“Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü?” sorusu, zamanında ne

MAKALEYİ DİNLE

Batı böyledir.
İşini bitirinceye kadar sırtında taşır…
İşini bitirince, gümbedek yere bırakıverir.
Bunu bilmeyen var mı?
Tarih, emperyalistler tarafından sırtından vurulan isimlerle dolu…
Saddam, bir zamanlar ABD’nin “bir numaralı” adamı idi.
Git şu ülkeyi işgal et, ediyordu.
Git filancayı döv, dövüyordu…
Donra?
Sonunu hepimiz biliyoruz.
***********
Recep Tayyip Erdoğan…
Partisini iktidara taşımak pahasına…
Başbakanlık koltuğuna oturabilmek uğruna…
ABD, ne dediyse, ne istediyse hepsini yaptı.
ABD, Türkiye ve Ortadoğu için bir proje hazırladı, Erdoğan, kayıtsız şartsız bu proje içinde yer aldı.
Uyarıları dinlemedi.
Eleştirilere kulak asmadı.
“İktidara gelmesini”, kendi başarısı sandı.
Halbuki, kendisini iktidara taşıyan emperyalist ülkelerdi.
Hatırlayın o günleri!
Hiçbir görevi, temsil yetkisi ve makamı olmayan Erdoğan, bir hafta içinde Washington, Londra ve Paris’e götürülmüş ve dünya liderleri tarafından kapıda karşılanmıştı.
Arkasından yine Batı’nın baskısıyla siyasi yasağı kalkmış, ara seçimle milletvekili seçilmiş ve başbakanlık koltuğuna oturmuştu.
Türk Silahlı Kuvvetleri bile yeni iktidara göre dizayn edilmişti.
Güçlü devletlerden AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’a olağanüstü ilgi ve destek vardı.
Sürekli sırtı sıvazlanıyor ve pohpohlanıyordu.
Dünyanın güç odakları, kendisine “madalya ve nişan” yağdırıyordu.
İlk madalya kendisine Amerikan Musevi Kongresi tarafından verildi.
Madalyanın esas adı “Yahudi Üstün Hizmet Madalyası” idi, ama Erdoğan o madalyayı “Cesaret Ödülü” adı altında aldı.
1993’te bir numaralı Yahudi düşmanı olan Erdoğan, 2004’te verilen “Yahudi Üstün Hizmet Madalyası”nı gururla alıyordu.
Arkasından diğer madalyalar…
Almanya tarafından “Oudriga Ödülü” ve “Steiger Ödülü” verildi.
Diğer bazı devletlerden de pek çok madalya ve nişan aldı.
O zamanlar…
Bu ödülleri alırken…
Sırtı sıvazlanırken…
“Başbakanlık” altın tepsi içinde sunulurken…
Hiç ama hiçbir zaman…
“Bayram değil seyran değil, eniştem beni neden öptü?” diye düşünmedi.
Ne istedilerse “evet” dedi.
Geri dönülemez bir yolda yürümeye başladı.
**********
Emperyalistlerin tipik yöntemidir.
Teslim alacakları ülkelerde hep aynı şeyi uygularlar.
Boğazına kadar borçlandırırlar.
İstedikçe verirler, istedikçe verirler…
“Sıcak para”yı da yönlendirerek, o ülkenin ekonomik olarak “şahlandığı” izlenimini yaratırlar.
İnsanlar da sanır ki, piyasadaki para, “kendi kazandıkları para”…
Bu arada “not artırımı” safsataları da devreye sokulur.
Ooo, ülkenin notu arttı…
Şak şak şak!
Halbuki o notlar, güç odaklarının talimatıyla artmıştır…
Artık o ülke, kendisinden istenen hiçbir şeye “hayır” diyemeyecek duruma gelmiştir.
Tam kıvamındadır…
Türkiye, böyle bir süreci yaşadı, yaşamaya devam ediyor.
Vatanımızı bölmek ve milletimizi ayrıştırmak için gerekli ortam hazırlandı.
İşte tam bu noktada, Başbakan Erdoğan, bazı şeylere “hayır” demeye başladı.
Muhtemeldir ki, Batı’nın bir iki isteğini geri çevirdi.
Ama çok geç kalmıştı.
Artık kurtuluşu yoktu.
Batı düğmeye bastı, şimdi ülke yangın yeri…
**********
Görünen şu:
AKP-Batı evliliğinde “balayı” sona erdi.
ABD, Avrupa Birliği, Avrupa Parlamentosu, Birleşmiş Milletler ve güçlü devletlerin tutumlarına bakılırsa, AKP artık yolun sonuna geldi.
Dün tüm dünyada “hayranlık” uyandıran AKP hükümeti, bugün “halkına zulmeden” bir yönetim!
Erdoğan, bu durumu çok net görüyor ve son çare olarak “meydanlara” sarılıyor.
Ankara, İstanbul, Kayseri, Erzurum ve Samsun mitingleri benim bu görüşümün birer göstergesi.
Batı’ya demek istiyor ki, “Ben hâlâ çok güçlüyüm, beni deviremezsiniz!”
Miting adlarının “milli iradeye saygı” olması da bundan…
Recep Tayyip Erdoğan, yurt içindeki muhaliflerinden çok, Batı’ya “Milli iradeye saygı gösterin! Beni indirmeye kalkmayın!” mesajını vermek istiyor.
AKP’nin, Batı yönünden “kullanım süresi “ bitti mi bitmedi mi, bunu hep birlikte göreceğiz.


# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR