Ah bir başkan olsan!..

MAKALEYİ DİNLE

İktidar, insanın “kişiliğini” bile değiştirebilir!

Dünün mütevazı bir insanı, belediye başkanı, milletvekili olduktan sonra bambaşka bir kişiliğe bürünebilir!

Hele bir de Bakan, Başbakan, Cumhurbaşkanı olursa!..

Yaşadığımız toplumda yaygın olan bir kültür var; “Ben olmazsam her şey mahvolur!”

Bu yüzden, çocuklar büyüse ve kendi yuvalarını kursalar bile, pek çok anne-baba, eşinin yanında oğluna “çocuk” muamelesi yapar!

Şirketlerde de “kurucu” kişi, ölünceye kadar elini işten çekmez! Çocukları bir türlü “insiyatif” kullanamaz. İleri yaşta baba ölünce, şaşkına döner o çocuk!

Derneklerde de bu akıl almaz ihtiras egemendir! Kimileri aynı koltukta 30-40 sene oturmakla övünür! O olmazsa o dernek yok olur!..

Siyasi iktidar ve para gücü insanı daha bir “hırslı, ihtiraslı” yapar!

Hele, “güç elinden giderse başıma neler gelir?” kaygısı varsa!

“İNSAN HAKLARI” ve “DEMOKRASİ” bilincinin yükseldiği çağımızda, insanlar “Hukuk Devleti, Demokrasi, Sosyal Güvenlik” talepleriyle çıkıyor yöneticilerin karşısına.

“Siyasal iktidar YARGI’ya müdahale etmesin” istiyor!

Belediye yönetimleri ya da Merkezi İktidar, kendisiyle ilgili bir karar alacağı zaman, oldu bittiye getirilmek istemiyor. Onun fikrinin de alınmasını istiyor!

YAŞAM TARZINA MÜDAHALE istemiyor!

Etnik köken ve inançlarına göre sınıflandırılmak istemiyor!

Yöneticiler “dürüst, ŞEFFAF ve hesap verebilir” olsun istiyor!

 Türkiye, son 13 yıldır istikrarlı(!) bir şekilde aynı siyasi iktidar tarafından yönetiliyor! O iktidar adına her türlü kararı “tek kişi” alıyor ve uyguluyor!

Bakanlar, “Boş kararnameye imza atıyor!”

“Kupon arazilerin satışı” tek kişinin bilgi ve onayı ile oluyor!

O tek kişi şimdi Cumhurbaşkanı.

“Beni halk seçti” diyerek, her konuda söz sahibi olmayı sürdürüyor!

Ama bu da yetmiyor!

“Başkan” sıfatını almak istiyor!

Aslında “fiilen” başkanlık yapıyor. “Anayasa’yı bana uydurun” diyor!

Muhtarlarla seri toplantılardan sonra Kaymakamları da Saray’ında topluyor ve İçişleri Bakanı, Başbakan gibi talimat veriyor;  “Gerekirse koyun mevzuatı bir kenara!” diyor.

“Mevzuat” dediği Yasalar ve Anayasa!..

Çok değil, üç yıl önce, 2012 yılında “Başkanlık sistemi Amerikan özentisidir” demiş!

Şimdi her şey bir yana “Başkanlık” bir yana!?

İlginç olan; “Nasıl bir Başkanlık?” sorusunun yanıtını en yakınındakiler bile bilmiyor!

Somut bir açıklama yok!

“Her türlü milliyetçiliği sildim” derken, şimdi; “Türk Tipi Başkanlık” diyor! Sonra, Hitler dönemine atıf yapıyor!?

Peki ya demokrasiye bakışı?

Beş yıl önce 23 Nisan’da birkaç dakikalığına koltuğuna oturan kız çocuğuna; “ARTIK YETKİ SENİN. İSTER ASAR İSTER KESERSİN” diye açıklıyor demokrasi anlayışını!

Ya BAŞKAN olduğunda ne yapar?

HUKUK Devleti’nin olmazsa olmaz koşulu; “Siyasi İktidarın Yargısal Denetimi” onun için hiçbir şey ifade etmiyor! DANIŞTAY kararları büyük ölçüde uygulanmıyor. SAYIŞTAY Raporları saklanıyor ya da bazı kurumların denetimi Sayıştay’ın elinden alınıyor!

“Beni halk seçti” diyor.

Ama bütün halkı kucaklamıyor!

Halkın yarısını “yok” sayıyor!

Kendisini eleştireni hoşgörü ile karşılamıyor; ağır bir dille karşılık veriyor ya da “SAVCI” olup yargılayıp mahkum ediyor!

Bu ülkenin bir yurttaşı olarak, şu “Başkanlık” ısrarından büyük kaygı duyuyorum.

Ya sizler?

 

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR