Affedersiniz anamız bellenmiş, bizim memleket hâlâ lay lay lom!

MAKALEYİ DİNLE

İnanılır gibi değil!
Türkiye, böyle bir dönemi hiç yaşamadı.
“Milli kimliğimiz” i elimizden aldılar.
Vatanımız bölünme tehlikesiyle karşı karşıya.
Batı’ya tam teslim olduk, malum ülkelerin emir ve direktifleri doğrultusunda hareket ediyoruz.
Yıllardır ülkemize kan kusturan PKK ve Apo, baş tacı edildi…
Terörle mücadele eden, devletimizin temel direği Türk Silahlı Kuvvetler mensupları ise cezaevine atıldı.
Yaşadıklarımız, “birlik, beraberlik ve barış” süreciymiş.
Nerede “birlik”, nerede “beraberlik”, hangi “barış”?
Affedersiniz anamız bellenmiş, bizim memleket hâlâ lay lay lom!
Siyasiler…
Gazeteciler…
Sivil toplum örgütü mensupları…
Aydın geçinenler…
Hepsi ama hepsi ağır dozda narkoz almış durumda.
Görmüyorlar…
Duymuyorlar…
Konuşmuyorlar…
Neymiş?
“Silahlara veda” imiş…
Neymiş?
Silah devri bitmişmiş…
Neymiş?
Barış zamanıymış?
Neymiş?
Öcalan’dan tarihi çağrıymış…
Neymiş?
PKK çekiliyormuş…
Neymiş?
Türkiye’ye bahar gelmiş…
Ne bahar ne bahar!
Çiçekler açtı…
Kuşlar cik cik…
Böcekler çıt çıt…
Memleket bu havada…
Olup bitenler, kimsenin umurunda değil!
Öyle bir “beyin yıkama”, öyle bir “psikolojik harekât” var ki, topluma “doğru” diye “yanlışlar” gösteriliyor.
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bebek katili bir canavarın ağzına bakar hale getirildi.
O ne diyorsa, o yapılıyor.
Aslına bakarsanız, Apo da “piyon”…
İpleri, ABD’nin elinde...
PKK, ABD’nin bölgedeki silahlı gücü, yaptırım gücü…
ABD, PKK’yı bölge ülkelerini terbiye etmekte kullanıyor.
Yaşadıklarımız da bu!
Bölge ülkeleri, kısa adı BOP olan Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde “terbiye” ediliyor.
***********
Geçenlerde Prof. Dr. Nurullah Aydın’ın “Tarihi hatırlamak” başlıklı güzel bir yazısını okudum.
Dünü, bugünü ve yarını anlatıyor…
Sizlerle paylaşmak istiyorum.
“Tarih ders alınması gereken gerçeğin aynasıdır. Türk Milleti tarihte esaret yaşamamış bir millettir. Bağımsız yaşama gönül vermiş Türk milleti dış ihanetten dolayı değil genellikle iç ihanetler sonucu sıkıntılara düşmüştür.
Tarihten alınması gereken dersler vardır. Ve bu dersler hatırlanmalıdır.
Tunus, Mısır, Cezayir, Yemen, Fas, Libya, Bahreyn ülkelerde ayaklanma ve gösteriler başlatılmıştır. Şimdi ise Suriye üzerinde oyun oynanmaktadır. Bunlar salt o ülke dinamiklerinden olmamıştır. Yıllarca hazırlanan ajanlar ve o ülkenin hainlerinden istifade edilerek yapılan operasyonlardır. Kuzey Kafkasya ve Ortadoğu’da 22 ülkenin sınırlarının yeniden çizilme çalışmasıdır. Operasyonlarda 3. ülke ajanları kullanılmaktadır.
İran hariç diğer ülkeler, Osmanlı Devleti idaresinde kalmış, Osmanlı Devletinin parçalanması sırasında, İngiltere, Fransa, İtalya tarafından işgal edilerek sömürge olmuşlardır.
Mısır ve Türkiye jeopolitik ve stratejik ülkelerdir. Ortadoğu’nun ortak özelliği; petrol ve doğal gaza sahip olmalarıdır. Bu bölgenin ellerinde olması veya bu ülkelere kumanda edebilecek, kendilerine bağımlı bir yönetici kadrosu olan ülkenin kullanılmasıdır.
Fas’tan Endonezya ya kadar İslam dünyasında bir kaos var. Bu kaosu, diktatörlüklere karşı çıkan Müslüman halkların başkaldırısı olarak yorumlayanlar olduğu gibi Genişletilmiş Büyük Orta Doğu ve Kuzey Afrika Projesi’nin somut uygulamaları olarak görenler de var.
Türkiye; emperyalizmin siyasi, sosyal, ekonomik kültürel baskısı altındadır.
Emperyalizmin kabul edilmesi halinde ardından işbirlikçilik gelir. Rahatsızlığın sebebi budur.
Türk Milleti’nin yolunu çizen; içinde yaşadığı yurt ve bir de milletler tarihinin bin bir facia ve ıstırap kaydeden yapraklarından çıkardığı neticelerdir.
Unutulmamalıdır ki; tarihten alınması gereken derslerin daima hatırlanması gerekir.
Tarihte yaşamış uzun ömürlü devletler Roma ve Osmanlı imparatorluğu Anadolu, Boğazlar, Ege, Akdeniz ve Ortadoğu bölgesine, milli güçlerini artırarak sahip olmuşlardır.
Anadolu ve Trakya’da geçmişte birçok devletçik, beylikler yaşamıştır.
Ancak denizlere hâkim olamadıkları için ömürleri kısa olmuştur.
Alparslan’ın Malazgirt savaşı ile açtığı kapı, Kutalmışoğlu Süleyman Şah’la 1074 İznik’te kurulan Anadolu’da Türk devleti; haçlı savaşları ile uğraşırken bir yandan da Anadolu’nun Orta Asya’dan gelen Türklerle yerleşik hale getirilmiştir.
Miryokefalon Savaşı; Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan ile Bizans imparatoru I. Manuel Komnenos arasında, Isparta Gelendost yakınlarında Miryokefalon da yapılan savaş(17 Eylül 1176 Salı günü, Isparta) Anadolu’da Türk hâkimiyetinin kabul edildiği savaştır.
Aynı var olma yok olma, 1922 yılında Sakarya savaşı ile verilmiş, Mustafa Kemal liderliğinde savaş kazanılarak, Anadolu ve Trakya bütünlüğü korunmuştur.
Bugün aynı bölgeye sahip olmak uğraşı veren ABD, İngiltere, Fransa şer üçgeni vardır. Bütün çaba, bölge üzerindeki stratejik hedeflerdir.
Türkiye toprakları üzerindeki Yunanistan’ın Enosis beklentisi değişmemiştir.
Ermenistan’ın anayasasında yer alan bayrağıyla Doğu Anadolu özlemi devam etmektedir.
Türk Milleti’ni etnik kimliklerle bölmek, parçalamak, ortak dokuyu parçalamak çabası içinde olan gaflet dalalet ve hıyanet içinde olanlar, dün de vardı, bugün de var, yarın da olacaktır.
Bugün, Türkiye fetret devrini(bunalım devri, karışıklık dönemi) yaşamaktadır.
Türk Milleti’nin ortak aklı olan milli irade; tarihin her kaos döneminde, Türk milletinin varlığını ve bekasını korumak ve kollamak görevini yapmıştır. Bu irade. her dönem yenilenmiştir. Milli iradenin ortaya konulacağından hiç ama hiç kimse endişe etmemelidir.”






# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR