Gülmeyi unuttuk!..

MAKALEYİ DİNLE

Gülmek, insanın ruhsal ve fizyolojik bir tepkisidir.

İnsan, mutlu olduğu zaman güler. Sevdikleriyle karşılaşınca yüzünde gülücükler oluşur. Gülmek, “ruhta ve bedende dengeli” olmaktır.

Ama, günlük yaşamda insanlarımızın büyük bir çoğunluğunun yüzleri asık. Solmuş bir gül gibi insan yüzleri…

NEDEN GÜLEMİYORUZ? Çünkü, öylesine dert yüklüyüz ki…

Çocuklar; en çok ve en kolay gülebilen insan yavruları. Ama onların da o sıcak ve masum gülüşleri git gide azalıyor. Çocukluğunu doyasıya yaşayamıyorlar ki… Ekonomik, toplumsal ve siyasal koşullar onları da etkiliyor. İşini kaybeden, “insanca bir yaşam” için gerekli olan kazancı sağlayamıyor pek çok anne-baba…Her an işinden olmak, işsiz kalmak, borçları ödeyebilmek telaşındaki insanların yüzleri asık olunca, çocuklar da farkına varıyor sıkıntıların. İster istemez onlara da yansıyor ailevi sorunlar. Ama o çocuklar, Televizyon reklamlarında başka çocukların neler yiyip içtiğini, neler giydiğini, hangi oyuncaklarla oynadıklarını görüyorlar!.. Oyun oynayabilecekleri parklar, “güvenli yeşil alanlar” git gide azalıyor!..Sokaklar güvenli değil…Çocuklarımız artık okullarda da mutlu değiller; “hurafelerle yıkıyorlar” o taze beyinleri!.. İlgilerini çekecek, onları okuyup öğrenmeye ve yeteneklerini geliştirmeye yönelik çağa uygun bir “eğitim sistemi” yok!.. “Bilgi hamalı” oluyor, o abur cubur bilgiyi ezberliyor ve çoktan seçmeli sınavlarda yorgun düşüyor ve öğrendiklerini de kolayca unutuyorlar!  Okul bahçelerinin çoğu dar ve beton…Öğretmenler hoyrat.. Çocuklarımız mutsuz…

Gençler de öyle; güdük bir eğitim-öğretim düzeni ve “yarın ne olacağım?” kaygıları içinde gençlerimiz… Sınavlar hep şaibeli!.. Maddi gücü olan en modern okullarda okuyabiliyor ama büyük çoğunluk, “bilgi ve genel kültür yoksulu!.. Yarışma programlarına katılan gençleri görüyorum; pek çoğu bilgiden yoksun!.. “Meslek sahibi” yapmayan, “gelecek kaygısı” oluşturan, düzeysiz bir eğitim düzeninde un ufak oluyor gençlerimiz… Onlar da “maddi yoksulluğun” kıskacı altında eziliyor ve ruhsal açıdan sakatlanıyorlar!.. Özgüven yoksunluğu yaygın…”Ben de gençliğimi yaşıyorum, yaşadım” diyebilecekleri koşullar yok… Lise, üniversite düzeyindeki gençlerin büyük çoğunluğu, kendi ana dillerini doğru ve düzgün kullanamıyorlar!.. Hayata atıldıklarında iş bulma, iş bulsalar geçinebilme ve “emekli olabilme umutları” yok! 12 Eylül Faşist döneminden kalma “İŞ Yasaları” yetmedi, AKP iktidarıyla birlikte “taşeron işçilik”, “stajyer işçilik” ve son olarak; “Esnek Çalışma” ve “KİRALIK İŞÇİLİK” gibi “GÜVENCESİZ ÇALIŞMA koşulları ile mücadele edecekler!

Türkiye, OECD’ye üye 34 ülke içinde 15-29 yaş arasında, yüzde 28.4’lük oranla “İşsiz ve eğitimsiz genç” sayısında lider ülke!

SENDİKALI olma hakkı da yok! Bu ülkede 26 milyon 275 bin çalışanın yarısı “İŞÇİ” statüsünde ama sadece yüzde 11.96’sı sendikalı!

Aileler;  maddi sıkıntı içindeler. Resmi araştırmalar gösteriyor ki, yaklaşık 13 milyon insan “sosyal yardımlarla” yaşıyor! İş bulmak zor, bulduğu işte sürekli çalışabilmek çok daha zor!

Kredi Kartı borçları, inanılmaz boyutlarda! İş hayatında büyük sorunlar var; “karşılıksız çekler” hızla artıyor!

Yanlış dış politikalar yüzünden hemen tüm komşularla, Avrupa Birliği üyesi ülkelerle aramız açık! Hemen her sektörde bunun acıları yaşanıyor. TARIM ve TURİZM sektörleri çökmüş dutumda!

Çoğu yabancı sermayeli büyük alışveriş merkezleri (AVM) kent merkezlerini aştı, mahalle aralarına bile girdi, son 1 yıl içinde 79 bin esnaf battı!.. Bu insanlar ve aileleri işsizlik ve geçim sıkıntısı içinde..

“İşadamı” kılığında kimi yabancı vurguncular, bizim sırtımızdan büyük paralar kazanıyor, “Rüşvet ve yolsuzluk” hızla artıyor!..

Borsamız, bankalar, sigorta şirketleri ve en stratejik alan olan “iletişim” sektörümüz yabancıların elinde!

Elektrik dağıtım işi gibi “ballı kaymaklı” bir sektörde t koşturan şirketler daha çok kazansın diye, “kayıp-kaçak” bedellerini de namuslu vatandaşın sırtına yüklediler!

Kendi ülkemizde “sömürge vatandaşı” gibi yaşıyoruz!

Ezcümle; GELECEK UMUDU TÜKENMİŞ bir haldeyiz!

Böyle bir halk nasıl gülebilir ki?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR