8 şehit dahi toplumun uyanması için yetmiyor. Bu toplum nasıl uyutuldu,

MAKALEYİ DİNLE


*******
Bir, iki, üç şehit…
Önemli değil…
Değeri, gazetelerde “tek sütunluk haber”…
TV haber bültenlerinde, “üç cümle”…
Trafik kazaları kadar bile önemi yok, 2-3 ölümlü şehit haberlerinin.
Rutin…
Her gün “şehit verilen” ülkede, “şehit düşenler” önemli haber olur mu?
Sönen ocaklar, kimin umurunda?
*******
Altı, yedi, sekiz şehit…
Haa bakın! Bu durumda devleti yönetenlerin demeç vermesi gerekiyor.
Her defasında aynı kalıplaşmış ifadeler de olsa…
Üzgün yüz ifadeleriyle ekranların karşısına çıkıp, bir şeyler söylemeliler.
“Milletimizin birliğini, halkın huzurunu hedef alan teröristler, en ağır şekilde karşılığını bulacaktır. ABDULLAH GÜL- CUMHURBAŞKANI)
“PKK’nın ipini elinde tutan canilere ve düşman ülkelere haddini bildirecek güçteyiz. RECEP TAYYİP ERDOĞAN- BAŞBAKAN)
“Hükümetimiz, güvenlik güçlerimiz, terörle mücadeleye azimle devam ediyor. Üzüntülüyüz. BÜLENT ARINÇ- BAŞBAKAN YARDIMCISI)
“Terörle mücadelede kararlılığımız sürecek. Saldırıyı kınıyorum. Operasyonlar sürüyor. BEŞİR ATALAY- BAŞBAKAN YARDIMCISI)
********
Bunun ötesi var mı?
Toplumun tepkisi…
Cenaze günü, “tribün milliyetçileri” boy gösterir…
“Şehitler ölmez, vatan bölünmez!”
Hepsi bu kadar…
Üçüncü gün, her şey unutulur.
Hayat normale döner.
Türkiye, uyumaya devam eder…
********
İşte, bütün sorun burada!
Bu toplum, böyle değildi.
Duyarlıydı…
Tepkiliydi…
Ülkemizin çıkarları söz konusu olduğunda, dirilir, direnir, gereğini yapardı.
Şimdi sus pus…
Uyuşturulmuş durumda…
Uyutulmuş durumda…
İyi de, bu toplumu kim bu hale getirdi?
Kim uyuşturdu, kim uyuttu?
Bugün size bunu anlatacağım.
*******
Dünyada “toplumsal kontrol” yöntemleri vardır.
Yani “toplumları uyutma” yöntemleri…
Bu yöntemleri, en iyi ABD kullanır.
CIA aracılığıyla…
CIA, bir ülkeyi kontrol etmek mi istiyor…
O ülkede operasyon mu yapmak istiyor…
O ülkenin toplumunu “değişik yapay uyarıcılarla” ve “şişme gündemlerle” uyutuyor.
CIA’nın bu amaç için iki kurumu var:
Ford Vakfı…
Ve Tavistock İnsan İlişkileri Enstitüsü…
Her ikisi de, “dünyayı ABD’nin istekleri doğrultusunda biçimlendirmek için” çalışır.
Ford Vakfı, ABD’nin tüm gizli operasyonlarında görev almıştır.
Temel amacı, antiemperyalist ve sol hareketleri etkisiz kılmaktır.
Enstitü ise, 1921 yılında Londra’da kurulmuştur.
1.ve2. Dünya Savaşı yıllarında “Psikolojik Savaş Örgütü” olarak çalışmıştır.
Yüzlerce “alt örgütleri” vardır.
O piyasada gördüğünüz “insan hakları” ve “yardım” derneklerinin çoğu, bu enstitü ile bağlantılıdır.
Tavistock Enstitüsü’nün ilham kaynağı, ünlü psikanalist Sigmond Freud’un “İnsan davranışlarının kontrolü” konulu araştırması olmuştur.
Enstitü, insan davranışlarını kontrol ederek, toplumları, ABD’nin çıkarlarına göre şekillendirmektedir.
CIA’nın tüm programları, Tavistock’un rehberliğinde yapılmaktadır.
Sistem nasıl işler?
Toplumlar nasıl uyutulur?
Uyutulacak toplum, önce CIA uzmanlarınca siyasi, sosyal, kültürel ve psikolojik yönden incelemeye alınır.
Elde edilen veriler doğrultusunda, o topluma uygun “uyutma paketi” hazırlanır.
Ve bu paket, toplumu istenilen yönde biçimlendirmek için, yavaş yavaş uygulamaya konulur.
Bu süreçte dikkatle hareket edilir.
Söz konusu toplumdaki en güzide kişiler ve kurumlar seçilerek devreye sokulur.
Bu kişi ve kurumlar, “neye” ve “kime” hizmet ettiklerinden habersiz, ABD ve CIA’nın gönüllü neferleri olarak, “toplumu uyutma” projesinde yer alırlar.
“Uyutma paketi”, daha çok medya aracılığıyla uygulanır.
“Uyutma”, üç aşamada gerçekleşir.
1.AŞAMA-Moral değerlerini yitirme… Öncelikli hedef, halkın psikolojik gücünü kırmaktır. Aile bağları zayıflatılır. Böylece aile, din, onur, milliyetçilik ve seksüel davranışlar zaafa uğratılır.
2.AŞAMA-Zihni bölünme… Bu safhada birey, zihinde yerleşik olan “ulus devlet” görüşünden kopar ve “cemaat görüşüne” geçer.
3.AŞAMA-Zihni ayrışma… Bu safhada birey, fantezilerle gerçekleri birbirine karıştırıp, bir anlamda “robotlaşmış bir birey” haline gelir.
Aşamalar böyle…
Şimdi gelelim, genelden özele.
Altını çizerek söylemeye gerek yok.
Anlamışsınızdır…
CIA’nın bu “uyutma programı”, epeyce bir süredir, ABD’nin sözüm ona stratejik ortağı ülkemizde de uygulanıyor.
Hem de uygulamada en son aşamadayız.
3. Aşama’da…
Yani?
Moral değerlerimizi yitirdik.
“Ulus devlet” görüşünden koparıldık, “cemaat görüşü” ne yönlendirildik.
Fantezilerle gerçekleri karıştırır olduk.
Robotlaştırıldık…
Herkes, “afyon yutmuş gibi” birbirine bakıyor.
Boş gözlerle…
Türkiye bölünüyormuş…
Her gün üç beş şehit cenazesi kaldırılıyormuş…
Kimsenin umurunda değil.
Hiç kimsenin…
İşte Türkiye’nin “uyutulmuş hali”!
ABD, artık istediğini yapabilir.
Yapıyor da…
Karışan eden, tepki koyan var mı?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR