Kandıralı şehit annesi Emine Güzel ile Kılıçdaroğlu aynı mı düşünüyor?

MAKALEYİ DİNLE

Biri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu…

Diğeri, Kandıralı şehit binbaşı Yavuz Sonat Güzel’in acılı annesi Emine Güzel…

Kemal Kılıçdaroğlu, Almanya’nın Frankfurt kentinde konuştu.

Emine Güzel ise oğlunun cenaze töreninde…

Önce Kemal Kılıçdaroğlu’nun Almanya’da söylediklerini hatırlayalım:

““PKK kan­lı bir te­rör ör­gü­tü­dür, ön­ce bu­nu bi­le­lim. Türk Or­du­su­’nun, PKK’­yı vur­ma­sı son de­re­ce do­ğal­dır ve hak­kı­dır. Bu çok açık ve net! Kürt kö­ken­li va­tan­daş­la­rı­mız­la PKK’­yı bir­bi­rin­den ayı­rı­yo­ruz. An­cak AKP-PKK iş­bir­li­ği ola­yı bu ha­le ge­tir­di. AK­P’­nin eş baş­ka­nı olan Re­cep Tay­yip Er­do­ğa­n’­la ya­ni sa­ray­la, PKK’­nın yap­tık­la­rı ör­tü­şü­yor. Sa­ray, kan ve göz­ya­şı­nı şan­taj ola­rak or­ta­ya koy­du, PKK da eli­ne si­la­hı al­dı ge­re­ği­ni ya­pı­yor. Os­lo gö­rüş­me­le­ri­ne, bir dö­nem İm­ra­lı­’dan bun­la­ra ge­len açık­la­ma­la­ra ba­kın. Baş­kan­lı­ğın ken­di­le­ri için so­run ol­ma­ya­ca­ğı­nı açık­lı­yor­lar­dı. Ya­ni te­rör ör­gü­tü­nün li­de­ri, bi­ri­nin baş­kan­lı­ğı­na onay ve­ri­yor­du. HDP’­nin ba­şın­da­ki ise ‘Se­ni baş­kan yap­tır­ma­ya­ca­ğı­z’ de­di. Böy­le olun­ca her iki­si de şim­di HDP’­yi ara­ya al­dı, ezi­yor­lar.”

Ve şehit annesi Emine Güzel’in feryadı:

“Neredesin Tayyip? Benim oğlum bir karıncayı bile incitmezdi. O’nun (Recep Tayyip Erdoğan’ı kastederek) PKK’lı askerleri vurdu oğlumu. Ne yaptı benim oğlum anlara? Zindana atsın isterse beni?”

 

***

 

Kemal Kılıçdaroğlu ile Emine Güzel’in sözlerinin özü ne kadar birbirine benziyor değil mi?

*İkisi de, AKP’yi suçluyor.

*İkisi de, Recep Tayyip Erdoğan’ı suçluyor.

*İkisi de, AKP-PKK işbirliğine vurgu yapıyor.

Ne dersiniz?

Kemal Kılıçdaroğlu, Frankfurt konuşmasında toplumun ortak duygularını mı dile getirdi?

Şehit annesi Emine Güzel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun o konuşmasından mı etkilendi?

Yoksa…

Ülkemizde yaşayanlar arasında yavaş yavaş “ortak akıl” mı oluşmaya başladı?

Hangisi?

 

Yaşadığımız felaketler “kader” mi, değil mi?

Nasıl bir bayramsa…

Nasıl sevinç ve huzurun, birlik ve beraberliğin hüküm sürdüğü günlerse…

Tam tersi oluyor.

Sizi bilmem, ama bayramlar yaklaşırken benim içimi “hüzün” kapsıyor.

Yine yollar kan gölüne dönecek, yine ocaklar sönecek diye…

Kurban Bayramı’nın bilançosu; 140 ölü, 659 yaralı.

140 can…

Biz sadece hayvanları değil, insanlarımızı da kurban ediyoruz.

Terör olayları ne ki?

Trafikteki can kaybımız, terörden daha fazla.

Ama kimse, “trafik terörü” nü konuşmuyor.

Kimse, “iş kazası terörü” nü konuşmuyor…

Aslına bakarsanız hiçbir felaketin üstünde yeteri kadar durmuyoruz.

Çünkü bütün bu yaşadıklarımızın hepsine, “kader” deyip geçiyoruz.

İlahi takdir!

Hacda 700é yakın insan “şeytan taşlarken” birbirini eziyor…

Kader…

Sadece bayram süresinde 140 kişi trafik kazsında ölüyor…

Kader…

Doğru, bir yerde “kader”!

Müslüman ülkelerde insanların böyle beceriksiz ve ehliyetsiz kişiler tarafından yönetilmeleri, gerçekten “kader”!

Bu ülkelerde yaşamak zorunda olanların kaderi…

Yaşadığımız felaketlerin kader olmadığını anlamaya başladığımız zaman, unutmayalım, bir şeyler düzeliyor demektir.

İlkel toplumlarda, “yönetilenler” hesap sormasın diye, “yönetenler” bütün felaketlerin adını “kader” koymuşlar.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR