“Dün” hainlere nasıl davranılıyordu, “bugün” nasıl davranılıyor?

MAKALEYİ DİNLE

“Dün” dediğim, Atatürk dönemi…

“Bugün” ise, Recep Tayyip Erdoğan dönemi…

Sakın Atatürk’le Erdoğan’ı mukayese edeceğimi sanmayın!

Biri, diğerinin tırnağı dahi olamaz.

Sadece Atatürk hainlere nasıl davranıyordu, Erdoğan nasıl davranıyor, görmenizi ve bilmenizi istedim.

Yazıyı okurken, ülkemizin o zamanki imkânları ile bugünkü imkânlarını da göz önünde tutun lütfen!

***

Günümüzde, AKP iktidarının ve AKP’nin her şeyi olan Recep Tayyip Erdoğan’ın hainlere karşı tutumunu biliyorsunuz.

Ara sıra esip gürlüyorlar.

Salt görüntü vermek için…

*“Sabrımızı taşırmayın!”

*”Sabrımızın sınırlarını zorlamayın!”

*”Sabrımızı test etmeyin!”

Vatandaş, yıllardır bu “beylik sözleri” hep duyuyor.

Ama ortalıkta bir şey yok.

Hep “kuru gürültü”!

PKK, yol kesiyor…

PKK, adam kaçırıyor…

PKK, vergi topluyor…

PKK, bayrağımızı yakıyor…

PKK, güvenlik birimleri kurdu…

PKK, kaymakam-vali atadı…

PKK, Güneydoğu’da fiilen yönetimi ele aldı…

PKK, bazı bölgelerde “özerklik” ilan etti…

PKK, Türkiye’yi bölünme noktasına getirdi…

Evet söyleyin, AKP iktidarı bütün bu “hainlikler” e karşı ne yaptı?

Nasıl bir mücadele yürüttü?

Bugün ne yapıyor?

Var mı bir mücadelesi?

Yok!

Tam tersine, hainlerle aynı masada!

“Açılım” zırvası adı altında onlara destek verdi, vermeye de devam ediyor…

 

Atatürk hainlerle nasıl baş etmişti?

Atatürk’ün hainlerle mücadelesi saymakla bitmez.

Hem de Türkiye’nin o şartlarında…

Elde avuçta bir şey yoktu, sadece ülkemizin “onuru” vardı.

Birkaç örnek…

ŞİMDİ KONUŞABİLİRİZ…

İtalyanın Akdeniz vilayetlerimize göz diktiği dönemlerde, İtalyan sefiri Atatürk’e Musollini’nin bazı iddialarını söyleme cesaretini göstermiş. Atatürk bir müddet dinledikten sonra müsaade isteyip, diğer odaya geçmiş. Döndüğünde üzerinde mareşal üniforması varmış. Sefire; Şimdi konuşabiliriz, sizi dinliyorum deyince, İtalyan sefir mahcup bir şekilde özür dileyerek huzurdan ayrılmış.

 

BULGARİSTAN’A VERİLEN DERS
Başvekil İnönü bir seyahatten dönerken Bulgaristan’da Türk sefaretini saran Bulgar komitacıların İnönü’ye suikast yapacağı haberi Ankara’ya ulaşmıştı. Bulgar Hükümeti de konuyla ilgili adım atmayınca, Türk Dışişleri çaresiz kalarak Atatürk’e danıştı.
Bürokratlar Bulgaristan’a ekonomik ambargo uygulamayı teklif ettiler. Atatürk ise gülerek telefonu istedi ve donanmaya emir verdi. Ertesi gün, Yavuz zırhlısı Varna açıklarına gitti, 101 pare top atışı yaptı ve Bulgar Hükümetine de İsmet Paşayı almaya geldiği söylendi. Bunun üzerine İsmet Paşa devlet töreniyle Bulgaristan’dan uğurlandı.

 

O ADAMA SÖYLEYİN!

Rus İhtilali’nin yıldönümü kutlamalarında konuşma yapan Stalin, Anadolu ve Boğazlar üzerindeki gizli emellerini açığa vurunca Atatürk Sovyet Rusya’nın Ankara Büyükelçisine: Moskova’daki o adama, Stalin midir ne Allahın belası ise, o adama söyleyin, biz Türkler asırlarca Rusya’nın göbeğinde rakı içmiş bir milletiz, gerekirse gene de içmesini biliriz…” demişti.

***

Yurt dışındaki hainler böyle derslerini almışlardı.

Yurt içindeki hainler de hainliklerinin cezasını ödeyip seslerini kestiler.

Türkiye, düşmanlarını ve hainlerini temizleye temizleye bugünlere geldi.

Bugün, hainlerle mücadeleyi bıraktık, müzakere masasına oturduk.

İşte “dün” ve “bugün”ün farkı bu kadar net!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR