Erbil’de Kemal Burkay’la bir akşam yemeği…

MAKALEYİ DİNLE

Yıl, 2003.
Temmuzun ilk günleri…
Kuzey Irak’ta Erbil kentindeyiz.
ABD’nin Irak’ı işgali 4 ay olmuş.
Ama ortalık fokur fokur kaynıyor.
Barzani kontrolündeki Erbil nispeten daha sakin.
Bağdat ise tam bir savaş meydanı…
Sakin dediysem, Erbil’de kaldığımız otelde odalarımızın önünde silahlı özel korumalar var.
Hem de Kaleşnikoflu…
Erbil’de, dört çıra anlamına gelen Çar Çıra Otel’de kalıyoruz.
O tarihlerde kalınabilecek en iyi otel…
Şimdi markalı 5 yıldızlı oteller var ve sayısı oldukça fazla.
Haluk Ulusoy ve Bedrettin Karaboğa ile birlikteyiz.
Haluk Ulusoy’u tanıyorsunuz…
Kocaeli’nin tanınmış işadamlarından… Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi…
Bedrettin Karaboğa ise Mardin Kızıltepe’den…
Karaboğa Şirketler Grubu’nun sahibi…
Ben Kocaeli SİAD Başkanı iken, Bedrettin de GÜNSİAD (Güneydoğu Anadolu
Sanayici ve İşadamları Derneği) Başkanı idi.
Her ikisiyle de yıllara dayanan dostluğumuz var.
İşgal sonrası Irak’ta iş olanakları araştırıyoruz.
***
Otele giriş yaparken, Kemal Burkay’la karşılaştık.
Uzun zamandır İsveç’te yaşayan Kürt kökenli yazar ve politikacı…
Ben ve Haluk, Kemal Burkay’la tanışmıyoruz.
Bedrettin, görür görmez “Oo Kemal Abi” diye boynuna sarıldı.
Bizleri tanıştırdı, akşam yemeği için sözleştik.
Kemal Burkay’la ilgili haberleri yıllardır izlerdim.
İşte şimdi aynı masada karşılıklı oturuyoruz…
Irak’taki gelişmeleri konuştuk…
İsveç’i anlattı…
Türkiye’ye girmesi yasak olduğu için memleket özlemini dile getirdi.
Söz döndü dolaştı, ister istemez PKK ve Abdullah Öcalan’a geldi.
Öyle şeyler söyledi ki, ağzım açık kaldı.
“PKK da, Abdullah Öcalan da Kürt sorununun çözümüne zarar veriyor…”
Tamamen farklı bir çizgi…
Her nedense ben, o ana kadar, Kemal Burkay’la PKK’yı ve Abdullah Öcalan’ı aynı çizgide sanıyordum.
Demek iyi takip edememişim…
Kemal Burkay, samimi konuşuyordu.
Şu cümlesini hiç unutmam:
“Ne zaman Kürtler’e bazı haklar verilme noktasına gelinse, şiddet ortaya çıkıyor ve çabalar sonuçsuz kalıyor.”
Kemal Burkay, açık açık, Abdullah Öcalan’ı “Kürt düşmanı” ilan ediyordu.
***
Bütün bunları neden anlatıyorum?
Geçenlerde gazetelerde, Kemal Burkay’ın 31 yıl 4 ay sonra Türkiye’ye döneceği haberleri vardı.
Ve Kemal Burkay’la yapılan bir röportaj:
“Başbakan çağırdı, dönüyorum.”
Bu haber ve röportajı okuyunca, Erbil’deki akşam yemeğini hatırladım.
Demek ki dedim, Başbakan’ın kafasında başka bir plan var.
Kemal Burkay gibi farklı çizgide bulunan Kürt aydınlara yeni bir Kürt partisi kurduracak…
Ancak 13 askerin katliamından sonra, öyle sanıyorum ki, “köprünün altından çok sular” geçti.
Benim gördüğüm bu.
30 Temmuz 2011 tarihinde, saat 16.45 THY uçağı ile İstanbul’a gelecek olan Kemal Burkay, kendisiyle yapılan röportajda diyor ki:
“Cumhurbaşkanı ve Başbakan, Kürt sorununun varlığını, Türkiye’nin en önemli sorunu olduğunu ve çözümüm şiddet yoluyla olamayacağını ilk defa açık bir dille ifade ettiler ve sonradan adını değiştirseler de bir Kürt açılımı başlattılar.”
Dün, Kemal Burkay’ın ve Başbakan Erdoğan’ın soruna bakışı aynıydı.
Bugün ise farklı…
Dün, Erdoğan da, Burkay da sorunu, “Kürt sorunu” olarak görüyordu.
13 askerin katliamından sonra, Başbakan görüşünü değiştirdi.
“Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır” demeye başladı.
Demek Erdoğan’la Burkay’ın yolları ayrıldı.
Peki, şimdi ne olacak?
Başbakan Erdoğan, zamanın İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a telefon ettirerek, Kemal Burkay’ı Türkiye’ye davet etmişti.
“Kürt sorunu”nu birlikte çözeceklerdi.
Büyük bir ihtimalle Kemal Burkay’a yeni bir parti kurduracak, Kürtler’i kendi aralarında kavga ettirecekti.
Şimdi Kemal Burkay, 30 Temmuz’da Türkiye’ye gelip,Erdoğan’ın huzuruna çıkıp, “Buyurun geldim, Kürt sorununun çözümü için varım” derse ne olacak?
***
Yıllardır gelişen olaylara bakıyorum da, Kemal Burkay’ın Erbil’deki yemekte söylediği sözlere hak veriyorum.
“Ne zaman Kürtler hak alma noktasına gelse, şiddet bunu engelliyor…”
Kemal Burkay, silahlı mücadeleye, şiddete, bölünmeye karşı Kürt kökenli bir Türk aydını…
30 Temmuz’da Türkiye’ye geldiğinde olaylar bakalım nasıl gelişecek?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR