BODRUM’DA TURİZM…

MAKALEYİ DİNLE

Bir grup arkadaşla, Türk turizminin en önemli merkezlerinden biri olan Bodrum’da geziyoruz.

Önünden geçtiğimiz her lokantanın bir görevlisinin nazik davetini alıyoruz! Ama, fiyat listesine göz atınca “teşekkür edip” uzaklaşıyoruz! Lokantalar “boş” denebilecek durumda. Bir iki masada müşteri var.

Limana doğru uzanan çarşıdan geçerken de, hemen her dükkan sahibinden davet alıyoruz. Bir arkadaşımız, torunu için bir ayakkabı beğeniyor. “80 lira” diyor esnaf. Şaşkına dönüyoruz!

“Nasıl olur?” diye soruyoruz, yanıtlıyor; “Efendim, şu küçük mekana sezonluk 350 bin lira kira ödüyorum. Geçen yıllarda yabancı turist çoktu, işlerimiz de iyiyiydi. Şimdi bakın, yabancı turist yok, yerli turist de çok az. Bütün esnaf şaşkın. Bizi bırakın, sahildeki lokantaların kiraları bizim birkaç katımız. Üstelik, yol altındaki plaj alanı için her mekan Belediyeye 40-50 bin lira “ecri misil” ödüyor.”

  • Bu fiyatlarla satış yapabilmeniz zor değil mi? Diyorum; “Haklısınız, çok zor oluyor. Şimdi, şu 90 liralık ayakkabıyı Eylül sonu ya da Ekim başında  30-35 liraya alabilirsiniz” diyor! Çünkü, o malı geri götürmenin maliyeti de yüksek.

Bodrum’un cadde ve sokaklarını adım adım dolaşıyoruz. Dondurmacı ya da pastacı mekanlarında alışveriş fena sayılmaz. Ama, lokantalar adeta sinek avlıyor!” Sahildeki balıkçı lokantalarının görevlileri, müşteri çekebilmek için ellerinden gelen her türlü çabayı gösteriyorlar! Ancak, orta gelir grubundaki insanların bile ikna olamayacakları fiyatlar söz konusu.

Bodrum’u iyi bilen bir arkadaşımız; “Normal koşullarda Bodrum’un cadde ve sokaklarında böyle rahat yürünmez. Bu yıl Bodrum bomboş” diyor!..

Türkiye’nin diğer “turizm merkezleri” de Bodrum’dan farklı değil. Cep telefonuma lüks tatil köylerinin cazip iletileri geliyor!

Bu yıl turizm sektörü için “felaket yılı” olarak niteleniyor!

Peki neden?

Başta komşuları olmak üzere, pek çok ülke ile kavgalı olan, sık sık kitlesel cinayetlere maruz kalan ve terörle mücadele edilen bir ülkeye turist gelir mi?

Dış Politika “Ulusal Çıkarlar” için yapılır. Siz, dış politika uzmanlarını bir kenara iterek, “Monşerler” diye aşağılayarak, komşularının iç işlerine karışarak, aklınıza estiği zaman “kafa tutarak” ya da “meydan okuyarak” dış politikayı yönetmeye kalkarsanız, sizi önce ekonomik olarak çökertmeye başlarlar!

Sonradan “aydım” diyerek, tornistan yapsanız da, ekonomiye verdiğiniz zararı kolay telafi edemez ve pek çok günahsız insanın ekmeğiyle oynarsınız!

Turizm sektöründe “mevsimlik işçilik” ağırlıklıdır. İş yoksa, bunun bedelini öncelikle o mevsimlik işçiler öder! Sonra, “tedarikçiler” ürün satamaz ve ekonomik çöküntü yaşarlar. Giyim, ayakkabı, gıda, ulaşım sektörleri zarar görür. İzmit’ten Milas’a gelen bir arkadaşımız; “Bu tatil döneminde, otobüste yalnızca 20 kişi vardı” diyor!

Efendiler; kişisel ihtiraslarınıza gem vurun!

Bu ülkeye ve insanlarına yazık etmeyin…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR