Üsküdar faciasından bu güne bakış!..

MAKALEYİ DİNLE

İzmit Körfezi’nde 1 Mart 1958 tarihinde bir öğle vakti yaşanan, tarihe “Üsküdar Faciası” olarak geçen ve 400 kadar insanımızı yitirdiğimiz olayın bir yıldönümünü daha yaşıyoruz.

Bu facianın kurbanları arasında,  İzmit Lisesi’nden 34, o zamanki adıyla Sanat Okulu’ndan 50 öğrenci de bulunuyordu. Yitirilen insanlarımız İzmit, Gölcük, Karamürsel sakinleriydi. O tarihten bu yana, o insanları yitiren ailelerin acıları hiç dinmedi.

Bugün de “1 Mart Şehitleri Anma Etkinlikleri” yapılacak, denize çelenk bırakılacak, çiçekler atılacak.

Peki, “Bu facia neden yaşandı?” diye soran olacak mı?

Yoksa, 58 sene önce olduğu gibi fatura Allah’a mı çıkarılacak!?

Ya da birileri; “ Be adam, yarım asırdan fazla geçmişi olan bir olayı neden kurcalıyorsun?” mu diyecekler!..

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlar, daha ilk yıllardan itibaren Marmara ve Karadeniz’de “tarifeli yolcu taşıma” ya başlamışlardı. Denizyolu ve Demiryolu ulaşımına önem ve öncelik veriyorlardı.

1950’de iktidara gelen Demokrat Parti (DP) ise, Karayolu ulaşımına yöneldi. Bu iktidara en büyük desteği veren ABD ve Otomotiv şirketleri karayolu ulaşımı için dayatıyorlardı!

DP, denizyolu ulaşımını önce savsaklamaya başladı. Vapurların bakım ve onarımı gecikiyor, aksıyordu! Yeni vapurlar yapılmıyor ve satın alınmıyordu. Otomobil, kamyon, otobüs devri başlamıştı.

Bu yüzden, köhne vapurlarda seyahat etmek zorunda kalanlar kaygılıydılar. Türkyolu-Bizimşehir gazetesinin 22 Eylül 1950 tarihli nüshasında Cevdet Yakup imzalı, “Gölcük işçileri köhne vapurlardan şikayetçi” başlıklı haber yer alıyordu.

Yerel ve yaygın basında vapurlarda “taşıma sınırı” dışında çok yolcu alınmasını yansıtan fotoğraflarla ilgililer uyarılıyordu.

16 Temmuz 1957 tarihli Bizimşehir gazetesinde iri puntolarla tam sayfa bir “uyarı” yayınlanıyor; “Muhtemel bir facianın şahidiyiz. İstihap hacmi 600 kişi olan, körfezde çalışan vapurlara 1000-2000 kişi dolduruluyor. Maazallah bir facia vukuunda, mesulü yolculara bilet veren mi, kaptan mı yoksa Denizcilik Bankası mı olacak? Biz mesul aramıyor, tedbir bekliyoruz!”

ÜSKÜDAR adı verilen vapur, 1927 yılında Almanya’da inşa edilmiş. Daha sonra, yapılan tadilatla üst güvertesi daha fazla yolcu taşıması için ahşap doğramalarla kapatılmış! Yani vapura “kaçak kat” ilave edilmiş! Bu değişiklik, vapuru daha havaleli hale getirerek rüzgar yükünü artırırken, rüzgara karşı direncini azaltmış. Buna, taşıma sınırını aşan fazla yolcuyu ve çıkan fırtınayı da ekleyin, faciaya da şaşmayın!

1950 sonrası KARAYOLU taşımacılığına yönelmenin bedelini de bugün “TRAFİK CİNAYETLERİ” ile ödüyoruz! Bu ülkede her yıl ortalama 6-7 bin insanımız “trafik kazası” adı verilen bu cinayetlerde yaşamını yitiriyor, bunun yaklaşık iki misli insanımız da sakat kalıyor. Yitirdiğimiz “Milli Servet” de cabası!

Bu ülke yabancı OTOMOTİV ve PETROL şirketlerine çalışıyor! Milli Gelir’in yüzde 34’ü petrol ve ulaşıma gidiyor!

Trafikteki araç sayısı 20 milyonu geçmiş!

Buna ne karayolu, ne otoyol, ne köprü, ne para yeter, ne de can dayanır!

Bu ülke için, otomotiv sektöründen korkmayacak! Ve  “ULUSAL ULAŞIM PLANI” hazırlayıp uygulayabilecek, “Gerçekten Milli bir İktidar” gerek!..

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR