Kent konseylerinin görevi aşure dağıtmak mı?

MAKALEYİ DİNLE

5 Ekim 2015 tarihli yerel gazetelerimizde bir habere takılıyorum;

Gölcük Kent Konseyi Aşure Dağıttı!”

Gölcük Kent Konseyi Kadın Meclisi vatandaşlara aşure dağıtıyor ve bu etkinliğe Kaymakam, Belediye Başkanı, Gölcük Kent Konseyi Genel Sekreteri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının başkanları katılıyor!

Kurumları yozlaştırmada üstümüze yok!

Kent Konseyleri, 5393 sayılı Belediye Yasası’nın 76. Maddesine göre kurulmuştur.

Öncelikli amacı;

“Yerel demokrasinin yaşama geçirilmesi” ve halkın doğrudan yerel yönetim faaliyetleri üzerine “Denetim, uyarma, proje önerme” olanaklarına sahip olmasıdır.

Seçilmiş yerel yönetimlerin “keyfiliğine” ve yönetme haklarını “kötüye kullanma” eğilimlerine, demokratik bir denetim süreci getirilmesidir.

Bu nedenledir ki, Kent Konseyleri; bir kentteki çeşitli ve farklı toplumsal kesimlerin temsilcilerinden oluşturulur. Onlar bir araya gelir, yerel yönetimin seçilmişleri ile demokratik bir bağ ve iletişim kurulur, geniş kitlelerin “söz ve kararlara katılma hakkı” sağlanır, kent hizmetlerinde kaynaklar boşa harcanmaz.

Ancak, yasa yürürlüğe girer girmez belediye yönetimleri Kent Konseylerine “müdahil” olmaya başladılar! Kongre delegelerini belirlemek, diledikleri temsilcilerden oluşan yönetim kurulları belirlemek, Kent Konseylerini “edilgen hale sokmak” temel yönelimleri oldu!

“Muhalif sesleri kısmak” vazgeçemedikleri üslup oldu!

Kent Konseylerinin asli işlevlerini yerine getiremediğini gören pek çok aklı başında kişi görevden ayrıldılar ya da hiç katılmadılar.

Bu durumda Kent Konseyleri ve özellikle kadın meclisleri, yerel iktidarın “propaganda aracı” haline geldi!

Kocaeli ve başta Gölcük gibi ilçeleri, Demokratik Kitle Örgütleri açısından hayli güçlüdür. Özellikle TMMOB’ye bağlı meslek odaları, yerel yönetimler için birer “Danışma Kurumları” olabilirlerdi!

Aksine, Merkezi siyasi iktidar, Meslek Odalarını pasifize etmenin yollarına düştü!

Örneğin; bir Maden Yasası çıkarıldı ki, ormanların, turistik alanların hoyratça talanına yol açıldı.

Büyükşehir Yasası ile “mahalle” konumuna dönüşen köylerin “MERALARI” köyün ortak malı olmaktan çıktı, Büyükşehir Belediyelerinin “RANT ALANLARI” olmaya başladı!

Ormanlar hoyratça yok ediliyor, dereler kirli sanayinin acımasızlığı ile kanalizasyona dönüyor, denizler “Yüksek Yargı Kararları” hiçe sayılarak dolduruluyor ( Dubai Port örneği), en önemli kaynak suyu alanları özel sektörün tatlı kar alanlarına dönüşüyor, bir bardak suyu parasız içemez hale geliyoruz.

Kent Konseyleri, yerel ölçekte “kanaat önderleri” katılımıyla “Arama Konferansları” düzenleyip, yerel yönetimlere “Bu kent halkı bunları istiyor” diyebilmeli. Belediye Meclis toplantılarını izleyip, eksik ve yanlış kararların düzeltilmesi için “halk adına denetim ve uyarı” görevini yapabilmeli.

Demokratik katılım budur.

Asli görevlerini unutan, belki de hiç farkında olmayan Kent Konseyleri üyeleri, ya kermes ya gezi düzenliyor, ya da aşure dağıtıyor!

Demokrasiyi böyle yozlaştırıyoruz!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR