O tekme yok mu o tekme…

MAKALEYİ DİNLE

       

                                        

Yukarıda iki fotoğraf görüyorsunuz.

Bu iki fotoğraf, Türkiye’nin geldiği noktanın resmidir.

İki fotoğrafta da görünen “o kişi”ye dikkatle bakın!

BİRİNCİ fotoğrafta Başbakan Erdoğan’ın hemen yanında…

İKİNCİ fotoğrafta ise “polis nezaretinde” bir vatandaşı tekmeliyor.

O kişi, Yusuf Yerkel.

Başbakanlık müşaviri…

                                                               ******

Fotoğrafın çekildiği yer, Soma.

Başbakan Erdoğan, maden felaketinin ertesi günü Soma’ya gitmiş.

Somalılar; öfkeli, kızgın ve kırgın.

Normal…

Felaket bölgelerinde toplum psikolojisini anlamak gerekir.

Bir grup vatandaş, Erdoğan’ı protesto ediyor.

Sözle… Fiziki bir tepki değil.

Protestoculardan biri, Başbakan’ın aracını takip eden koruma araçlarından birine tekme savuruyor.

Vay sen misin tekme atan, iki polis o vatandaşı yakalıyor, başlıyor dövmeye.

Tam o sırada, yeniyetme o muhterem(!) zat, arabasına binmek üzereyken iniyor, “iki polisin nezaretinde” vatandaşı tekmelemeye başlıyor.

Bütün objektiflerin önünde…

Tekmeledikten sonra da kendisini bekleyen makam arabasına binerek olay yerinden uzaklaşıyor.

                                                               ********

Şimdi siz bu “tekme”ye ne dersiniz?

Haydi, söyleyin bakalım!

Ben, en fanatik AKP’lilerin bile bu tekmeleme olayını onayladığını sanmıyorum.

Bu nasıl bir cüret!

Bu nasıl bir haydutluk!

Bu nasıl insanlık!

Bu nasıl bürokratlık!

Bu “tekme”yi koyabileceğiniz bir çerçeve var mı?

Bu “tekme”nin mazereti olabilir mi?

                                                                              ********

Dün bu yazıyı saat 14. 00 civarında yazdım.

“Tekmeci müşavir”, acaba görevden alınır mı diye bekledim.

Boşuna…

Zaten gerek görülseydi, aradan iki gün geçmiş, çoktan görevden alınırdı.

Demek ki, gerek görülmemiş.

“Başbakanlık müşavirinin vatandaşı tekmelemesi” normal karşılanmış.

Kim bilir, belki önümüzdeki günlerde, bu “tekmeleme olayı”nı normal göstermek için, “dünyada vatandaş tekmeleyen devlet görevlilerinin listesi”, bizzat Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanabilir.

Tıpkı, Erdoğan’ın Soma’yı ziyaretinde, maden felaketini normal göstermek için, dünyadaki maden felaketlerini sıraladığı gibi.

Şimdi Başbakan’a sormak lazım.

“Müşavirinin vatandaşı tekmelemesi”, işin fıtratında mı var?

Söylediğiniz gibi, ölmek madenciliğin fıtratında varsa, vatandaşı tekmelemek siyasetin fıtratında neden olmasın!

 

 

Bu tekmenin anlamı

                                               ********

Bu tekme nedir biliyor musunuz?

*Bu tekme, madenciye atılan tekmedir.

*Bu tekme, vatandaşın “tekmelenecek nesne” yerine konmasıdır.

*Bu tekme, insanlığın bittiği yerdir.

*Bu tekme, “Biz devletiz. İstediğimizi yaparız” demektir.

*Bu tekme, kibirdir.

*Bu tekme, “madenci kardeşim” söyleminin sahteliğini gösterir.

*Bu tekme, devletin hoyratlığıdır.

*Bu tekme, ülkemizin dünyaya rezil edilmesidir.

*Bu tekme, devletin orantısız güç kullanmasıdır.

*Bu tekme, iktidarın sinirlerinin bozuk olduğunu gösterir.

*Bu tekme, ülkeyi yönetenlerin utancıdır.

Daha ne söyleyeyim?

Siz dilinizin ucuna geldiği gibi devam edin!

Son söz:

Yukarıdaki fotoğraf…

Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel’in o tekmesi…

İçinde bulunduğumuz “ara rejim” döneminin simgesi olarak, yıllarca zihinlerden silinmeyecektir.

 

 

 

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR