AKP’nin “tek adaylı kongre” demokrasisi

MAKALEYİ DİNLE

Aslında başkasının bir şey söylemesine gerek yok.

AKP, kendi kendini ele veriyor.

Kararlarıyla ve uygulamalarıyla…

AKP’nin dilinden düşürmediği sözcüğün ne olduğunu biliyorsunuz.

Demokrasi…

Hatta bir ara, “normal demokrasi”yi beğenmeyip, “ileri demokrasi”den söz etmeye başlamışlardı.

Doğru, yukarıda Allah var, ülkemizin “demokrasi standartları” nı çok ama çok yükselttiler.

Baksanıza ülkemizde “hainlik yapmak”, serbest!

Vatanı bölme çalışmak, serbest!

Türk Bayrağı’nı indirmek ve yakmak, serbest!

Teröristlerin kendi güvenlik birimlerini kurmaları, serbest!

Hainlerin kendi bayraklarını asmaları ve taşımaları, serbest!

Say sayabildiğin kadar!

Tüm bunlar, AKP’nin getirdiği “ileri demokrasi” sayesinde.

 

Tek adaylı kongreler de “ileri demokrasi”nin ürünü…

“İleri demokrasi kavramında başka neler var?” diyeceksiniz.

Neler yok ki!

AKP’nin “tek adaylı” kongre yapması da, ileri demokrasi(!) sayesinde…

Üç kişi aday olmak istiyor…

Olmaz!

İki aday?

O da olmaz!

İllaki tek aday olacak.

O adayı da teşkilât belirleyecek, genel merkez onaylayacak.

Delegeler de o “üç beş kişinin belirlediği adaya” tıpış tıpış gidip oy verecek.

Ya aksi olursa?

Ya ikinci aday, üçüncü aday çıkarsa?

Tıpkı Kartepe İlçe Kongresi’nde olduğu gibi…

Bir partili “Ben de aday olmak istiyorum” diye diretirse…

Baskılara ve tehditlere boyun eğmezse…

Kongre günü salona gidip, hazırladığı yönetim listesini divana sunarsa…

Aday olduğunu deklere edip konuşma yapmak isterse…

Vay haline!

Emdiği süt burnundan getirilir!

Psikolojik baskı uygulanır.

Oturacak yer vermezler.

Kimse gidip kendisiyle konuşmaz, korkudan konuşamaz.

Yönetim listesinde adı geçenler tek tek bulunur, ellerinden istifa dilekçeleri alınır.

Sonunda liste çöker, başkanlığa aday olmak isteyen de bu sevdadan vazgeçer.

Pazar günü, Kartepe’de ikinci aday olarak çıkan Hatice Kübra Bilecen’in başına bunlar geldi.

Çalıştı çabaladı, ama aday olamadı.

Görüyorsunuz değil mi?

“İleri demokrasi”nin bıçağı bu kadar keskin!

AKP’de, isteyen istediği yere aday olamıyor.

Delege, istediği kişiyi ilçe başkanı seçemiyor.

İlla, “parti muktedirleri” nin dediği olacak.

 

Kartepe’de yaşanan “sessiz tepki” mi?

AKP Kartepe İlçe Kongresi’nde 431 delegenin oy kullanma hakkı vardı.

Ancak parti teşkilatının tek aday gösterdiği Hasan Kandaz’a 269 oy çıktı.

Yani delege sayısından 162 eksik.

Kimi protesto için kongreye gitmedi...

Kimi gitti, oyunun geçersiz sayılması için oy pusulasına bir şeyler yazdı…

Sonuçta delegelerin üçte birinden fazlası, tek adaylı kongrede iradesini ortaya koymadı.

Bence bu durum, delegelerin “tepki” göstermesiydi.

Sessiz tepki…

Bu tepki iki şeye olabilir.

Bir, Hatice Kübra Bilecen’in adaylığının kabul edilmemesine…

İki, teşkilat tarafından adaylığı diretilen Hasan Kandaz’ın yetersizliğine…

Tepkinin ne kadarı birinci, ne kadarı ikinci neden içindir, bilmiyorum.

Ama iki nedenin de bu tepkide payı olduğu muhakkak!

AKP’yi önetenler, bence Kartepe’de olup biteni iyi değerlendirmeli.

Demokrasinin temelinde “katılım” vardır.

Halkın yönetime katılması…

AKP, bu “katılım”ı engelliyor.

Tabanını yok sayıyor.

“Siz bir hiçsiniz, bizim dediklerimizi yapmak, bizim söylediklerimizi seçmek zorundasınız” demeye getiriyor.

Bu millet saftır, iyi niyetlidir, ama aptal değildir.

Aptal yerine konulmayı da hiç hazzetmez.

Fark ettiğinde de tepkisi çok sert olur.

Ben, AKP Kartepe kongresinde gelişen olayları böyle değerlendiriyorum.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR