Böyle olacağı belliydi!

MAKALEYİ DİNLE

Oldum olası ittifak olaylarına karşı olmuşumdur. Bu işlerin altında gizli koalisyonların olduğunu düşünmüş, yapılan çalışmayı ve ‘birlikten güç doğar’ gibi martavalları gereksizce bir davranış biçimi ve uygulama olarak görmüşümdür…

Olaya bakış açım ise bellidir…

Meseleyi ringde dayak yemiş bir boksörün, salonun dışında arkadaşlarını toplayarak rakibini dövmeye çalışması olarak yorumlarım. Fakat bazen o darp edilmek istenen boksör öyle yaman çıkar ki, ne kadar birleşen varsa karşısında hepsini birer yumrukta indiriverir aşağı…

Geçtiğimiz yerel seçim sürecinde de aynı olay yaşandı birçok yerde. Muhalif cephenin en çok iddialı olduğu bölge ise Körfez ilçeydi. Burada CHP ve Demokrat Parti sözüm ona bir ittifak yapmış, kendilerini ele avuca sığmaz zannederek bu ittifak ile ‘İşi bitirdik’ havalarına girmişlerdi. Her yerde ‘Seçim bizim’ havası atılıyordu.

Allah var, çok iyi ve sosyolojik açıdan önemli denilebilecek bir adaylarının olduğunu biliyoruz. Bu konuda herkes hemfikirdir diye düşünüyorum. Reşat Hoca’nın buradaki adaylığının CHP’ye beraberinde bazı kazanımları getireceğine emindim. Ancak meclis listesi hazırlandığında temsiliyetler yeterli düzeyde olmayınca, yani Körfez halkı CHP’nin belediye yönetiminde kendisinden bir şeyler bulamayınca sonuç da kaçınılmaz oldu.

Hele hele 2004 ve 2009 seçimlerinde partisi DYP ve DP’den çok daha fazla oy alan Fevzi Canbaz’ın da listede yer almasına rağmen CHP’nin oyu 29 Mart seçimlerinden daha düşük seviyede kalması akıllara yeniden geçmişte yaşanan bazı olumsuzlukları getirdi.

Parti içinde birileri Fevzi Canbaz’ın yeterliliğini ve oy verimliliğini tartışır oldu. Son olarak Demokrat Parti’nin ilçe kongresinde yaptığı öne sürülen konuşması nedeniyle CHP tarafından disiplin kuruluna sevk edildi.

En azından böyle bir iddia var parti içinde konuşulan.

Akil insanların yapmayın, etmeyin sözlerini dikkate almayınca, hem CHP hem de Fevzi Canbaz böylesine bir olumsuzlukla karşı karşıya kaldı. Bu olay özellikle Canbaz için sıkıntılı bir sürecin başlangıcı olabilir. Çünkü DP’liyim diyerek CHP’de siyaset yapmak pek mümkün olmayabilir. En azından parti içindeki bazı etik değerler buna engel olur.

CHP’de disiplin süreci yaşamış bir isim olarak da bundan sonraki süreçte DP’de nasıl siyaset yapacak, yapsa bile ne kadar etkili ve yetkili olacak, o da ayrı bir konu tabi.

Kısacası bugüne kadar siyasi partilerin birilerine karşı seçim kazanmak için yaptıkları ittifakların hiç biri olumlu sonuç vermemiş. Aksine hep kendilerinden bir şeyler götürmüş. Körfez ilçede yaşanan da böyle bir durum. Canbaz ve CHP belli ki birbirlerine katkı sunacak durumda değiller. En azından bu kadar yaşanandan sonra daha fazlasını beklemek olmaz.

İttifak da neyin nesi…

Gücün varsa çıkarsın, aday olursun ve milletin sana yetki vermesini beklersin.

Olmadı mı, ısrar etmez kabuğuna çekilirsin.

Bakın, etik siyaset sadece politikacıların birbirlerine ya da temsil ettikleri kurumlara olmaz. Aynı zamanda siyasetçinin kendisine saygısı da etik kurallar dahilindedir. O halde kendine saygısızlık etmeyeceksin. Her dönemin kadrolu adayı olarak sürekli milletin önüne çıkmak açıkçası belli bir yerden sonra sıradanlık olarak algılanır.

Dahası, siyasette dik duruş şarttır. Çünkü bu dik duruş o kişinin politik geleceği açısından önemli ve elzemdir. Bu irade olmadan sizin ve yaptığınız siyasetin ömrü uzun olmayacaktır. Bu hassas kurala önem vermeyenler ise bir yerde mutlaka tıkanacak, nefessiz kalacaktır.

Çünkü bir yerden sonra bırakın seçmen yapısını, temsil edilen politik kurum bile ‘artık yeter’ diyecektir…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR