Hangisi doğru? Enflasyon rakamı mı, yoksa piyasa rakamları mı?

MAKALEYİ DİNLE

Eski yılın son günlerinde…
Veya yeni yılın ilk günlerinde…
Hep hesap kitap yapılır.
Yıl şöyle geçecek dediler, böyle geçti.
Enflasyon şu olacaktı, bu oldu.
Maaş zam oranları, enflasyondan fazla olacak dediler, altında kaldı.
Elektrik fiyatları şöyle arttı, doğalgaz fiyatları böyle…
Bir kısır döngü bu!
Zaman akıp gider, yıllar geçer…
Ama halkımızın “kaderi” bir türlü değişmez.
Sadece AKP değil, geçmiş iktidarlar da bu konuda “sabıkalı”…
Halka hep yalan söylediler.
Halkı hep mağdur ettiler.
“Ekonomi iyi gidiyor” demek için…
İşçiye, memura ve emekliye düşük zam vermek için…
Enflasyonu kâğıt üstünde hep düşük gösterdiler.
Bu kural, 2012 yılında da değişmedi.
Enflasyon rakamı, “yüzde 6. 3” olarak açıklandı.
Yani, 2012 yılının başından sonuna kadar, gerek “genel harcama” kalemlerinde, gerekse de “gıda harcamaları” nda fiyatlar ortalama yüzde 6. 3 oranında artmış…
İnananınız var mı?
Varsa, söyleyin Allah aşkına!
Çocuk kandırır gibi…
Milletin yüzüne baka baka yalan söylüyorlar.
Tabii, kendilerinin “tuzu kuru”…
Bir elleri yağda, bir elleri bağda…
Yılın ilk günü, arkadaşlarımız çok güzel haber yapmışlar.
Daha önceki dönemlerde de parlamentoda bulunup milletvekilliğinden emekli olanlar ve bu dönemde de milletvekillik yapanlar ayda 19 bin lira maaş alacaklar.
İlk kez bu dönem milletvekillik yapanların maaşları 12 bin lira…
Emekli milletvekillerinin eline ise 7 bin lira geçecek.
Aslında sana bana fazla gelen bu paralar, milletvekillerin çoğu için “çerez parası”…
Dünyalıklarını yapmışlar, keyifleri yerinde…
Dikkat edin, muhalefet milletvekillerinin bile sesi çıkmıyor.
Çünkü fiyat artışları, “vekillerin” değil, “millet”in derdi.
*******
Her neyse, biz dönelim kendi gerçeklerimize.
Sahi, geçen yıl ne oldu?
Genel harcamalardaki ve gıda harcamalarındaki “fiyat artışları”, gerçekten “enflasyon oranı” kadar mı?
Yani, çarşıda pazarda gördüğümüz her şeyin fiyatı ortalama yüzde 6. 3 oranında mı arttı?
İsterseniz, belli başlı ürünlerin fiyatlarına hep birlikte bir göz atalım!
Doğalgaza bir yıl içinde yüzde 29 oranında zam gelmiş.
Elektriğe gelen zam, yüzde 21.
Akaryakıt zammı ise yüzde 11…
Tüp fiyatı yüzde 9, kömür fiyatı yüzde 13 artmış.
Gelelim gıda harcamalarına…
Portakal, mandalina ve limon gibi turunçgillerdeki fiyat artışı yüzde 100 civarında.
Geçen yıl 1. 5-2 liraya aldığımız portakal ve mandalina bu yıl 3- 4 lira arasında.
Tavuk etindeki artış yüzde 80, hatta yüzde 90.
Beyaz peynir 13-14 liradan 19-20 liraya çıkmış.
Yüzde 40 oranında zamlanmış.
Süt ve yoğurttaki artış da hemen hemen aynı oranda…
Et fiyatları 2011’de çok artmıştı, 2012’deki artış yüzde 20’lerde kalmış.
Nohut, fasulye ve mercimek gibi baklagillerin fiyatları yüzde 15-20 arasında artmış.
Ekmek yüzde 12, yumurta ise yüzde 20 zamlanmış.
Diyeceksiniz ki, “Fiyat artışı enflasyonun altında kalan ürün yok mu?”
Var, onları da verelim!
Zeytinin fiyatı yüzde 5. 30 oranında artmış.
Çayın fiyatı ise yüzde 5. 28…
Yani, enflasyon oranı olan yüzde 6. 3’ün altında kalmış.
Mutfak harcamalarının yıllık artış oranı ne?
Bazı uzmanlara göre yüzde 28, bazı uzmanlara göre ise yüzde 32.
Ortalamasını alırsak, yüzde 30…
Yüzde 6. 3 nerede, yüzde 30 nerede?
Böyle bir uçurum olur mu?
Diyelim ki…
Bazı ürünlerdeki fiyat artışını kendinize göre abartılı buldunuz.
Silin 10 puanı daha!
Neresinden baksanız, ortada bir “yalan” var.
“Enflasyon yalanı”…
Yazık bu millete!
İnanın yazık!
Eğer, hâlâ daha “enflasyon yalanı” na inanmıyorsanız, bugünler sizin için bir fırsat.
Zaman geçirmeden, çıkın çarşı pazara, gördüğünüz tüm ürünlerin fiyatlarını bir deftere not edin!
Veya alışveriş yapmıyor musunuz?
Aldıklarınızın fiyatlarını bir tarafa yazın!
Yıl dediğiniz çabuk geçiyor…
Bugünün fiyatlarını, aralık sonu fiyatlarıyla karşılaştırın!
Gelecek yılın ilk günlerinde bu konuyu sizlerle tekrar görüşelim!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



YÜKLENİYOR