İzmit Belediyesi ve kaçak binaların yıkılması...

MAKALEYİ DİNLE

İzmit Belediyesi’nin Alikahya’da yıktığı “kaçak binalar”, birkaç gündür Kocaeli siyasetinin gündeminde.

AKP’li İzmit Belediyesi yönetimi kaçak olduğu için binaları yıkıyor, CHP bu yıkıma “Nevzat Doğan’ın gücü garibana mı yetiyor” diye karşı çıkıyor.

“Kaçak binalar”, onlarca yıldır ülkemizin gündeminden düşmeyen bir konu.

Bunun nedenleri var.

*Hızlı kentleşme…

*Belediyelerin, bu kentleşme hızına uygun yerleşme planları yapamaması…

*Siyasi kaynaklı rant hesapları…

Bütün etmenler bir araya gelince de “çarpık kentleşme” denilen olgu ortaya çıkıyor.

Bakın kentlerimize, ne “ağzı” belli ne “yüzü” belli!

Estetik hak getire!

Ne renk uyumu, ne de çizgi uyumu var.

Projesiz, kalitesiz on binlerce bina!

Konut yapıyoruz diye heba edilen milyarlarca lira…

***

Bütün bu olup bitenlerden vatandaşlar, yani kaçak bina yapanlar mı sorumlu?

Bence, ortada bir sorumsuzluk ve bir günah varsa, vatandaşın bundaki payı çok az!

Asıl sorumlu olanlar, devleti yönetenler…

Sistem kuramayanlar…

Köyden kente göçü planlamayanlar…

Kentleri, göçe hazırlamayanlar…

Siyasi rant uğruna kaçak inşaat yapılmasına göz yumanlar…

Defalarca “kaçak inşaat affı” çıkaranlar…

Vatandaşları kaçak inşaat konusunda eğitip bilinçlendirmeyenler…

Özetle kentlerimizin çirkinliğinden; o gecekonduları yapanlar değil, ülkeyi yönetenler sorumlu!

 

Dünyada ve bizde kentleşme…

Her ülkede “kentleşme” yaşandı.

İnsanlar, 1950’li yıllardan itibaren daha iyi olanakların bulunduğu yerleşme yerlerine göç etmeye başladılar.

Ama bu göç bizdeki gibi “Hürrraaa” diye yaşanmadı.

Planlı, programlı yürütüldü.

Önce konutlar ve işyerleri yapıldı.

Eğitim, sağlık, ulaşım konuları düşünüldü.

Vatandaşların, elini kolunu sallayarak bir kentten diğerine gidip yerleşmesine izin verilmedi.

Bir iki rakam vereyim…

Geçenlerde, Birleşmiş Milletler’in yayınladığı “Dünya Kentleşme Olasılıkları” raporunu inceledim.

Veriler ilginç!

1950’de dünya nüfusunun yüzde 70’i köylerde, yüzde 30’u ise kentlerde oturuyormuş.

2014’e geldiğimizde köylerde oturanların oranı yüzde 46’ya inmiş, kentlerde oturanların oranı ise yüzde 54’e çıkmış.

Raporda bir şey daha dikkatimi çekti…

2050 yılında, yani 35 yıl sonra, dünyada kentleşme oranının yüzde 66 olması bekleniyor.

Dünyada kentleşme oranı böyleyken bizde durum ne?

1927 yılında; kent nüfusu yüzde 24, köy nüfusu yüzde 76 imiş.

 1950’lerde, kentlerde oturan nüfusumuz dünya ortalamasıyla hemen hemen aynı.  

Dünyada kentleşme oranı yüzde 30, bizde yüzde 29.

Ve bugün…

2014 rakamlarına göre, nüfusumuzun yüzde 23’ü köylerde, yüzde 77’si ise kentlerde oturuyor.

Yüzde 54 nerede, yüzde 77 nerede!

Türkiye’deki kentleşme, dünya kentleşme ortalamasının çok üzerinde.

Yüzde 23 daha fazla…

   

Sadece çarpık kentleşme mi?

Köyden kente hızlı göç, sadece “çarpık kentleşme” yi beraberinde getirmiyor.

Bugün yaşadığımız ekonomik ve sosyal sorunların temelinde de bu “hızlı göç” var.

İnsanlar, tarımdan koparıldı.

İnsanlar, hayvancılıktan koparıldı.

İnsanlar, tembelleştirildi.

İnsanlar, göçtükleri kentlerde rant peşinde koşmaya başladılar.

Düzen kurdular kuramadılar, insan ilişkilerinde hırçınlaştılar.

İşte geldiğimiz nokta!

Her gün kavga!

Her gün cinayet!

Bıçaklama, soygun, hırsızlık…

Siz kadın cinayetlerinin artmasına sebep mi arıyorsunuz?

Araştırın bakın, bu hızlı göçün getirdiği ekonomik ve sosyal sıkıntıları bulursunuz.

İnsanların evi olacak, işi olacak ki, huzur içinde yaşasın.

Evi yoksa, işi yoksa ne yapacak?

 

Şimdi gelelim kaçak inşaatların yıkılmasına…

İzmit Belediyesi, doğrusunu yapıyor.

Yasalar “Kaçak inşaatlar yıkılır” diyorsa, yıkacak.

İlgili yasa; kaçak inşaat sahibini de, binayı inşa eden firma veya ustayı da, binaya malzeme veren satıcıları da, kaçak inşaatla ilgili gereğini yapmayan belediye başkanı ve belediye çalışanlarını da suçlu kabul ediyor.

Bununla ilgili “hapis” ve “para” cezası öngörüyor.

Bu nedenle belediye başkanına “Neden yıktırıyorsun?” demek, salt bu nedenle belediye başkanını eleştirmek, doğru bir davranış değil!

Ancaaaak…

Bu konuda herkese eşit davranmak gerekir.

Eğer kaçak olduğu halde işlem yapılmayan, yıkılmayan bina varsa, bunu “binası yıkılanlar” a ve kamuoyuna anlatamazsınız.

Anlatmaya çalışsanız bile, bu ayrıcalık vicdanen doğru bir davranış olmaz.

Adaletsizlik, toplumdaki huzursuzluğu artırır.

Yasa, yasadır…

Yasa, herkese eşit uygulanmalıdır.

Ben, İzmit Belediyesi’nin Alikahya’daki kaçak binaları yıkma olayına böyle bakıyorum.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Nevzat - Konak Hastanesinin Kaçak Ek Binası Yıkılacakmı.

Yanıtla . 0Beğen 12 Mart 17:30
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR