Nevzat Doğan’ın CHP’yi ziyaretinin “kapalı bölümü” nde neler konuşuldu?

MAKALEYİ DİNLE

Geçen hafta cumartesi günü…

Dediler ki, “İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, AKP İzmit İlçe Başkanı Ali Korkmaz ve bazı partililer CHP İzmit İlçe Başkanı Mehmet Küçükkaya’yı ziyaret edecekler…”

“Hayırdır, bayram değil seyran değil bu ziyaret de neyin nesi?” diye mırıldandım kendi kendime.

Ziyaret bitti, ziyaretin sebebini “nezaket” olarak açıkladılar.

Peki, nezaket ziyaretlerinde basına kapalı bölüm olur mu?

Demek, oluyormuş…

Dün CHP İzmit İlçe Başkanı Mehmet Küçükkaya’yı aradım.

“Başkan, AKP’lilerin cumartesi günkü ziyaretinde basına aksetmemesi gereken bir konuşma geçti mi?”

“Geçmedi Tanzer Bey…”

“O halde basına kapalı bölümde neler konuştunuz?”

“Söyleyeyim… İsmet İnönü Parkı ve İsmet İnönü büstünün durumunu görüştük. Geçenlerde siz de yazmıştınız, o yazınız için size teşekkür ediyorum…”

“İsmet İnönü Parkı ile ilgili başkandan ne istediniz?”

“Dedim ki, her ne kadar bizim parti döneminde yapılmış olsa da, AKP’li bir belediye başkanı döneminde daha büyük bir parka İsmet İnönü adının verilmesi ve büst yerine heykelinin dikilmesi sizin yönünüzden iyi olur, bu durum bizi de sevindirir… Eğer makul bir süre içinde siz gereğini yapmazsanız, bizim daha büyük bir park bulma imkânımız olmaz, ama siz değiştirmezseniz biz o büstü değiştireceğiz…”

“Nevzat Bey’in yaklaşımı nasıl oldu?”

“Olumlu yaklaştı ve zaman istedi. Gerçekten sizin de yazdığınız gibi, o park ve o büst, İsmet İnönü’nün tarihi kişiliğine yakışmıyor. Ama ne yazık ki, bizim yerel iktidar dönemimizde Başkan Hikmet Erenkaya tarafından yaptırılmış.”

“Başka ne konuştunuz?”

“Katı atık parasını konuştuk. Biliyorsunuz bu sorunu işin başından beri yakından takip ediyoruz. Başkan, katı atık parası alınmasının Bakanlar Kurulu tarafından bir yıl ertelendiğini söyledi. CHP’li belediyelerle konuşun, hep birlikte baskı grubu oluşturalım, en azından alınacak para düşürülsün, dedi. Biz de Marmara Bölgesi’ndeki CHP’li belediyelerle bu konuda temasa geçeceğiz.”

 

Devlet borçlu, millet borçlu, yeni yıla böyle giriyoruz

2014’ü devirmeye şunun şurasında bir gün kaldı.

Durup düşünmenin, geride bırakacağımız yılın genel değerlendirmesini yapmanın zamanı…

Kuraldır…

Kişiler ve kurumlar, yılın sonunda otururlar “mali durumları” nı gözden geçirirler.

Ne kadar borcum var, ne kadar alacağım var?

Kâr mı, zarar mı ettim?

Gelecek yıl ne yapmalıyım?

Bütün hesap kitaplarını önlerine koyarlar ve yeni yıl için kendilerine bir yol çizerler.

***

Kişilerin mali durumu, kişileri ilgilendirir.

Kurumların mali durumu da, o kurumun sahiplerini…

Ama devletimizin mali durumu hepimizi ilgilendirir.

Sokaktaki sade vatandaştan, en üst düzeydeki bürokrata kadar herkesi…

Acaba devletimizin mali durumu nasıl?

Devleti yönetenlerin her fırsatta böbürlenerek anlattıkları gibi “çok iyi” mi, yoksa “batık şirket yöneticileri” nin yaptığı gibi etrafa “hava” mı atıyoruz?

Hava attığımız gerçek!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her fırsatta attığı havayı hatırlayın!

“IMF’ye borcumuzu ödedik, şimdi onlar bizden 5 milyar dolar borç istiyor…”

Bu sözü, Erdoğan’ın ağzından belki onlarca defa duymuşsunuzdur.

Türkiye’yi tanımayan, Türkiye’yi yönetenlerin “alışkanlıklarını” bilmeyen, bu açıklama karşısında nasıl bir fikre sahip olur?

“Helal olsun, demek Türkiye borç alan değil, borç veren ülke durumunda!”

Ancak gerçekler böyle mi?

***

Türkiye’nin 2002 yılında 129 milyar dolar dış borcu vardı.

Cumhuriyet dönemi boyunca yapılan tüm borç bu kadardı.

Bugünkü dış borcumuz ne kadar?

402 milyar dolar…

Demek 12 yıllık AKP iktidarı döneminde 273 milyar dolar yeni dış borç alınmış.

IMF’ye 20 milyar dolar ödenmiş, ama 14 kat daha fazla borçlanılmış.

Bir de tutturmuşlar, “Bu borçların çoğu kamu borcu değil, özel sektör borcu…”

Şu mantığa bak!

 İster kamu borcu, ister özel sektör borcu olsun ne fark eder!

Sonunda borcu dövizle ödeyeceksin, ülkeden “kaynak çıkışı” olacak.

Borç alınca ülkeye kaynak girer, borç öderken ülkeden kaynak çıkar.

Kamu, özel fark etmez!

***

Ya milletin borcu…

TÜİK diyor ki, “Türkiye’de 49 milyon kişi borçlu…”

TÜİK, Türkiye İstatistik Kurumu…

49 milyon kişinin borçlu olduğunu devlet söylüyor yani!

2013 verileri bunlar…

2014 verileri de yakında açıklanır.

2008’de nüfusun yüzde 57. 7’si borçluymuş.

O zamanki nüfusla orantılarsak 39. 9 milyon kişi…

2013’te nüfusun borçluluk oranı ise yüzde 65. 4’e yükselmiş ve borçlu sayısı 48. 7 milyon kişi olmuş.

Bu arada piyasadaki kredi kartı sayısını da söyleyeyim.

57. 1 milyon adet…

Anlayacağınız, millet kredi kartıyla yaşıyor, borç içinde yaşıyor!

***

Sizlere, 2014’ü geride bırakırken, devletin ve milletin borç durumunu aktarmaya çalıştım.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

onur - Tanzer bey Allahını seversen şu tüysüzlerden bir haber yaz kahrımızdan ölüyoruz

Yanıtla . 0Beğen 29 Aralık 17:10
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR