Toplum artık “cinnet noktası”nda!

MAKALEYİ DİNLE

Toplumda olup bitenleri gözleme imkânınız oluyor mu?

İnanın, haber servisindeki arkadaşlar her ağızlarını açışta ben irkiliyorum.

“Acaba şimdi hangi felaketi haber verecekler” diye.

Oğul babasını mı öldürdü, yoksa baba oğlunu mu?

Yine bir dede-torun cinayeti mi?

Kadın cinayetleri, artık sıradan oldu.

Ya arkadaşın, arkadaşını öldürmesi?

Sevgili cinayetleri…

Borç-alacak hesaplaşmaları…

Ve sıkça görünen “doktor yaralama” ve “doktor öldürme” vakaları…

***

Önceki gün akşama doğru…

Yazı İşleri Müdürümüz Mesut Akbulut, “Tanzer Bey, Konak Hastanesi doktoru Yüksel Ağca’ya bir hasta yakını bıçakla saldırmış, arkadaşlar araştırıyor” dedi.

Yüksel Ağca’yı yıllardır tanırım.

Düzgün, çalışkan, mesleğinin aşığı birisi!

Branşında (Kardiyoloji)çok başarılı!

Gece demez, gündüz demez hastasının yardımına koşar.

Kaliteli bir insan…

Hani “Böyle bir insana bu yapılır mı?” denir ya, öyle biri.

Telefonla aradım, “Geçmiş olsun” dedim.

Olup bitenden üzgündü.

Sabaha doğru telefonu çalmış.

Ambulanstan arıyorlar…

“Doktor Bey, kalp krizi… Acil durum…  Hastayı hastaneye götürüyoruz…”

Yüksel Bey’in yıllardır alışık olduğu bir durum.

Üstüne bir şeyler geçiriyor, doğru hastaneye.

Ambulans gelmeden hastanede…

Hemen anjiyoya alınacak, ama 88 yaşındaki hasta anjiyo odasına alınırken son nefesini veriyor.

O da ne?

Kadının torunu, bıçağını çıkarmış(o bıçağın o anda üstünde ne işi varsa), “Sen benim ninemi kurtaramadın” diye Yüksel Ağca’ya saldırıyor.

Bağrış, çağrış, boğuşma derken, güvelikçi saldırganı etkisiz hale getiriyor.

O anda güvenlikçi orada bulunmasa, Yüksel Ağca biraz dikkatsiz olsa, al sana bir doktor cinayeti daha!

Allah göstermesin, bizim Yüksel Ağca mevta!

Şu davranış biçimine bakar mısınız?

“Madem sen benim ninemi ölümden kurtaramadın, sen öl!”

Tabii bu olay ne ilk, ne de son!

Aynı gün Samsun’dan “doktor cinayeti” haberi geldi.

Bir doktor yakını, hastanede çekmiş silahını üç kurşunla doktoru öldürmüş.

Gerekçe yine aynı, sen benim hastamı iyileştiremedin.

***

Ben Yüksel Ağca’ya tekrar geçmiş olsun diyorum.

Ve tüm doktorlara, “Aman kendisini kollayın” diye sesleniyorum.

Kendinizi kolaylı, çünkü ortalık cinnet geçirenlerle dolu!

Türkiye’nin çivisi çıktı, cinnet geçirenlerin sayısı daha da artacak.

 

Bakan Fikri Işık demiş ki, “HDP’nin birinci sıra adayını tanıyan var mı?”

Evet, var Sayın Bakan…

Ben kendisini 30 yılı aşkın süredir tanıyorum.

Partisini hiç hazzetmem, ama Av. Ali Haydar Konca dört dörtlüktür.

Aydınlık bir insandır…

Düzgün bir insandır…

Sözüne güvenilir, mert bir insandır…

Onurludur…

Vatanına, milletine, bayrağına bağlıdır.

Daha önce de siyasetin içinde bulundu, hiçbir zaman rant peşinde olmadı.

Yanlış insanların yanlışlarını görünce, seçildiği görevden istifa etti.

***

Sadece ben değil, Ali Haydar Konca’yı Kocaeli’de pek çok kişi tanır.

Şimdi siz Ali Haydar Konca’yı kendi “tanınırlığınızla” mukayese ediyorsunuz.

Şu kadarını söyleyeyim…

Ali Haydar Konca’nın şu anki tanınırlığı, sizin milletvekili ve bakan olmadan önceki tanınırlığınızın en az 10 katıdır.

İnsanları küçümsemeyin!

Dönün milletvekili olmadan önceki halinize bir bakın!

 

Bakan Fikri Işık’ın 2020’deki makam arabası…

Geleceğini görebilme yeteneğine sahip insanlara bayılıyorum.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, geçen hafta düzenlenen “kanaat önderleri yemeği” nde demiş ki, “2020’den önce yerli otomobille tanışacağız. Benim sözüm var, makam arabam yerli otomobil olacak…”

Fikri Işık’ın bu iki cümlesi, çok anlam ifade ediyor:

*Yerli otomobil, en geç 5 yıl içinde “ticari” olarak üretilecek.

*Ben hem 2015’te hem de 2019’da milletvekili seçileceğim.

*AKP, 2020’ye kadar iktidarda kalacak, ben de kurulacak hükümetlerde bakanlık görevini sürdüreceğim.

“Sözüm var, makam arabam yerli otomobil olacak” demek, yukarıdaki anlamları taşımıyor mu?

Bence, Fikri Işık “büyük söz” söylemiş.

“Büyük lokma ye, büyük söz söyleme” diyen atalarının sözünü tutmamış!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

02

Sinan - Ben de Tanzer beyden hiç haz etmem ama doğru söylemiş hakkını vermek lazım

Yanıtla . 0Beğen 31 Mayıs 17:30
01

okitay - fikri ışık önce camide siyaset yapan elemanların peşine düşsün ayakkabı kutularının sırrını çözsün sonra hdp yi yargılasın

Yanıtla . 0Beğen 31 Mayıs 17:30
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR