İftar sofralarını israf sofralarına dönüştürme…

MAKALEYİ DİNLE

 

 

 

Mübarek Ramazan ayının ilk günü bugün.

Hayırlı olsun hepimize…

Her yıl mutat olduğu üzere klasikleşen tartışmalar da yavaştan başladı.

Orucun açılma şekillerinden imsak vaktinin ne zaman olacağına, teravihin olup olmadığı tartışmalarından hocaların aldığı ücretlere kadar bir dizi polemik konusu…

Benim ise Ramazan ayı ile ilgili en büyük kaygım, israfın artması.

Bu konuda çoğu kişinin de benimle aynı kaygıyı paylaştığına inanıyorum.

Ramazan’ın ruhuna fena halde aykırı bir şekilde hareket ediyor ve bu ayda israfı daha da çoğaltıyoruz!

Ve en çok da ekmeği israf ediyoruz ne yazık ki.

Fakat bu israf ve hatta gösteriş konusunda kimse belediyelerin eline su dökemez.

Sözüm ona mahallelerde her gün tekrarlanan iftar sofraları, açılan iftar çadırları…

Belediye kaynakları, oluk oluk kime nasıl aktarıldığı belli olmadan, har vurup harman savuruluyor.

Ne için?

İnsanlar kaynaşsın, yemek yesin, ve on binlerce lira harcanarak çağrılan sanatçıları dinlesin diye.

Arka sokaklar gerçek ihtiyaç sahipleriyle doluyken, etrafımız o iftar sofrası senin bu iftar sofrası benim gezen sözde müminlerden geçilmiyor!

Ve bu suistimallere göz yuman, çanak tutan da belediyeler…

Nerede kaldı garip gurebaya ulaşmak?

Nerede Ramazan ayının o manevi atmosferi?

Açıkçası, geçtiğimiz yıllarda Kartepe Belediyesi’nin gerçekleştirdiği ramazan etkinliklerinin tamamını bu kapsamda değerlendiriyorum.

Hiçbir vicdana sığmayacak kadar büyük istismarlar yaşandı o mübarek aylarda.

“Bu cemiyette muhakkak gözükmeliyim”  diye düşünen insanlar doldurdu tüm yalancı iftar sofralarını.

Yemeği veren firmaların buram buram riya kokan hareketlerini de eklerseniz, hiç girmek istemediğiniz ortamlar oluyor bu tip organizasyonlar.

Üstelik sosyal medya aracılığıyla yapılan anlık bildirimlerle de, mübarek günlerin nasıl ego tatmin aracı haline geldiğini ibretle takip edebiliyorsunuz.

Ne gaflet!

Ramazan ayında toplu olarak iftar yapılmasına, toplulukta bereket aranmasına elbette karşı olamayız.

Ancak tam ne yaptığımızı bilemeyip işi elimize yüzümüze bulaştırdığımızda, hepimiz utanıyoruz.

Bazen de mevzuyu yanlış anlıyor, dolayısıyla yanlış öğreniyoruz.

Yalnızca aç kalmak olabilir mi bu ibadetin amacı?

Yoksa aç kalma vesilesiyle yaşantımızda bazı şeyleri düzene sokmamız, farkına varmamız, sorgulamamız mı isteniyor?

Orucu yeterince düşünmediğimiz kanaatindeyim.

Neden aç kaldığımızın farkında olarak oruç tutarsak, bu tip çelişkili durumlara düşmeyiz.

İhtiyaçlı insanlara ulaşıp, kardeşlik duygusuyla yardımların yapıldığı, israfın ve gösterişin olmadığı bir Ramazan ayı diliyorum.

Umarım herkesin olmasını arzuladığı şekilde bir rahmet ayı ifa edilir.

 

 

Sevdiğim Sözler

Edep, aklın tercümanıdır. İnsan edebi kadar akıllı, aklı kadar şerefli, şerefi kadar kıymetlidir.
(Hz. MEVLÂNÂ)

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hasan Altınkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR