Hangi realiteyi yaşıyorsunuz?

MAKALEYİ DİNLE

 

Bir insan düşünün, iç dünyasında sevgi, huzur, barış yoksa, realitesine de bunu yaşaması mümkün değildir.

Kendini sevmiyorsa eğer, etrafındaki insanlara sevgi adı altında sadece fedakarlık yapmaktadır.

Fedakarlık yaptığı sürece sevilecektir.

Kendisi huzurlu bir insan değilse, sürekli tedirgin, huzursuz, sürekli kotu şeyler olacak hissiyle bir şeyleri kontrol etme duygusuyla yaşar.

Kendisiyle barışık birisi değilse, çevresindeki insanların tutum ve davranışlarından sürekli anlam çıkarmaya çalışır.

Her şeyin arkasında bir şey arar.

Hal böyleyken, dualarımızda sevgi dolu, huzur dolu, mutluluk  içinde yaşamayı dileyip dururuz. Sonra da niye olmuyor diye üzülüp dururuz.

Diş dünyamızın gerçekliği, tamamıyla iç dünyamızın yansımalarından ibarettir.

Doğası gereği insan öylesine diş odaklıdır ki, içerisi diye adlandırdığımız ruhsal dünyasını unutur.

Bu durumda da hayat ara sıra hatırlatma yapar.

Darbe sonrası yaşanılan beraberlik görüntüleri bana, unutulan Türkiye, unutulan Türk ruhunun kendisini hatırlatmasını çağrıştırıyor. Daha öncesinde herkes vatan için bir şey yaptığını söyleyip, bir türlü bir araya gelmiyordu.

Sonrasında herkesi tehdit eden bir olay yaşanınca ideolojiler bir kenara bırakılıp, yapılması gereken yapıldı.

Bugüne kadar görmediğimiz manzaralar yaşadık.

Bütün partiler el ele tutuştu.

Bu muhteşem bir görüntüydü. Vatanımızın, cumhuriyetimizin bekası için, birlik olunmuştu.

Birlik ruhunun canlanması için, böyle bir olay yaşamasaydık keşke.

Büyük resimde, unutulan Türk ruhu kendisini böyle hatırlattı ve görüş ayrımına bakılmaksızın herkes yan yana geldi, el ele tutuştu.

Küçük resimde ise kendi ruh dünyamız var.

Bu dünyayı etkileyenler ise,  kendi çevremiz, küçük dünyamız. Evimiz, ailemiz, arkadaşlarımız, akrabalarımız.

Kendi dünyamızda hangi çatışmaları, hangi tehditleri yaşıyoruz? Kimlere taviz veriyoruz?

Neleri görmezden gelip, değiştirmek için nelere emek harcıyoruz?

Çevremizle kurduğumuz ilişkilerimize göz atma vaktimiz geldi, geçiyor. Samimi olarak huzur dolu bir ortamda yasamak istiyorsak, devletin içinde yasanmış olanlar bize ibret olmalı.

Şu an devletimiz her şeyi temizlemek için çaba gösteriyorsa, sizde çevrenizde bunun farklı bir versiyonunu uygulamalısınız.

Sözünü ettiğim şey, ideolojik yada siyasi bir temizlik değildir. İçsel temizliktir.

Haksızlığa uğramaktan şikayetçiyseniz, önce kendiniz kimsenin hakkına el uzatmayacaksınız.

Hak yemek deyince hep para akla gelir. Sırada beklerken bir şey uydurup öne geçme çabası da hak yemektir. Her şeyi parayla ilişkilendirmek bizi yanıltır.

Hakikatte ise, para ile ilgili durumumuz yaptığız her şeyin sonucu olarak ortaya çıkar.

Arzularınızın, dualarınızın gerçek olmasını, mucizelerin size de uğramasını istiyorsanız ise kendinizden başlamalısınız.

Etrafla değil kendinizle ilgilenin.

İçsel huzur, içsel barış, içsel sevgi.

Yasam mucizelerinin kapısı, bu  anahtarla açılıyor.

Hepimize mucizeler ve güzelliklerle dolu günler diliyorum.

Sevgiyle kalın.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Ayşe Sarızeybek - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR