Bayram öncesi çarşı-pazarın durumu nasıl?

MAKALEYİ DİNLE

Ramazan öncesi…
Ramazan ayı boyunca…
Ve bayram öncesi…
Çarşı-pazar hep hareketlidir.
Müslüman toplumlar için “özel önemi olan” günleri geride bırakıyoruz.
Bugün arife, yarın bayram…
Alışveriş yerlerindeki kalabalık devam ediyor.
“Görüntü” iyi de, “icraat” nasıl?
Milletin cebinde para var mı?
Varsa harcıyor mu?
*******
Yıllardır şunu gözlerim:
Ramazan ayında “gıda harcamaları” artar.
Bayram öncesi ise ilgi, “elbise ve ayakkabı”yadır.
Tabii, bayramın özelliğine göre, “tatlı” ve “kurbanlık hayvan” harcamalarını da unutmayalım.
“Alışverişi” etkileyen unsurlar vardır:
*Vatandaşın cebinde para yoktur.
*Vatandaşın parası vardır, morali bozuktur. “Gelecek tedirginliği” yaşamaktadır.
*Fiyat artışı olmuştur. Pahalılık alışverişi engeller.
“Bu bayram öncesi durum nasıl?” diye sorarsanız…
Ben ortalığı hareketli görüyorum.
Ama alışveriş zayıf…
Nedenine gelince:
Sondan başlayayım.
Pahalılıktan değil…
Vatandaşın bayram için almayı düşündüğü elbise, ayakkabı ve gıda maddelerinde çok fazla fiyat artışı yok.
Sorun, birinci ve ikinci nedenlerde…
Vatandaşın parası yok.
Vatandaş, bugününü değil, yarınını da harcadı.
“Kredi kartı” ile “tüketici kredisi” ile borçlandıkça borçlandı.
Gırtlağına kadar…
Bu, bir gözlem değil.
Merkez Bankası rakamları böyle söylüyor.
Geçen yıl, bireysel kredi borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 226 bin iken, bu sayı bu yılın ilk 6 ayında 236 bin olmuş.
Yine geçen yıl, kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 311 bin iken, bu yıl 343 bine yükselmiş.
Demek, vatandaş 2011 yılına göre daha sıkıntılı.
Güç durumda ki, borçlarını ödeyemiyor…
Bunun başka “izah tarzı” var mı?
*******
Vatandaşın sıkıntıda olduğunu başka nereden anlıyorum?
Banka reklamlarından…
Zaten sıkıntıda olan milleti, iyice “risk altına” atıyorlar.
Hani, “ineğin bütün memelerini sağmak” deyimi var ya…
Vatandaşın sağılmadık tarafını bırakmıyorlar.
Sinekten yağ çıkarıyorlar…
Ne diyelim, maşallahları var!
Bir banka, “Vatandaşlık numaranı yaz, 1000 lira kredi al!” diye ilan veriyor.
Bir başkası, “İmza at, 2000 lira cebinde!” sloganını kullanıyor.
Bankalar, araştırma yapmadan “kampanya” başlatmazlar.
Demek, bayram veya başka şeyler için 1000 liraya ihtiyacı olan o kadar çok kişi var ki, bankalar böyle bir kampanyaya giriyorlar.
Şimdi bayram bitecek, “eğitim kredisi” başlayacak.
Arkasından “Kurban Bayramı kredisi”…
Yılın sonuna doğru ise “yılbaşı kredisi”…
Bu küçük krediler, toplumda alt gelir grubunun sıkıntısını ortaya koyuyor.
Çoğu borçlu… Borcu borçla çeviriyor.
Bu durum da piyasaya yansıyor.
İnsanlar, rahat alışveriş yapamıyorlar.
Harcadığı paranın borç olduğunu bile bile nasıl gönül huzuruyla alışveriş yapsın ki?
*******
Peki, ya parası olanların durumu?
Gördüğüm kadarıyla onlar da fazla harcamıyorlar.
Moralleri bozuk…
Terör…
Şehit haberleri…
Suriye’nin durumu…
Bölgede savaş ihtimali…
Siyasetçilerin ıslah olmaz halleri…
Bütün bunlar, elbet üst gelir grubunun harcamalarını etkiliyor.
*******
Şöyle veya böyle…
Bugün arife.
Bir bayramın daha eşiğindeyiz.
Sıkıntılar da olsa, “mutluymuş” gibi yaparak bir bayramı daha geçireceğiz.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR