SUMOTAŞ- Frito Lay gerginliği nasıl giderilir?

MAKALEYİ DİNLE

Bir yazımda belirtmiştim.
Hiç ama hiç kimseyi ilgilendirmeyen…
Sadece iki kurum arasında çözümlenecek bir sorun…
Bugün hâlâ şehrimizin “önemli gündem maddesi” olmaya devam ediyor.
Yine bir özet geçelim.
Frito Lay’in taşıtılacak malı var.
SUMOTAŞ isimli kooperatifin ise taşıyacak kamyonları…
18 yıldır taşıma işini sorgusuz sualsiz SUMOTAŞ yapıyor.
Kanunlarımızda suç olmasına rağmen, bu işyerindeki taşıma hizmetinde monopol var.
Frito Lay yöneticileri diyor ki, “Biz artık taşıma işini ihaleye çıkacağız. İhaleyi SUMOTAŞ’ın almasını isteriz. İhaleye girsin, uygun teklif versin, işi alsın!”
SUMOTAŞ yöneticilerinin diretmesi ise şöyle: ”Biz ihaleye girmeyiz. Bu işi şimdiye kadar nasıl biz yapıyorsak, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Frito Lay bu işi bize vermek zorunda.”
Sorunun, gerilimin özeti bu…
Diğer konuşulan şeyler ayrıntı…
Bu arada şunu belirteyim.
Şimdiye kadar yaşanan süreçte, ısrarla benim “SUMOTAŞ’tan yana” olmam istendi.
“Tehdit” imaları yapıldı.
“Kartepe’de oturuyorsunuz, dün akşam 400-500 kişi toplandı. Sizin eve doğru geleceklerdi, zor durdurdum…”
Alışkınız…
Uzunca meslek hayatımızda bu tür davranışlarla çok karşılaştık.
Küçük yerlerde gazetecilik yapmanın zorluğu buradadır.
Herkes, kendi çıkarı doğrultusunda sizden yazı yazmanızı bekler.
Beklentisi karşılanmayınca da kızar, öfkelenir, küser, reklam veriyorsa vermez, gazetenizi alıyorsa almaz.
Halbuki gazetecinin görevi, bir kesimin çıkarı için “tetikçilik” yapmak değildir.
Gazetecinin görevi, “adaletli” olmaktır…
Yasa ve etik kurallar çerçevesinde kamuoyunu bilgilendirmektir.
Haklının, hakkını korumaktır.
Haksıza, “Haksızsın” diyebilmektir.
Sokak ağzıyla, kabadayı ağzıyla yazıp çizmek değil…
Benim bakış açım bu.
Frito Lay- SUMOTAŞ sorununa şimdiye kadar böyle baktım, böyle bakmaya da devam edeceğim.
Bir iş yaptırılacak ve bir iş yapılacaksa…
Tarafların çıkarının bir noktada kesişmesi gerekir.
Kesişmiyorsa, bu işbirliğinin uzun süre devam etmesi imkânsızdır.
Zorla bir yere kadar…
Devamı gelmez.
Sürekliliği olmaz.
İnsanların huzuru kaçar.
Stres içinde iş yapmanın da, iş yaptırmanın da anlamı olmaz.
*******
Şimdi, SUMOTAŞ-Frito Lay geriliminde, taraflar açısından “kötü bir noktaya” gelindi.
İşin tadı kalmadı…
Hani evliliklerde bir söz vardır, “Arada sevgi ve saygı kalmadıysa beraberlikler devam edemez” derler…
Gördüğüm kadarıyla, iki kurum arasındaki ilişkiler bu noktada.
Bir masa etrafına oturamıyorlar…
Birinin katılacağı toplantıda, diğeri bulunmak istemiyor…
Vali Ercan Topaca’nın çekilmesiyle “arabulucusuz” da kaldılar.
Milletvekilleri, sorunla “kerhen” ilgileniyorlar.
Daha doğrusu, “ilgileniyormuş gibi” yapıyorlar…
Bakan Nihat Ergün, hiç devrede değil.
Devrede olmak istemiyor, duyduğuma göre, devreye girip SUMOTAŞ’ı haklı bulanlara da kızıyor.
Ya belediye başkanları?
Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu, bir göründü, kayboldu.
Diyeceksiniz ki, Kartepe Belediye Başkanı Şükrü Karabalık başrolde…
Normaldir…
Bugüne bugün SUMOTAŞ’ın ortağı…
Ben dört payı var biliyordum, “en üst makam”, beş payının olduğunu söyledi.
Sonuç olarak…
Kocaeli’ni yönetenler…
Kocaeli’de milleti temsil edenler, milletvekilleri ve belediye başkanları…
SUMOTAŞ-Frito Lay sorununda kendilerini sıyırdılar ve topu Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’ya attılar.
Yine de “sorunu çözmeye gayret ediyormuş gibi” duruyorlar.
Sorun çözülürse (SUMOTAŞ’ın istediği gibi olursa), payeyi bizimkiler kapacak.
Sorun çözülmezse, sorunu Hayati Yazıcı çözememiş olacak.
*******
Peki, sorun çözülebilir mi?
İki kurum arasındaki gerginlik giderilebilir mi?
Süreci çok yakından izliyorum.
Tüm ayrıntılarıyla…
Bence, sorun düğümlendi.
Kördüğüm oldu…
Bu düğümü, bu şartlarda Bakan Hayati Yazıcı bile çözemez.
Çünkü daha önce belirttiğim gibi, işin “tadı tuzu” kalmadı.
“Makul sınır” geçildi…
Söylemek istediğim şu:
Uluslar arası şirketlerin “Şirket Davranış Yasası” vardır.
Hiçbir şirket yöneticisi, bu yasayı çiğnemez, çiğneyemez.
Çiğnerse suç işlemiş sayılır.
Bunu da hiçbir yönetici göze alamaz.
Bir şey bildiğim için mi bunları yazıyorum?
Kesinlikle…
Ankara’daki gizli toplantıda, Bakan Hayati Yazıcı, Vali Ercan Topaca ve Frito Lay Genel Müdürü Ece Aksel neler konuştular, bilmiyorum.
Bakan Yazıcı, Frito Lay’den ne rica etti, inanın haberim yok.
Frito Lay, Bakan Bey’e ne cevap verdi, bilgim dışında…
Tahminimi yazayım:
45 yıllık mesleki tecrübeme dayanarak diyorum ki, Frito Lay, SUMOTAŞ’ın mevcut yönetimiyle sözleşme imzalamaz.
Yeni bir yönetim, yeni bir “kardeşlik havası”, SUMOTAŞ ile Frito Lay’i birbirine yaklaştırabilir.
Belki bugün, belki yarın…
Bu yazdıklarım, “çözüm” olarak ortaya konabilir.
Dediğim gibi…
Benimki bir tahmin…
Bir şey bildiğimden değil!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR