Atatürk’süz 18 Mart cuma hutbesi

MAKALEYİ DİNLE

Sevgili okurlarım, dün mübarek cuma idi.

Aynı zamanda 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 101’inci yıldönümü…

Biri “dini”, diğeri “milli” olan iki değerimizi birlikte yaşadık.

Milli günlerin cumaya rastlaması durumunda, “cuma hutbesi”nde genellikle milli konular işlenir.

Dünkü hutbenin konusu da “Çanakkale ve birlik ruhu” idi.

Biliyorsunuz, hutbeler Diyanet İşleri Başkalığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanır, cuma günleri ülkemizdeki tüm camilerde okunur.

Herkes ayrı telden çalmasın, konu ve görüş birliği olsun diye yıllardır sürdürülen güzel bir uygulama!

Dünkü hutbeyi dikkatle inceledim…

“Çanakkale ve birlik ruhu” güzel cümlelerle ifade edilmiş.

Ancak hutbede çok önemli bir eksiklik var.

Çanakkale Deniz Zaferi’nin eşsiz kahramanı Mustafa Kemal Atatürk’ten tek cümle dahi bahsedilmemiş.

Ne olurdu, “Bu vesileyle başta Çanakkale şehitlerimiz olmak üzere bütün şehitlerimize yüce rabbimizden rahmet diliyorum” derken Mustafa Kemal’in de adı geçirilseydi?

Atatürk’e de rahmet dilenseydi…

Buna, “Unutulmuş” demek, “Dalgınlıkla yazılmamış” demek mümkün değil!

Bu, tamamen Atatürk düşmanlığının Diyanet’teki tipik yansıması!

Halbuki Diyanet İşleri Başkanlığı’nı 3 Mart 1924 yılında kuran Kemal Atatürk’tü.

Şimdi geldiğimiz noktada, Diyanet İşleri Başkanlığı, varlığını borçlu olduğu Atatürk’e bir “hayırla yad edilmeyi” çok görüyor.

 

İşte dünkü cuma hutbesi!

“Kardeşlerim!

Öncelikle hutbeme başlarken geçen pazar günü Ankara’daki menfur saldırıda hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Ve hepinizi, hayatını kaybeden kardeşlerimizin aziz ruhları için birer Fatiha okumaya davet ediyorum.  

Aziz Müminler!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Yılgınlık göstermeyin, hüzünlenmeyin. Eğer iman etmiş kimseler iseniz üstün gelecek olan sizlersiniz.”

Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Müminlerin birbirlerine olan bağlılığı, birbirine kenetlenerek inşa edilmiş bir binanın duvarları gibidir.”

Kardeşlerim!

Bundan bir asır önce kahraman ecdadımız, bütün dünyaya “Çanakkale Geçilmez” diye haykırdı. Onlar, i’lâ-yı kelimetullah için, din-i mübin-i İslâm için kanlarını ve canlarını feda ettiler. Şehadet şerbetini içtiler, o yüce mertebeye eriştiler. Tevhidi savundular, İslâm’ın izzet ve şerefini, Müslümanların haysiyet ve onurunu müdafaa ettiler. Mabetlerimize namahrem eli değdirtmediler. Şehadetleri dinimizin temeli olan ezanlarımızın susturulmasına müsaade etmediler. İmanlarıyla, cesaretleriyle, fedakârlıklarıyla, Allah’ın inayet ve yardımıyla büyük bir zafer kazandılar. Bu vesileyle başta Çanakkale şehitlerimiz olmak üzere bütün şehitlerimize Yüce Rabbimizden rahmet diliyorum.

Aziz Müminler!

Nasıl ki insanların fert olarak imtihanları söz konusuysa milletlerin de imtihanı vardır. Millet olarak biz de tarihin hemen her döneminde zorlu imtihanlardan geçtik. Varlığımıza, inancımıza, mukaddesatımıza, huzurumuza kast edildi. Vicdanı körelmiş, insafını kaybetmiş güçler, bizi tarih sahnesinden silmek amacıyla Çanakkale’de olduğu gibi, Sakarya’da, Dumlupınar’da var güçleriyle üzerimize geldi. Bu ordular karşısında elimizde güçlü silahlarımız yoktu; fakat kalplerimiz iman doluydu. Gönüllerimiz birbirine sımsıkı bağlıydı. Aynı secdede Rahman’a kul olmakla, aynı kıblede istikameti bulmakla, birbirimize verdiğimiz değerle, muhabbetimizle, birlik ve beraberlik ruhuyla bütün zorlukların üstesinden geldik. Din, ezan, bayrak ve mukaddesat uğrunda Doğusuyla, Batısıyla, Kuzeyiyle, Güneyiyle hep birlikte aynı safta mücadele ettik. Binlerce evladımızı şehit vererek bu toprakları hep birlikte vatan kıldık.

Aziz Kardeşlerim!

Bugün millet ve yaşadığımız coğrafya olarak yine ağır bir imtihandan geçiyoruz. Bizi birbirimize düşürmek, gücümüzü zayıflatmak isteyenler tarafından, ülkemiz, bir ateş çemberinin içerisine çekilmeye çalışılıyor. Mezhep, meşrep, ırk, renk, coğrafya ayrımı gözetmeksizin kardeşliğimiz, birlik ve beraberliğimiz, huzurumuz hedef alınıyor. Nice evladımız, geleceğimiz için şehadet şerbetini yudumluyor. İnsanlıktan nasibini alamamış, hiçbir ahlaki ve insani değer tanımayanlarca gerçekleştirilen hain terör saldırılarında masum kardeşlerimizi yitiriyoruz, yaralanıyoruz. Büyük üzüntüler yaşıyoruz.

Bize bu acıları yaşatanlar, kardeşliğimizi, birlik ve dirliğimizi hedef alanlar bilmelidirler ki; bizler bu topraklarda rengi rengine, dili diline, sesi sesine, gönlü gönlüne karışmış bir milletiz. Bizler asırlardır sevinçte-kederde, varlıkta-yoklukta birlikte ağlayıp birlikte gülmüş bir milletiz. Acı, şiddet ve korku bizi asla yıldıramayacaktır. Aksine bizi birbirimize daha fazla kenetleyecek, kardeşlik bağlarımızı daha da pekiştirecektir.

Kıymetli Kardeşlerim!

Yeter ki bizler, milletimizin, ülkemizin içinden geçtiği bu zorlu ve sıkıntılı süreçte görev ve sorumluluklarımızın farkında olmaya devam edelim. Şiddet, korku ve acıyla bizi birbirimize düşürmek isteyenlere inat, gönüllerimizi hiçbir ayrım gözetmeksizin sımsıkı kenetleyelim. Yeter ki gözü dönmüş cinayet şebekelerine karşı, “sen”, “ben” anlayışını bir kenara bırakıp “biz” anlayışıyla yekvücut olalım. Terörün ve onu kullanan şer odaklarının, topyekûn ülkemize, milletimize, kutsalımıza, istikbalimize kastettiğini asla aklımızdan çıkarmayalım. Yeter ki her türlü fitne, hile, tuzak ve oyuna karşı uyanık olalım. Aramızdaki muhabbet ve kardeşliği zedeleyecek her türlü söylem ve eylemden uzak duralım. Aksi takdirde terörün ve onu yönlendiren karanlık mihrakların emellerine alet olacağımızı asla unutmayalım.

Kardeşlerim!

Geliniz! Şu mübarek cuma vaktinde, hep birlikte Rabbimize şöyle yalvaralım:

Rabbimiz! Kardeşliğimize, birliğimize, dirliğimize, izzetimize, şerefimize göz dikenlere fırsat verme! Allah’ım! Dinimizin, milletimizin bekasını sarsacak her türlü dahili ve harici saldırılardan, fitne ve fesatlardan milletimizi, memleketimizi ve âlem-i İslam’ı muhafaza eyle! Varlığımıza, canlarımıza, mukaddesatımıza, huzurumuza kast edenlere karşı milletçe yekvücut olmayı nasip eyle Allah’ım! Rabbimiz! Bu toprakları vatan kıldığımız günden bugüne kadar nasıl birlikte kardeşçe yaşadıysak bundan sonra da bu şekilde yaşamayı bizlere nasip eyle!”

 

KARAR ve YARINA BAKIŞ Gazeteleri ilk hafta ne sattı?

Sevgili okurlarım, biliyorsunuz son zamanlarda bazı ulusal gazetelere el konup kapatılıyor, yerine yeni gazeteler yayın hayatına giriyor.

7 Mart’ta iki yeni gazete ile tanıştık.

YARINA BAKIŞ ve KARAR…

 YARINA BAKIŞ, ZAMAN Gazetesi’ne kayyum atanmasından sonra bir ekip tarafından çıkarılmaya başlandı.

Fontları ve mizanpajı ZAMAN’la aynı.

KARAR Gazetesi ise, daha önce yazdım, AKP içindeki “yönetime muhalif” bir grup gazeteci tarafından yayınlanıyor.

İlk hafta (7-14 Mart) tirajları dün elime geçti.

KARAR, ilk hafta günlük ortalama 45.298 satmış.

YARINA BAKIŞ Gazetesi’nin ilk haftaki günlük ortalaması ise 209.524.

Bu arada YARINA BAKIŞ’ın web sitesi de yayında: www.yarinabakiş.com

Bir bilgi daha…

Kayyum yönetimine geçen ZAMAN Gazetesi’nin günlük tirajının 3 binlere kadar düştüğü iddia ediliyor.

 

“TEKE TEK ÖZEL”e de sansür

Basından bir haber daha vereyim…

HABERTÜRK Televizyonunda çarşamba akşamları yayınlanan “TEKE TEK Özel” programı da yayından kaldırıldı.

Fatih Altaylı’nın sunduğu, Prof. Dr. İlber Ortaylı ile Prof. Dr. Celal Şengör’ün katıldığı program 16 Mart Çarşamba akşam son kez yayınlandı.

Tarihsel olayların masaya yatırıldığı program, geniş kitleler tarafından izleniyordu.

Fatih Altaylı, programın yayından kaldırıldığını, son programın sonunda canlı yayınla izleyicilerine duyurdu.

Karara çok üzüldüğünü belirterek, “Yayından çıkarıldığını öğrenince tansiyonum yükseldi, akşam burnum kanadı üzüntüden” dedi.

İlber Ortaylı ve Celal Şengör ise, “Gün gelir tekrar özgürce program yaparız” diyerek Fatih Altaylı’yı teselli etti.

“TEKE TEK Özel” yayından kaldırıldı, bakalım “TEKE TEK” devam edecek mi?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR