Farkı fark edebiliyor muyuz?

MAKALEYİ DİNLE

Bugün bir esnaf kardeşimin ilk defa yurtdışına çıkışı ile ilgili anılarını, gözlemlerini ve kıyaslamalarını paylaşmak istiyorum. Zaman zaman görüştüğüm, sohbet ettiğim bu kardeşimiz ülkemizde ki olumsuzlukları dile getirmekteydi. Başka bir yeri bilmediği, görmediği için kıyaslama yapamıyordu. Şimdi ise Kafkaslarda bize yakın üç devleti kısa süreli gezmiş ve görmüş. Her üç devletinin doğal güzelliklerini, alt ve üst yapısını, tarihi ve turistik yörelerini ülkemizle kıyaslıyor.
Bu ülkelerle aramızda en az 40–50 yıl fark olduğunu anlatıyor. Türkiye’nin buralara göre gelişmişlik yönünden ilerde olduğunu söylüyor. Alt yapının (yol, su, kanalizasyon) Sovyetler döneminden kalma olduğunu, günün ihtiyaçlarına cevap veremediğini söylüyor. Yolların sürate elverişli olmadığını, bozuk ve dar olduğunu ileri sürmektedir.
Tarihi ve turistik yerlerinin bakımsız olduğunu söylüyor. Giyecek maddelerinin pahalı ve kalitesiz olduğunu dile getiriyor. Aynı kalitedeki bir tişörtün Kocaeli’ndeki fiyatından üç-dört misli olduğunu ve satılan giysilerin birçoğunun Türkiye ve Rusya gibi ülkelerden getirildiğini söylüyor.
Orta kuşak ve üzerinin konuşmaları, anlatımları ve özlemleri Rusya’nın etkisi altından çıkamadıklarını göstermektedir. Sohbetin sonunda ve özel konuşmalarında dillerini bırakıp Rusça konuşuyorlar. Genç kuşaklar ise bu etkiden uzaktırlar. Rusya’nın etkisinde oldukları, rüşvet illeti ile de kendisini göstermektedir. En ufak ilişkide çıkar ön plandadır. Özelliklede gümrüklerde ve polislerde bu hastalık bariz bir şekilde görüldüğünü söylüyor.
İlk defa yurt dışına çıktığını söyleyen esnafımız noksanlıklarımıza rağmen ülkemizin önemli ve değerli bir yer olduğunu belirterek “Cennette yaşıyoruz ama farkında değiliz” diyor.
Ülkemizin tarihi, turistik yönü ile de çok üstün olduğunu, hepimizin en kısa zamanda batı ülkelerinden iki-üç ülkeyi gezerek Türkiye ile batı ülkeleri arasında ne fark olduğunu görmemiz gerektiğini söylüyor.
Son söz olarak “Hocam, ülkemizin kıymetini bilmek için her insanın yurt dışını görmesi ve bilmesi gerekir” dedi. Bende kendisine teşekkür ederek yanından ayrıldım.

Bunaltıcı sıcaklar
Birkaç gündür artan sıcaklar hepimizi bunaltmış bulunuyor. Bu sıcakların etkisi ile olacak ki serinlemek için göle, denize girip de iyi yüzme bilmeyen birçok gencimiz peş peşe hayatını kaybediyor. Hepimize özellikle de ailelerine ıstırap dolu günler yaşatıyor. Bu sıcaklar aynı zamanda kişileri dikkatsiz ve sabırsız yaparak ortaya çıkan trafik kazaları ile milyonlarca lira maddi hasar yanında can kaybı da olmasına neden oluyor. Gazete ve televizyon haberleri her an sayıları artan bu kaza haberleri ile doludur.
Bu sıcaklarda mecbur kalmadıkça güneş şiddetinin fazla olduğu saatlerde özellikle yaşlıların sokağa çıkmaması gerekir. Ama maalesef bunları bile bile ihmalkâr davranıyoruz. Bu ihmallerin sonunda yuvalar yıkılıyor, ölümler yanında, ömür boyu sakatlıklar da oluyor. Ramazanda bu sıcaklar devam ederse işin içinden çıkılmaz bir hale gelinebilir. Kötü bir durumla karşılaşmamak için herkesin, hepimizin çok dikkatli ve sabırlı olması gerekir. Trafik için “Geç geldi desinler, geçmiş olsun demesinler” kuralının hiç unutmamak gerekir.

Başbakan’ın Kıbrıs çıkarması
Kim ne söylerse söylesin, kim ne düşünürse düşünsün bana göre başbakan Kıbrıs da açık, net olması gereken bir mesajı verdi. Türkiye ve Kıbrıs adına bu mesaj geç kalınmış olunmasına rağmen hedefini bulan bir mesajdır. Çifte standart içinde davranmayı yaşam biçimi kabul eden bazı ülkeler örneğin Fransa ve Almanya’ya karşı o sözlerin söylenmesi gerekirdi.
Annan Planını reddeden Kıbrıs Rum kesimi, kabul eden ise Kuzey Kıbrıs Türk kesimidir. Buna rağmen mükâfat olarak Rum kesimi Avrupa Birliğine alındı. Kuzey Kıbrıs’a verilen sözler yerine getirilmedi. Hala izolasyon devam ediyor. 2012 yılında Avrupa Birliği dönem başkanı Kıbrıs Rum kesimi Kıbrıs adına yetkili kılınacaktır. Bu nasıl oluyor?
Başbakan bu açmazı dile getiriyor. Net konuşuyor. Satır arasında da barış mesajlarını veriyor. Kıbrıs çıkarmasında Başbakanın söylediği her söze harfiyen katılıyorum. Ayrıca ağzına sağlık diliyorum.
Sağlık, mutluluk dileklerimle…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Bilal Dündar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR