Burak Süleyman… Volkan Şen…

MAKALEYİ DİNLE

Belki abartılı bir benzetme olacak ama…

Benziyorlar Burak ile Volkan’ın son halleri birbirine…

Hırçın…

Aşırı kazanmaya endeksli…

Kesersen hocalığın kalmaz…

Kendi başına bir şeyler yapmaya çabalarken bencil davranırsa…

Fatura hoca olarak yine sana kesilir…

Yani zor oyun ve zor oyuncu…

Galiba bütün çözüm yine bu çocuğun, bizzat kendi beyni ve ayaklarına kalıyor…

Artık bir evin sorumluluğunu da aldı…

Baba şefkatiyle, arkadaşlarıyla paslaşmalı, paylaşmalı, onları motive etmeli, yapamıyorlarsa da, yapmaya zorlamalı…

Orkestra şefi…

Ya da moda deyimiyle…

‘Reis’lik işte böyle bir şey olmalı…

Tek koşan o…

Tek çalım atan o…

En çok hata yapan da o…

O halde, kesmek mi…

Şimdi mi?..

Kesinlikle hayır!..

‘Bırak’ artık takımı tek başına sırtlamayı…

Yine ‘Muhteşem Süleyman’ımız ol!..

 

1…2…3…  Melo yetmez…  4…5...6… olsun!..

Vanspor maçını izlerken, ona yarı ir gözlükle baktım…

Çocuk Melo’ya öyle benzetilmiş ki, koşuşunu bile ona göre ayarlamaya çabalıyor…

Lider olmak için kendini adeta yırtıyor…

Hava sıcak…

Bunaltmış…

Yanında bir yardımcısı yok…

Sefa çok geriye çekilmiş…

Sorumluluk alan az…

Tüm yük omzuna binmiş gibi görünüyor…

Galatasaray’da Melo tüm yükü sırtlar, gol kurtarır bir de gol atardı…

Melo Mesut Özdemir’in şu an çini onları yapabilmesi zor gözüküyor…

O halde kendini kasmamalı, ama bu çocuğun, Allah göstermesin, sakatlanmaması için de Ümit hoca orta sahaya mutlaka takviye bulmalı…

Mert-Mesut galiba en iyisi!..

Göbek adında bile bir ‘M’ harfi olan bulunursa…

“3M” harika bir marka olur…

 

Birileri sahada sorumluluk almalı… Yoksa BAL tatlı mı geldi?..

Vanspor maçını incelemeye devam…

Takımın geneline baktığınızda, bir an önce ilk golü atıp, farka koşmak adına bir inatlaşma var…

Bir grup futbolcu, “Acele etme, sakin ol, nasılsa golü atıp maçı alacağız” havasında…

Bir grup futbolcu ise “Yahu olur mu, bir an önce golü atalım, da arkası gelir, adamlar mecburen açılacak” havasında…

İyi de her ikisinde de gereken tek şey var…

Topu iki üç direk arasından içeri sokmak…

(Hep üst direk unutulur, iki direk arası denir, düzelteyim dedim)…

Bunu yapamıyorsanız…

O zaman 3-0’lık iki galibiyet size 6 puan kazandırırken, 0-0’lık iki iç saha beraberliği de 4 puan kaybettirir işte…

Yapın bakalım hesabı…

Evet…

Bu hesabı yapabilecek birçok oyuncu sayabilirim size bu takımda forma giyen…

Ama galiba sorumluluk konusunda ortak bir fikir yok…

Sorumluluk alacak oyuncu sayısı artmalı…

Haydi Şebnem’in şarkısında dediği gibi…

‘Sil baştan yapmak lazım bazen’…

Şimdi öyle yapalım…

Durumumuz fena sayılmaz…

Ama iyi de değil…

Gelin çarşamba günkü Manavgat ve pazar günkü Kütahya maçları milat olsun…

Aksi halde ‘Milat’tan önceye döneriz…

Ne dersiniz, yoksa BAL tatlı mı geldi?..

 

Ben faturayı ‘güneşe’ çıkardım…

Nasılsa bugünlerde yapılacak en moda şey, faturayı ‘Güneş’e çıkarmak…

Ama benim dediğim Şenol Güneş değil…

Gerçek güneş…

Önceki günkü Van maçında basın tribününde bile terledik…

Acayip sıkıntılı bir hava vardı…

Sahaya indik daha da sıcaktı tabii…

Yani öyle, yazdan kalma bir gün…

Çocuklar bunaldı…

Hakem bile ekim başında su molası verdi…

Ekim ayının ilk günleri, böyle bir sıcak, normal değil…

Her kayıptan sonra takımda savunma mekanizmaları harekete geçer...

Güdüseldir bu…

Van maçında gelen beraberlik için de herkes bir fatura arayacak elbette…

Ben faturayı güneşe çıkardım…

Çok yaktı…

Oynamak istemeyen Van’ın işine yaradı bu…

Çünkü oynayan ve 3 puan için savaşan Kocaelispor’du…

Bunun için de rakibinden daha çok koşması gerekiyordu…

Ee, Yaş ortalaması da malum…

O halde…

Ah be güneş…

Aldın gittin iki puanı…

Bıraktın bizi Aynalıkavak gibi…

Yalnız…

Çaresiz…

Ama onurlu…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR