Çorbacı Tayyip (!)

MAKALEYİ DİNLE


O’nu, anlatmaya gerek var mı?
O, Türkiye’nin Başbakanı...
O… Kışın gelmesiyle;
Bedava “Kömür” dağıtılmasını bekleyenlerin umudu...
O… Ramazan ayı gelince;
“Makarna” Meraklısı “fakirlerin” babası…
O… “Ne mutlu Türküm” sözcüklerini,
“Türküm, doğruyum, çalışkanım, Ülküm; ülkemi çok sevmek” sözcüklerini,
Atatürk’ün resimlerini okul kitaplarında yasaklayan,
Türkiye’nin Başbakanı, Recep Tayyip Erdoğan…
Bayramlarda, vapur ve Belediye otobüsleri ile “BEDAVA” seyahat edenlerin,
Mezarlık ziyaretlerine “ÜCRETSİZ” götürülenlerin,
Kış gelecek, BEDAVA KÖMÜRÜMÜZ gelecek diye bekleyenlerin,
Ramazan ayında, TORBALARLA “bizden” denilerek evlerine;
Makarna, şeker, un, mercimek gönderilen,
Ülkenin çoğunluğu “fakir” işsiz ve BELEŞ geçimi yeğleyen insanların Başbakanı..
Ülke, “yolsuzluk”la çalkalanıyor…
Bakanları hakkında “suçlamalar” var...
O, hâlâ “Kabadayı” havalarında...
Yargıya, savcıya sayıp döküyor...
Ca Ha Pe diye diline doladığı, ana muhalefet partisi genel başkanı için;
“CHP’nin Genel Müdürü” diyor...
“Makbuz kesilmiş milyon dolarları evinde bulundurmak suç mu?’ diyerek bir bankanın genel müdürünü savunuyor,
Bir yardım kurumunun parasının neden banka hesabında değil de, Ayakkabı Kutusunda saklandığını, evde tutulduğunu sorgulamıyor...
Bir telaş... Bir telaş Meydanlara iniyor...
“Gizlilik” kaydı olan dosyayı açıkladı diye Cumhuriyetin savcısını lanetliyor...
Ama, O dosyada neden “Gizlilik” olduğunu söylemiyor..
Başbakan neden böyle öfkeli?
Bu tür halleri Menderes döneminde de görmüştük.
Tek başına iktidar olmanın ağırlığı bu galiba..
Tek başına iktidar olan kendini “Padişah” görüyor...
Menderes de döneminde “BASINLA-GAZETECİLERLE” uğraşmış tıpkı Tayyip Erdoğan gibi kavgaya tutuşmuştu.
O da, Tayyip gibi “Ben” diyor başka bir şey demiyordu…
Siyasete “Yırtık ayakkabı” ile geldim diyen Tayyip,
Ayakkabısının yırtığını unutmuş şimdi TV’lerde, sokaklarda havaalanlarında,
Türk Hakimine, Yargısına, Savcısına, siyasetçisine, gençliğe;
“POSTA” koyuyor meydan okuyor…
Kendisini yakından tanımayanlar o’na, “makarna-kömür” torbaları için oy verenler,
O’nu, memlekete hayrı için değil, sırf kendi çıkarları için tanımadan sever gözükenler,
Başbakanı tanımak istiyorsanız;
Yolunuz düşerse bir gün Karamürsel’e gelin.
Evet.. Karamürsel’e gelin ve…
Kasımpaşa’da, “ÇORBACI TAYYİP”le ortaklık yapan hemşerisinin anılarını ve
Şimdiki Başbakan’ın “Beceriksizliklerini” dinleyin.
Tayyip’in çorbacılıktan altı delik ayakkabı ile “siyasete” atılması ve bugün;
İktidar olması ile benliğinde beliren “KİN-İNTİKAM” hırsının nereden geldiğini öğrenin.
Ve... Dün kalfaydım, artık ustalaştım diyen Tayyip’in,
Meydanlarda; Yargıyı yerden yere vurması, Yolsuzluk iddiaları ile ülkeyi zarara uğratıyorlar diye sızlanması,
Her fırsatta CHP’den şikayet etmesi, suçlaması, Fethullah Hocayla dalaşması, Yargıtay’ın iptal ettiği “Kolluk Görevlileri” yasası için çırpınması, Amerika ile arasının açılması,
O’nun hâlâ “Çıraklık” dönemini bitiremediğinin işareti.
Hele hele; “Uydurma belgelerle soruşturma açıyorlar” diyerek kendisine dokunan yargıyı suçlaması,
İnsanın aklına “SİLİVRİ” Mahkemelerindeki suçlama belgelerinin nasıl düzenlenmiş olduğu konusunda insana bilgiler vermiyor mu?
Biz, İstanbul Boğazı’nın donduğunu,
Uçağı düşen Menderes’in “ölmediğini” de gördük.
Şimdi sıra; “Çorbacılıktan –Başbakanlığa” gelmiş Tayyip’in, iktidarında kalan günlerini görmekte..


# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Abdullah Karagöz - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR