Türkiye bir türlü normalleşemiyor

MAKALEYİ DİNLE

Ülkemizin ne hale getirildiğini görüyorsunuz değil mi?

Zıvanadan çıktı…

Tıpkı “zıvana”dan çıkan değirmen taşları gibi sağa sola yalpalıyor.

***

Seçim yapacağız, seçim yapmayı beceremiyoruz.

Bir tarafta devletin bütün imkânlarını kullanarak seçim çalışmalarını yürüten iktidar…

Diğer tarafta sınırlı imkânlarla seçime hazırlanmaya çalışan muhalefet partileri.

Üstelik iktidarın hışmı üzerlerinde!

Ellerinde seslerini duyuracak ne televizyon, ne de gazete var!

Anayasamıza göre tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı Erdoğan da meydanlarda.

Adeta bir parti lideri gibi, hatta daha da ileri boyutta, muhalefet partilerine yükleniyor.

Onları aşağılıyor, onlarla ağız dalaşına giriyor.

Böyle davranmayı kendine hak görüyor.

Sandıktan çıkmış ya, bu şekilde davranmak hakkıymış.

Anayasayı çiğniyormuş, hiç önemli değil!

Zaten anayasayı babayasayı takan kim!

Tek başına “Yasama”!

Tek başına “Yürütme”!

Tek başına “Yargı”!

Özetle, Erdoğan tek başına “Devlet”!

Böyle bir “demokrasi” olur mu?

Böyle bir yönetim biçimine “demokrasi” denir mi?

Sadece“monarşi” ile yönetilen ülkelerde, “yönetenler” bu kadar fütursuzca davranabilir.

Bu şartlarda “milli irade” tecelli edebilir mi?

Mümkün mü?

Seçim öncesi imkânları 100 olarak kabul edersek, bunun 90’nını AKP kullanıyor, 10’unu ise muhalefet partileri…

*Cumhurbaşkanı, AKP’ye çalışıyor…

*Başbakan, AKP’ye çalışıyor…

*Bakanlar, AKP’ye çalışıyor…

*Belediye başkanları, AKP’ye çalışıyor…

*Radyo, televizyon ve gazetelerin yüzde 90’ı AKP’nin emrinde…

*Polis, asker ve yargı; AKP’nin emrinde…

*Sivil toplum örgütleri, AKP’nin emrinde…

 *Bütün seçim masrafları, devlet kasasından…

*Onlarca helikopter, uçak, lüks otomobil emirlerine hazır…

*Tetikçi gazeteciler, iktidarın talimatlarını yerine getirmek için hazırolda…

Böyle eşitlik olur mu?

***

“Tetikçi gazeteciler” derken, A Haber’deki “iftira programı” aklıma geldi.

Yine bir “seçim münafıklığı”!

Bu kez hedefte, kentimizin siyasetteki başarılı ve temiz ismi Meral Akşener var.

Akşener, geçenlerde SAMANYOLU TV’de “AKP iktidardan gitmekten korkuyor. AKP bizimle koalisyon kurmaz. Çünkü 17-25 Aralık yolsuzluk faillerinden hesap soracağız” demişti ya, hemen “ağzının payı” verilmeliydi.

Kurgulandı, görevlendirme yapıldı…

Gece Ajansı programının sunucusu Cemil Barlas, Akşener’i kastederek “Onun da kaseti mi var nesi var, nasıl ele geçirdiler?” ifadesini kullandı.

Bu sözler üzerine Akit Gazetesi yazarı Latif Erdoğan devreye girdi ve şunları söyledi:”O, kaseti olan birisidir ve şu an esaret altındadır.”

AKP’nin, ülkemizde siyaseti ne hale getirdiğini görüyorsunuz değil mi?

Kazanmak için her yolu kendine “mübah” görüyor.

Medeni ilişkiler, değerler, ayaklar altında!

***

Yazımın başında dedim ya, Türkiye bir türlü normalleşemiyor.

Her şey anormal!

Siyaset, anormal!

Ekonomik gidiş, anormal!

Sosyal olaylar, anormal!

İnsan ilişkileri, anormal!

Şu halimize bakın!

7.Cumhurbaşkanı Kenan Evren 98 yaşında vefat etti, “cenaze töreni” ne yaklaşımımız bile anormal.

AKP, CHP, MHP ve HDP’den hiçbir temsilci cenaze törenine katılmadı.

Nedeni, Kenan Evren’in 12 Eylül askeri darbesinin sorumlusu olması…

Tamam, “darbeleri” savunan yok, ama darbeler de ülkemizin bir gerçeği.

Türkiye, demokrasi sürecinden geçerken o günleri de yaşadı.

Kenan Evren’in hazırlattığı anayasaya yüzde 92 “evet” oyu veren ve Kenan Evren’i cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtan bu millet.

Nerede şimdi bu insanlar?

Güçlü ve sağlıklı günlerinde Kenan Evren’in peşinden koşanların, bugün “vefasız ve hakaret dolu bir tutum” içinde olmaları hiç yakışık alıyor mu?

Biz bu kadar mıyız?

“Duruşu” olmayan bir toplum muyuz?

Kenan Evren bu kadar kötü, bu kadar nefret edilecek bir kişiydi de, neden hâlâ onun anayasasını kullanıyorsunuz?

Aradan 33 yıl geçtiği halde neden yeni bir anayasa yapamadınız?

Neden yüzde 10 seçim barajını kullanmaya devam ediyorsunuz?

Neden 12 Eylül ürünü olan YÖK(Yüksek Öğretim Kurumu) hâlâ hayatiyetini sürdürüyor?

AKP, 13 yıldır tek başına iktidarda da bunları neden değiştirmedi?

Diyorum ya, bir türlü normalleşemedik.

Bizde bir anormallik var.

Beğenelim, beğenmeyelim… Yüzde 92’mizin oyunu alarak cumhurbaşkanlığı koltuğunda 7 yıl oturan bir kişinin cenazesini bile doğru dürüst kaldıramıyoruz.

Neymiş?

Memlekete çok kötülüğü dokunmuş…

Ne yapmış yani?

Devletin trilyonlarını mı yürütmüş?

Hırsızlıklara, yolsuzluklara göz mü yummuş?

En nihayet “emekli bir vatandaş” olarak bu dünyadan göç etmiş.

Çok kişi mağdur olmuş…

Doğrudur, o günün şartları içinde kötü günler geçirenler olmuştur.

İyi de, bırakın o günleri gelin bugüne…

Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının yakın geçmişimizde çektikleri ve halen çekmekte oldukları zulüm az şey mi?

Son günlerde “paralel yapı” diye insanlara yapılan eziyetlere ne demeli?

Bu yapılanların, 12 Eylül sonrası yapılanlardan ne farkı var?

Onlar anormaldi de, bunlar normal mi?

Demek ki, “Türkiye’nin anormalliği” devam ediyor.

Düşmez kalkmaz bir Allah!

Bugün Kenan Evren’e bu muameleyi layık görenler, ileride kendileri için fazla bir şey beklemesinler.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

ünal - tanzer yazınızın altına imzamı atarım.çok acı ki çıkarcı,ikiyüzlü,korkak bir toplum olmuşuz.vatan hainleri de cabası

Yanıtla . 0Beğen 12 Mayıs 17:30
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR