Vergi idaresinin haciz baskısı

MAKALEYİ DİNLE

Vergi mükelleflerinin en çok dert yandıkları konuların başında kamu borçları nedeniyle uğradıkları şok hacizlerdir. Vatandaş vadesi gelecek çekler için hazırlık yapayım derken bir bakar ki hesaba bloke konmuş. Doğal olarak tüm hesaplar alt üst olur.

 

Çünkü en kolay şey vergi idaresinin veya SGK’nın kamu borcu için haciz uygulamasıdır. Bu nedenle trafik siciline bir yazı yazıldığında tüm araçlara anında haciz konulmaktadır. Bakarsınız bir seyahatinde aracınız durdurulmuş ve el konulmuştur. Sonunda yaşanan tam bir şok. Ayrıca alacaklı olunan firmalara yazılan haciz ihbarnameleri ile el kol bağlanmaktadır. Bankalara yazılan yazılar ile hesaplara el konması sağlanacağı gibi E haciz yöntemi ile direk olarak haciz işlemi uygulanabilir.

 

Tamam devlette alacağına sahip çıkmak isteyecektir. Ama vergi idareleri bazen bu işleri o kadar abartıyor ki mükellefin hiçbir haberi olmadan araçlarına, gayri menkullerine ve bankadaki hesaplarına el konularak firmalar hareketsiz duruma sokuluyor.

 

Bazı uygulamalarda ise uygulanan haciz tutarı ile vergi borcu arasında miktar olarak büyük bir orantısızlık bulunmaktadır. Örneğin vatandaşın 30.000 TL borcuna karşılık 3 – 4 araca birden haciz uygulamak veya 100.000 TL hesaba bloke koymak gibi, Bu gibi durumlarda da vatandaş çok zor durumda kalmaktadır. Zira sonradan haczin kaldırılması içinde birçok zahmete katlanılması gerekmektedir.

 

Bilindiği üzere yeni bir borç yapılanma yasayı yürürlüğe girdi. Mükellefler borçlarını yapılandırdı. Ancak bu yapılandırmalarda hacizlerin kalkmasını sağlamıyor. İdarenin anlayışı borç biter haciz kalkar şeklinde uygulanıyor.

 

ORANTISIZ HACİZLER YASAL MI?

Yukarıda da belirtildiği üzere, bir miktar borç için çok daha fazla değer olan gayrimenkul veya 2 – 3 adet taşıt üzerine haciz konması veya taksitlendirmeler ile ödenen borçlardan sonra kalan borç miktarı teminatlardan düşük miktara ulaşması durumunda hacizlerin kaldırılması gerekmektedir. Hacizlerin kaldırılmaması uygulamaları yüksek yargı tarafından da yasal bir uygulama olarak görülmemektedir. Bu konuda en son Danıştay 14. Dairesinin E, 2012/679, K 2014/2401 sayılı kararı bulunmaktadır. İlgili kararda ‘’… 6183 sayılı amme alacaklarının tahsili usulü hakkında kanunun 62. Maddesi uyarınca; borçlunun amme alacağına yetecek miktarda menkul ve gayrimenkulleri haciz olunacağı, amme alacağının yetecek miktarı üzerinde haciz işlemi yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı…’’ belirtilmektedir.

 

Bu yargı kararına göre vergi idarelerinin düşük borçlar nedeniyle borç tutarından fazla değerdeki menkul ve gayrimenkuller üzerinden hacizleri kendiliğinden kaldırması gerekmektedir. Hukukun üstünlüğüne inanırsak uygulamanın da bu yönde olması gerekmektedir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Fikret Gökmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR