İnsanın gözlerini yaşartan bir “meslek dayanışması”…

MAKALEYİ DİNLE

Bugün sizlere alkışlanacak bir “meslek dayanışması” anlatacağım.
İnsanların birbirine “höt höt” davrandığı, yan baktığı, rakibinin sendelemesini beklediği günümüzde…
Böyle bir “meslek dayanışması” na şaşıracak, “Olmaz böyle bir şey!” diyeceksiniz.
Olay şöyle…
Diş Hekimi Turan Sarı’yı tanırsınız.
Tanımasanız bile ismini mutlaka duymuşsunuzdur.
En büyük özelliği “Kandıralı” olması…
Biliyorsunuz, sadece Kocaeli’ de değil, tüm Türkiye’de Kandıralı olmak, bir “ayrıcalık”…
Kandıra eski belediye başkanı…
Kandıra ve İzmit’te uzun zamandır diş hekimliği yapıyor.
Bir dönem Kocaelispor başkanlığında da bulundu.
Hasta babası…
Dost canlısı…
Paylaşmayı sever.
Cebindeki parayı da paylaşır, yüreğindeki sevgiyi de…
Böyle bir insan Turan Sarı!
*********
Turan Sarı, yeni yıla “şanssızlıkla” başladı.
9 Ocak’ta bir hasta evinin merdivenlerinden düştü, omzunda 2 kırık…
14 Ocak Pazartesi günü, Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ameliyat oldu, kırıklara titanyum yerleştirildi.
Şimdi sağlık durumu iyi, evinde dinleniyor, 6 hafta daha işinden uzak kalacak.
Buraya kadar her şey normal…
Yaşamın akışı içinde olağan şeyler…
Esas söylemek istediğim, yazımın bundan sonraki kısmında.
Biliyorsunuz, diş hekimliği ancak “ferdi” olarak yürütülebilen bir meslek.
Hasta seni bilir, seni ister.
Kafana göre bir yere çekip gidemezsin.
Bu nedenle diş hekimleri hasta olmaktan, başlarına bir kaza gelmesinden korkarlar.
Hastalarıyla irtibatları kopar.
Hastalarına mahcup olurlar…
Hastalarını kaybederler…
İşte Turan Sarı’nın korktuğu, başına geldi.
Şimdi ne yapmalıydı?
Ne yapabilirdi?
Kırık omuzun verdiği acıdan, bunları düşünecek zamanı da yoktu.
Canıyla uğraşıyordu…
İşte bu sırada “meslek dayanışması” devreye girdi.
Pek rastlanmayan, belki var da bizim bilmediğimiz, meslek dayanışması…
İzin verirlerse, ben onlara “3 altın isim” diyeceğim, diş hekimleri Nilgün Özyuva, Hakan Tanta ve Hakan Özkan, Turan Sarı’nın yakınlarıyla temas kurdular.
“Turan Bey’in başına gelen kazayı gazetelerden öğrendik, geçmiş olsun. Bizler, muayenehaneye gidemediği süre içinde Turan Bey’in hastalarına karşılıksız bakmaya hazırız. İster hastaları bize gönderin, ister biz oraya gelelim, Turan Bey’in yokluğunu aratmayacağız…”
Şu yaklaşıma bakın!
Şu insanlığa bakın!
Duyunca, benim gözlerim yaşardı.
Üç doktorun bu davranışları “lafta” kalmamış.
10 gündür uygulanıyormuş…
Görünen, daha 45 gün daha uygulanacak…
*********
Turan Sarı, sohbet arasında bunları anlatırken son derece duyguluydu.
Kendisine yardıma koşan üç meslektaşına nasıl teşekkür edeceğini bilemez haldeydi.
Bu “meslek dayanışması” ndan ben de çok etkilendim ve sizlerle paylaşmak istedim.
Biz gazeteciler, genellikle olayların “olumsuz” yönlerine bakarız.
Demek, seyrek de karşılaşsak, “olumlu” ve “güzel” şeyler de oluyormuş.
Bu meslek dayanışmasının, “örnek” olmasını diliyorum.
Düşmez kalkmaz bir Allah!
Bugün sana, yarın bana!
Kimin başına, ne zaman ne geleceği, hiç belli değil!
Üç örnek insanı Nilgün Özyuva’yı, Hakan Tanta’yı ve Hakan Özkan’ı kutluyorum.
*********
Turan Sarı, konuşurken, Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi Servisi konusundaki gözlemlerini de aktardı.
Bir “hasta” olarak değil, bir “hekim” olarak…
“Mükemmel” dedi.
“Mükemmel bir hastane, mükemmel bir servis…”
Doktorların ilgisini ve yeteneklerini anlata anlata bitiremiyor.
Turan Sarı’nın övdüğü doktorlardan Erhan Okan, Alper Gültekin, Sinan Obut, Hasan Ulaş Oğur ve Ali Fuat Karaca ilk sırada…
Böylece bir hastanemizin bir servisiyle ilgili olumlu şeyleri de sizlere iletmiş oluyorum.
İyi pazarlar!
Sağlıklar!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR