe ve temizliğe gelir! Beton yığınına dönüşen ve hızla kirlenen sahillerde turist gelmez!

Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri de “Ulaşım Tercihindeki yanlış” dır. İnsan ve yük taşımacılığının yüzde 93’ünü KARAYOLU ile yapmak, bu ülkenin servetini heba etmek, OTOMOTİV SEKTÖRÜNE KÖLELİKTİR! Her şeyi ile “dışa bağımlı” karayolu taşımacılığından kurtulup, “Demiryolu ve Denizyolu ulaşımı” hızla geliştirilmelidir.

Eğitim Düzeni; “Ezbere dayalı, yetenekleri köreltici, meslek sahibi yapmayan” güdük bir düzendir!  Aklı ve yeteneği öne çıkaran, çağdaş bir eğitim sistemine geçilmelidir.

Eğitim; ülkenin “Kalkınma Planlarına” uygun, “İnsan gücü planlaması”

ile sürdürülmelidir.

Bu ülke, “kindar bir nesil” şartlanmasından kurtularak; “İnsan sevgisi ve toplumsal sorumluluk bilinci” kazandırılan, gençliğini ilgi duyduğu hobileriyle mutlu yaşayabilen bir genç nesil yetiştirmenin çabası içinde olmalıdır.

Bu ülkede, “Gelir Adaletsizliği” utancından bir an önce kurtarılmalıdır.

Ben, “özetle” bu ülke için düşündüklerimi, “düşünen insanların” bilgi ve tartışmasına sunuyorum.

Siz değerli okurlarımdan da bu çabama katı ve eleştirilerinizle katılmanızı diliyorum.

Türkiye’nin geleceğinden HEPİMİZ sorumluyuz!

Çünkü, bu ülkede çocuklarımız ve torunlarımız da yaşayacaklar.

Onlar bizi lanetle değil, saygı ve şükranla anmalıdırlar…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR