Doktorların gizli muayenehanesi

MAKALEYİ DİNLE

Ben inanamadım.
Dün, bir arkadaşım arayıp, “Tam Gün Yasası nedeniyle şehrimizdeki bazı doktorlar gizli muayenehane kullanıyor” ihbarını yapınca…
“Olmaz böyle şey” dedim, “Bu kadar da olmaz…”
Arayan, yüzde yüz güvendiğim kişi olmasa, konuyu köşeme taşımazdım.
Gizli muayenehanede, gizli muayeneyi bizzat kendisi yaşamış.
Başkasından duyma filan değil…
Doktor bey, daha sonra da sıkı sıkıya tembihlemiş, “Aman kimseye söyleme!”
Arkadaşım, sadece olayı anlattı.
İsim vermedi, ben de sormadım.
İsim veya isimleri bulmak, ortaya çıkarmak, gereğini yapmak, ilgili makamların görevi.
Tabela yok…
Kayıt yok…
Fiş yok, fatura yok…
Tabii, vergi de yok…
Kim veya kimler gizli muayenehane kullanıyor, gerçekten bilmiyorum.
Bilmem de çok önemli değil.
Önemli olan, iktidarın, aldığı hatalı kararla, doktorları böyle zavallı duruma düşürmesi…
Onları kaçak çalışır hale getirmesi…
Doktorların yaptığı suç mu? Suç…
Etik mi? Değil…
Ama bir de olaya doktorlar yönünden bakmak lazım.
Yaşanan kirliliğin suçlusu doktorlar değil, tamamen Sağlık Bakanlığı’dır.
Sağlığı tam bir “arapsaçına” çevirdiler.
Akıllarına estikçe yasa ve yönetmelikleri değiştirdiler.
Araştırmadan, sormadan…
Ne getirip, ne götüreceğini hesap etmeden…
Doktorların kafası döndü.
Değişiklikleri takip edemez oldular.
Sersemlediler…
***
Son kaos, şu Kanun Hükmündeki Kararname ile başladı.
Kararname, özetle şöyle:
“Öğretim üyeleri, yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetlerinde bulunmak, döner sermaye faaliyetleri kapsamında gelir elde edilen faaliyetlerde bulunmamak, yani hastalara tanı ve tedavi hizmeti vermemek ve hiçbir biçimde ek ödeme almamak kaydı ile mesai sonrası sağlık kuruluşlarında ya da muayenehanelerinde çalışabilecektir. İsterlerse 26 Ağustos 2011 tarihinden itibaren iki yıla kadar ücretsiz izin verilecektir. Ancak mesai sonrası çalışan öğretim üyelerinin, rektör, dekan, enstitü, yüksekokul ve konservatuvar müdürü, bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı, başhekim ve bunların yardımcısı olmaları yasaklanmıştır.”
İşte bu kararname, Tıp Fakülteleri’ni “bilim yapılamaz” hale getirdi.
Koskoca profesörler, bırakın ameliyat yapmayı, reçete dahi yazamıyorlar.
Maaşa talim etmek zorunda kalan doktorlar, kırgın ve küskün.
Mesleki tatminsizlik içindeler.
Psikolojileri bozuldu…
***
Bir de “performans uygulaması” var.
Tam bir felaket…
Doktorlar, baktıkları hasta ve yaptıkları ameliyat sayısına göre puan alıyorlar.
Gelirleri buna göre artıyor…
İş, fabrikasyon usulüne döndü.
Beş dakikada bir muayene,gelişigüzel yapılan ameliyatlar…
Kalite değil, sayı önemli…
Böyle kepazelik olur mu?
Konuya bir de hasta cephesinden bakalım.
Doktor, hastaya “ameliyat” dediği andan itibaren, hasta beş altı cerrah daha dolaşıyor.
Neden?
Doktora güvensizlik…
“Acaba doktor, performans tutturmak için mi beni ameliyat ediyor?”
Hastanın kafasına bu şüphe yerleşmiş bir defa.
Çıkarabilirsen, çıkar !
Hastaların bu kaygıdan kurtulması çok zor.
Bu kaygı, doktorları da müthiş rahatsız ediyor.
***
Sağlıkta sorun çok.
Bunlardan biri de, özel sağlık kuruluşlarındaki doktor kadrolarının, taksi plakası gibi alınıp satılması…
Özel hastanelerin doktor kadrolarına sınırlama getirildi.
İsteyen, istediği gibi doktor istihdam edemiyor.
Önce bir başka hastanenin doktor kadrosunu hava parası vererek satın alıyor, sonra istediği doktoru çalıştırıyor.
Hava parası denilen de öyle az bir şey değil.
Branşlara göre 60-400 bin lira arasında değişiyor.
Bu kısıtlamanın nasıl bir mantığı varsa…
Kısıtlama, ancak birilerinin havadan para kazanmasına neden oluyor.
***
Özetlersek…
Doktorlar, son uygulamalardan mutlu değil.
Kırgınlar, küskünler, hatta öfkeliler…
Onların bu halleri, hastaları olumsuz etkiliyor.
Sağlıkta sistem değil, kaos var.
Benim gözlemim böyle.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR