Diyanet’ten “yılbaşı” ile ilgili iki farklı fetva!

MAKALEYİ DİNLE

Türkiye’de her şey “vıcık vıcık” hale geldi.

“Doğrular” ın doğruluğu, “siyasi konjonktür” e göre değişiyor.

Dün doğru olan, bugün yanlış!

Dün yanlış olan ise bir bakıyorsunuz bugün doğru…

Dün, “yolsuzluk” da “hırsızlık” sayılıyordu.

Bugün ise bazı kesimler tarafından “muteber” kabul edilen pek muhterem profesör, “Yolsuzluk, hırsızlık değildir” diye fetva veriyor.

Ortada fetva olduğu için de, o anlı şanlı kişiler “yolsuzluk yapmaya” devam ediyorlar.

Bir başkası da çıkıyor diyor ki, “İnsanların günah işleme özgürlüğü vardır…”

Eeee, bizimkiler de “özgürlük” ten yana olduklarından, özgürlüğün namusunu kurtarmak için, “günah işlemeye” devam ediyorlar.

Şunu söylemeye çalışıyorum…

Artık din, AKP iktidarının emrinde!

Kendi çıkarına göre kullanıyor.

Eğiyor, büküyor, kendine göre formatlıyor.

 

Diyanet’in iki farklı kararı

Diyanet İşleri Başkanlığı, ülkemizin din konusunda en yetkin kurumu.

Bütçesi, beş- altı Bakanlığın bütçesinin toplamından daha fazla!

Aynı adla kurulu vakfın imkânları ise hem sınırsız, hem de kontrolsüz.

Konumuz, yılbaşı kutlamaları…

Yılbaşının kutlanması, günah mı değil mi?

Elimde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın iki farklı “fetva”sı var.

“Birinci fetva”da deniyor ki, “Yılbaşı, evrensel kültürün bir parçasıdır.”

“İkinci fetva” da ise yılbaşı kutlamaları için, “Hiç kimse bu kutlamaların doğru olduğunu söyleyemez” ifadesine yer veriliyor.

 

Ali Bardakoğlu, 2003’te bakın nasıl fetva vermiş?

İlk fetva, dönemin Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’na ait.

Bardakoğlu, 30 Aralık 2003 tarihinde yazılı bir açıklama yapıyor ve yılbaşı kutlamalarıyla ilgili şunları söylüyor:

“Noel ve yılbaşı kutlamaları farklıdır. Avrupa bunu böyle görüyor, ama bizde genellikle karıştırılıyor. Noel bayramının ve bayramla ilgili olarak yapılan adet ve törenlerin Müslümanlarca benimsenip uygulanması dinsel ve kültürel bir yozlaşma olarak görülmeli; böylesi bir tutumun, kendi değerlerimizden uzaklaşma ve başkalaşma sürecini hızlandırdığı, halkımıza ve ülkemize yönelik Hıristiyan misyonerliği için de oldukça elverişli bir durum oluşturacağı gözden uzak tutulmamalıdır.

1 Ocak'ta kutlanan yılbaşına gelince, böyle bir adet her ne kadar batı Hıristiyan toplumlarınca Noel'le birleştirilen bir kutlama olarak görülse de, miladi takvimi esas alan bütün uluslarca yeni yılın başlangıcı anısına kutlanan bir etkinliktir. 

 

Tarihin bilinen en erken dönemlerinden beri yeni yıl kutlamalarının bütün toplumların geleneklerinde mevcut olması, güneş ya da ay takvimini esas alan uluslar, yılın çeşitli mevsimlerine denk düşen ve genellikle tarımsal faaliyetlerden hareketle düşünülen farklı yılbaşı günleri ortaya koymuşlardır. 


Bugün dünya genelinde yılbaşı kutlamaları, dinsel bir bağlamdan öte kültürel bir anlam ifade etmekte; insanlar yeni yıla yönelik iyilik, bereket, refah, huzur ve barış beklentilerini yeni yıl kutlamalarında dile getirmektedirler.

 

Yeni yıl kutlamaları,tıpkı içinde farklı ekonomik ve sosyal amaçları da barındıran anneler-babalar günü, işçi bayramı, doğum günü kutlamaları gibi evrensel kültürün bir parçası olarak üretilen ve geliştirilen, sonuçta bütün insanlığa mal olan olumlu bir davranış biçimi olarak görülmesi gerekir.
 

Yeni bir yıla girerken, geçmiş yılın ve yılların muhasebesini yaparak önümüzde kalan sınırlı zaman dilimini daha iyi kullanma bilinci kazanmamızı, 2004 yılının milletimize ve bütün insanlara hayırlar getirmesini; yoksulluğun, açlığın, doğal felaketlerin yaşanmadığı, savaş ve terör gibi üzücü olayların son bulduğu bir dönem olmasını, yeni yılın bütün insanlığa huzur ve barış getirmesini diliyorum…''

 

Bu da Mehmet Görmez’in fetvası!

Gelelim 2014 yılına…

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, yeni yıl kutlamaları için 3 gün önce bakın nasıl fetva verdi?

“Hiç kimse bu kutlamaların doğru olduğunu söyleyemez. Hele hele bütün bunların da Noel, çam ağacı, kumar, içki, spor toto, loto gibi insanı kendisinden ve Rabbinden uzaklaştıracak davranışlarla birleşerek, birleştirerek, toplumun yozlaşmasına izin veren bir geleneğin oluşmasına… Diyanet İşleri Başkanlığı, daima bunun doğru olmadığını şefkatli bir şekilde topluma ifade etmeye, dostça bu uyarısını yapmaya devam eder. Bunun, Noel ve çam ağacının gölgesinde yapılması hiçbir dine ve inanca göre de doğru olduğunu ortaya koymaz.”

İfadeler düzgün değil, ama noktası virgülüne kadar Mehmet Görmez’e ait!

 

11 yıl arayla iki ayrı fetva

İki ayrı fetvayı da okudunuz…

2003 yılında, yani AKP daha taze iktidarken, Diyanet İşleri Başkanı diyor ki, “Yılbaşı, evrensel kültürün bir parçasıdır”…

Yıl 2014 oluyor, AKP artık iktidarda yıllanmış, bütün ipleri eline almıştır, Diyanet İşleri Başkanı çıkıyor diyor ki, “Hiç kimse bu kutlamaların doğru olduğunu söyleyemez!”

Bunun adına, “siyasi konjonktüre göre fetva” denir, başka bir şey denmez!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR