Türkiye parçalandı bile! Bi yerlerinize kına yakın!

MAKALEYİ DİNLE

Bir ülkenin toprak olarak parçalanması öyle bir anda olmuyor.
Kademe kademe…
Önce, toplumu “ruhen” ayrıştıracaksın.
İnsanların arasına “fitne fesat” sokacaksın.
“Sen Kürt’sün, sen Türk’sün, sen Laz, sen Gürcü, sen Çerkez, sen Abaza, sen Arap, sen Alevi, sen Sünni… Sakın ne olduğunuzu unutmayın haa!” diyeceksin…
Kürsüye çıkıp, “Biz Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde hep beraber tek bir milletiz. Bu milletin içinde Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Laz’ı, Çerkez’i, Gürcü’sü, Abaza’sı var…” diye nutuk atacaksın, ama o “tek millet”in adını söylemeyeceksin…
Kürtçüler’e şirin gözükmek…
Kürtçüler’i kırmamak için “Türklük”ü de reddedeceksin…
İnsanları “ulusal kimlik” ten yoksun bırakacaksın, kimliksizleştireceksin…
İnsanları ayakta tutan “aidiyet” duygusudur.
İnsanları aidiyetsizleştireceksin…
Partileri ve toplumu “Sivas’ın ötesine geçebilenler ve geçemeyenler” diye ikiye ayıracaksın…
Senin bu ayrımcılığına, bir başkası, bir başka ayrımcılıkla cevap verecek, “Sıkıysa git Rize’de de bunları konuş da görelim!” diyecek…
BDP, Sinop’ta taşlanacak, Samsun’dan kovulacak…
Bir AKP milletvekili, “Diyarbakır’a giremezsin, girmen için abdest alman lazım” diyecek…
Bir CHP milletvekili buna, “Diyarbakır, babanın malı mı?” şeklinde cevap verecek…
Bir BDP milletvekili, “Balkanlar’dan Boşnaklardan gelenler, bu ülkenin sahibi değilsiniz, haddinizi bileceksiniz” diye ahkâm kesecek…
Ve bütün bu yapılanların adı “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi” olacak.
Helal olsun vallahi!
Bu yaşadıklarımız “birlik ve kardeşlik” ise, bundan önce yaşadığımız düzenin adı ne?
Şu halimize bakın, insanlar bir yerden bir yere giderken, birilerinden izin alacak hale geldi.
Neymiş?
Birlik ve beraberlikmiş…
Bölündük…
Ülkemiz “fiziki” olarak henüz bölünmemiş olsa bile, toplum “ruhen” bölündü…
Bu “ayrışım”a katkıda bulunanlar, otursunlar bi yerlerine kına yaksınlar!
***********************************************************

Ülkemizin en büyük sorunu çözüldü…
********
O “ önemli karar” dün nihayet çıktı…
Derin bir ohh çektik.
Neydi o günlerdir çektiğimiz eziyet?
Gazetelerin her gün manşetinde…
Televizyonlarda birinci haber…
*”İmralı’ya ikinci heyet gidecek…”
*”İmralı heyetinde dağda teröristlerle kucaklaşanlar yer alamaz.”
*”İmralı heyetinde kimlerin yer alacağına partimiz karar verir, Başbakan’a soracak değiliz.”
*”İmralı heyetinde mutlaka eş başkanlardan biri bulunmalı.”
*”İmralı heyetinde kimlerin bulunacağına biz karar vermeyeceksek, BDP olarak bizi süreç dışında tutun!”
*”İmralı süreci sabote ediliyor…”
*”İmralı’ya heyetin ne zaman gideceği kesinlik kazanmadı.”
*“Başbakan Erdoğan, İmralı heyetinin gidişi konusunda kesin tarih vermedi.”
*“Abdullah Öcalan, İmralı heyetinde bulunması gereken isimleri kardeşi Mehmet Öcalan aracılığıyla BDP’ ye bildirdi.”
*”Apo, Pervin Buldan, Altan Tan ve Sırrı Süreyya Önder’in adaya gelmesini istiyor.”
*”BDP, Apo’nun istediği üç ismi resmen Adalet Bakanlığı’na bildirdi.”
*”Başbakan Erdoğan, “Üç isim konusunda henüz karar vermedik” dedi.”
*”İmralı’ya gidecek 3 isim açıklandı: Pervin Buldan, Altan Tan ve Sırrı Süreyya Önder…”
*”Heyet, cumartesi günü İmralı’ya gidiyor…”
*********
Ohh be!
Heyetteki isimler açıklandı, “ülkemizin en büyük sorunu” nu böylece çözmüş olduk.
Sorunu çözen yine Apo…
Allah razı olsun!
Eğer “Şu şu isimler gelsin, kendilerini bekliyorum” demeseydi, sorun yine çözülmeyecekti.
BDP, eş başkanların gitmesinde ısrar edecek…
Hükümet ise “Eşkıya ile kucaklaşanlar olmaz” diye reddedecekti.
Güya hükümet kendine göre kural koymuştu:
“Dağdaki eşkıya ile kucaklaşmak sakıncalı, İmralı’daki baş eşkıya ile kucaklaşmak serbest… Demokratik hak…”
**********
Türkiye inanılmaz günler geçiriyor.
Hepimiz ağzımızı açmış bakıyoruz.

Ege Cansen’in önerisine aynen katılıyorum
*******
HÜRRİYET’ten Ege Cansen’in çarşamba günkü yazısını okudunuz mu?
Cansen, “Üçüncü değil, yeni havaalanı” başlıklı yazısında, İstanbul’un Trakya tarafına üçüncü havaalanı yapmaktansa, Anadolu tarafına yeni havaalanı yapılmasını öneriyor.
Ege Cansen’in yazısının öneri bölümü şöyle:
“İstanbul’un Anadolu yakası ile İzmit, Gölcük, Karamürsel, Yalova, Bursa, Adapazarı ve hatta Bolu, Eskişehir, Kütahya gibi kentlerde veya kasabalarında yaşayanların sayısı Trakya’da oturanlardan çoktur ve çok olmaya devam edecektir. Batı Anadolu’da oturanlardan özellikle dış ülkelere gidecekler, İstanbul Boğazını geçmeden uluslararası bir havalimanına ulaşabilmelidir. Ulaşım maliyeti ve zaman açısından bunun Rumeli yakasındaki bir havalimanına göre daha ekonomik olduğu açıktır. Eğer Atatürk havalimanının kapasitesi daha fazla arttırılamıyorsa, yeni havalimanının yapılacağı adres Anadolu yakasıdır. Üstelik Anadolu yakasında böyle bir havalimanı vardır. Bu da konumu itibariyle sonsuz büyüme imkânı olan Sabiha Gökçen Havalimanı’dır. Bu havalimanının çevresi daha fazla yağmalanmadan derhal harekete geçilmeli ve kapasitesini yılda 100 milyon yolcuya çıkaran “çok terminalli-çok pistli” bir büyüme mastır planı hazırlanmalıdır. Pek tabii Atatürk Havalimanı da çalışmaya devam etmelidir. Açık ara iktisadi çözüm budur.”
********
Ege Cansen’in bu görüşüne ve önerisine aynen katılıyorum.
Akıl ve mantık bunu gerektiriyor.
Ama her halde Cansen bu önerisinde çok geç kalmış durumda.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR