Kadın, şiddet ve haklar

MAKALEYİ DİNLE

Nerede kalmıştık?

Dedik ki kadınla ilgili olarak genel bir algı problemi mevcut.

Bu problemin altında ise "dini gerekçelerin" önemli bir payı  var.

Müslümanlar açısından da bu ne yazık ki böyle.

Yani kadınla ilgili olarak İslam'da yeri olmayan birçok yanlış bakış açısı Müslümanlar arasında hala devam ediyor.

Çünkü bazıları İslam'da kadının erkeğin "eğe kemiğinden" yaratıldığı için "eğri, kırılgan ve narin" olduğunu söylerken aslında bunun Tevrat'a ait bir öğreti olduğunu, Kur'an-ı Kerim'de her ikisinin de "nefsin vahidetin" yani bir nefisten, bir cevherden (Nisa, 1) yaratıldığının buyrulduğu gerçeğini görmezler...

Yani erkeğe "bağımlı" değil, "erkekle beraber" yaratıldığı gerçeğini...

Dolayısıyla yaratılıştan "eksik" olmadığını...

Ve buna bağlı olarak "terbiyeye muhtaç" ve "cennetten çıkma dayakla (!)" terbiye edilebilir bir yaratık da olmadığını...

Abarttığımı düşünmeyin lütfen!

Zira kadına yönelik şiddetin alt yapısını tam da bu gibi da söylemler mesrulaştırmıyor mu?

Üstelik Hz. Peygamber (S.A.V.) eşleriyle arasında Kur'an'a konu olan anlaşmazlığında dahi müracaat etmediği dayağı, Kur'an'i metod kabul ederek...

Ne gariptir ki, bu kadar sert tedbirle eğitime müstahak kabul edilen kadınlar aynı zamanda nesli şekillendirme ve eğitme vazifesi verilen varlıklar...

Cenabı Hak sorumluluk verirken liyakati esas aldığına göre bu bakışa göre (sümme haşa!) kadını "istisna tuttu" mu diyeceğiz?

Liyakat olmasa nesil önce kadının elinden geçer miydi?

Ya da şöyle soralım: Madem bu kadar eksik, "fıtraten" neden nesil önce kadının elinde şekillendiriliyor?

İroniktir, kadını eksik görenlerin dahi bu konuda hemfikir olduğunu görüyoruz...

Demek ki "eksik bir varlığın" nesli yani geleceği şekillendirmesinde kendileri için bir beis yok!

Tuhaf...

Anlaşılan o ki gelecekten fazla beklentileri yok...

Daha önce kadının çalışması mevzuuna temas etmiştik, o nedenle tekrar etmeyeceğim...

Hak söz konusu olduğunda erkeğin hakları üzerinden kadın haklarının konuşulması da bir ayrı ve yaygın bir problemdir.

İslam'da "insan olmak" bakımından her iki cinsin de eşitliği ile kadın ve erkeğin haklarının karşılıklı oluşu hususları bir yana...

Bu tartışmalar yapılırken, özellikle "hak" konusu tartışılırken neden hakkın elde edilmesini sağlayan bana göre en önemli unsur olan "ödevler" konusu da aynı hararetle gündeme gelmez?

Bir başka ifadeyle "reisin" kim olduğunun yanında reisin hangi "ödevlere" matuf olduğu ve bunlar yerine getirilmeden "hak" iddia etmenin İslam'ın adalet ve liyakat ilkelerini ihlal etmek olduğu neden yüksek sesle ifade edilmez?

Bunlar görülmeden hangi kadın hakları ve kadına şiddet meselesi çözülebilir?

Çözülemez ve çözülemiyor da...

Ondan sonra istediğiniz kadar kadınlar günü kutlayın...

Yetmez...   

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Banu Gürer - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR