“Keriz” yerine konulan 28 milyon abone…

MAKALEYİ DİNLE

Pardon yok…
Affedersiniz yok…
Yanlış yaptık, düzeltiyoruz, yok…
Neden?
Çünkü vatandaşın “keriz” yerine konulması kararı, bile bile alınmış.
28 Aralık’ta, yani şunun şurasında 18 gün sonra, tam bir yıl olacak…
Kısa adı EPDK olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, 2999 sayılı bir karar almış.
Demiş ki, “Bu millet farkına varmaz. Siz elektrik faturalarını kabartın!”
28 milyon elektrik abonesinin “keriz” yerine konulması, bu kararla başlamış…
Üç gün sonra uygulamaya konulmuş.
Şifreli faturalar… (KK)…
Nedir bu (KK)?
Kayıp, kaçak…
Bunu ilk fark eden, İzmitli avukat Nazmi Küçükosmanoğlu oldu.
Bir gün aradı, elektrik faturasını büyüteçle incelememi söyledi, (KK)’ya dikkatimi çekti.
O güne kadar, ulusal gazetelerde de herhangi bir habere rastlamamıştım.
İnceledim, sordum, soruşturdum…
4 Haziran 2011 tarihinde, “Milleti keriz yerine koyuyorlar” başlıklı bir yazı yazdım.
Önce bu yazıyı bir hatırlayalım, sonra son söyleyeceklerimize sıra gelsin.
“Yazının tamamını okuduğunuzda yukarıdaki ifadeyi kullandığım için bana hak vereceksiniz.
Belki sizin ağzınızdan daha sert ifadeler çıkacak.
Son aylarda SEDAŞ’ın gönderdiği elektrik faturalarına dikkatli bakıyor musunuz?
Dikkatli bakmıyorsanız, dikkatini çekmemiştir.
Elinize bir elektrik faturası alın, yazıyı öyle okuyun!
Faturanın ortalarında, sonradan basılmış (KK) harflerini, karşısında da parasal tutar göreceksiniz.
Fatura tutarının yüzde 10’u, (KK).
Nedir bu (KK)?
Birinci (K), kayıp…
İkinci (K), kaçak…
Allah Allah!
Bu nasıl uygulama?
Kurumun “elektrik kayıpları”, tüketiciye yüklenmiş.
Elektrik kayıpları neden olur?
Yeteri kadar yatırım yapılmadığından…
Yatırım yapmayan kim?
SEDAŞ…
“Kaçak elektriğin” bedelini de yine tüketiciler ödüyor.
Elektriğin kaçak kullanılmasıyla yeteri kadar mücadele etmeyen kim?
O da SEDAŞ…
SADAŞ, kendi sorumluluğunda olan bu iki sorunu çözemiyor, bedelini tüketiciye yüklüyor.
Aslında, söz konusu edilen kayıp kaçaklar, salt bizim bölgemizin kayıp ve kaçakları da değil.
Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kaçak elektrik kullanımı had safhada.
O bölgelerin kaçak elektrik bedelini de biz ödüyoruz.
Daha doğrusu bize ödettiriyorlar.
Bu, nasıl mantık!
Bu, ne biçim haksızlık!
Devlet, kendi kusurunun, kendi beceriksizliğinin bedelini vatandaşına ödetir mi?
Elektrik kaybıyla, kaçak elektrik kullanımıyla baş edemiyorlar, buradaki zararlarını, elektrik faturalarını düzenli ödeyen vatandaşa çıkarıyorlar.
Çünkü yasalara uymak…
Elektrik su faturalarını ödemek, hem de zamanında ödemek…
Bu ülkede kerizlik...
Devlet, milleti açıkça “keriz” yerine koyuyor.
HHH
Madem kafa bu kafa, aynı uygulamayı diğer konulara da taşıyalım.
Örneğin vergiye…
Devletin hem “vergi kaybı”, hem “vergi kaçağı” var.
Bunun adına da biz (VKK) diyelim…
Vergi Kaybı Kaçağı…
Devlet, toplayamadığı vergi tutarını, düzenli vergi ödeyenlere şarj etsin!
Aynı şey değil mi?
Devlet, elektrik tüketimi konusunda milleti “keriz” yerine koyuyor da, vergi konusunda neden koymasın!
Nasıl olsa kümestekiler hep yolunacak kaz!
HHH
Arkadaşlarımız dün SEDAŞ İcra Başkanı Bekir Sami Güven ile görüştü.
Aldıkları cevap, konuyu daha da ilginç hale getirdi.
31 Aralık 2010 tarihine kadar bu (KK), yani kayıp-kaçak, elektrik kilovat birim fiyatı içinde “giydirilmiş” olarak bulunuyormuş.
Enerji Piyasası Denetleme Kurulu, (KK)’nın ayrıştırılmasına karar vermiş ve ocak ayından bu yana (KK) bedeli faturalarda ayrı gösterilmeye başlanmış.
Anlayacağınız…
Devlet, eskiden vatandaşı gizli gizli “keriz” yerine koyuyormuş…
1 Ocak 2011 tarihinden itibaren gizlilik kalkmış, “vatandaşın açık açık keriz yerine konulması” dönemi başlamış.
Son derece can sıkıcı bir durum.
Devlet, beceriksizliğinin bedelini vatandaşına ödetiyor.
Şimdi elektrik dağıtımı özelleştiğine göre, devletin yerini özel sektör aldı.
Onlar da devlet geleneğini sürdürüyorlar.
Kim bilir, özelleştirme protokolü imzalanırken özel bir madde de eklemişlerdir.
“Özelleştirilmesine rağmen devletin vatandaşı keriz yerine koyma geleneği sürdürülecektir” diye.
Bunun başka izah tarzı yok.
Ey SEDAŞ,
Senin kayıp ve kaçak elektriğinin parasını vatandaş neden ödesin?
Vatandaşı “keriz” yerine koyduğunuz yetsin artık!”
HHH
4 Haziran 2011 tarihinde yayınlanan yazım böyleydi.
Belki de Türk basınında bu konuda yayınlanan ilk yazı…
Daha sonra ulusal gazeteler de konuya eğildiler.
Bizim göremediğimiz başka ayrıntıları da gördüler.
Meğer…
Milleti keriz yerine koyma sadece tek kalemde değil,9 kalemde imiş.
“Kayıp kaçak bedeli”nden başka, bakın faturada daha hangi “bedeller” var.
Kaynak kullanım bedeli…
Satış hizmet bedeli…
Sayaç okuma bedeli…
İletim sistemi bedeli…
Dağıtım bedeli…
Enerji fonu…
TRT payı…
Elektrik Tüketim Vergisi…
KDV’yi saymıyoruz, o zaten normal.
Örneğin…
144 kilovat elektrik tüketen bir abone, toplam 41 lira 90 kuruş ödeme yapıyor.
Bunun sadece 23 lira 12 kuruşu elektrik tüketim bedeli.
Geri kalanının elektrikle ilgisi yok.
Verginin vergisi var…
TRT payı var…
Fonu var…
Tuzu var, biberi var…
Dünyada böyle bir uygulama yok.
Bana ne kardeşim senin TRT payından.
Sayaç okumandan, dağıtımından…
Dünyada böyle bir uygulama yok.
Ama bizde var…
Milleti keriz yerine koyanlardan çıt çıkmıyor.
Keriz yerine konulanların feryatları da duyulmuyor.
İşte böyle bir ortamdayız.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR