BM’ye “One Minute”

MAKALEYİ DİNLE

Türkiye, “One Minute” ile, Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’in o dönemki Cumhurbaşkanı Şimon Perez’e ve Davos’taki açık oturumu yöneten şahsa parmak sallarken tanışmıştı.

Olay bir anda büyümüş, Erdoğan’ın Davos’u terk etmesi ile dünya gündemi “İsrail’e ilk kez böyle bir tepki gösterilmiş olmasından dolayı” şaşkındı.

Netice istenen düzeyde olmuş, dünya bir anda gözünü Mescid-i Aksa’ya çevirmiş, Filistinlilerin yaşadığı işkenceler biraz olsun fark edilmişti.

Bu durum aslında toplumlara küçük bir cesaret de vermişti. Zira çetin bir ses yükselmiş, “Bir dakika” diyerek zalime karşı her zaman sesin yükseltilebileceğini, haksızlık karşısında susulmaması gerektiğini ortaya koymuştu.

Tabi bu mevzunun üzerinden uzun yıllar geçti. O dönem Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan şimdi Cumhurbaşkanı.

Ve o bildik tavrından bir şey değişmediğini bu kez Birleşmiş Milletler nezdinde biraz daha geniş bir kitleye gösterdi.

BM’nin önceki gün yapılan genel kurulunda bir anlamda yine esmiş gürlemiş.

İfadelerindeki en çetin bölümü sizlere aktarayım:

“Birleşmiş Milletler’in Reforme Edilmesi Gerekir. Genel Sekreter Ban Ki-Moon öncülüğünde yapılan çalışmaları, gösterilen çabayı takdir ediyorum. Fakat BM Güvenlik Konseyi reforme edilmedikçe, bu çabaların tam manası ile amacına ulaşamayacağı açıktır…

İşte bu sebeple biz, “Dünya Beş’ten büyüktür” gerçeğini her fırsatta uluslararası kamuoyuna hatırlatıyoruz, hatırlatıyorum…

Zira Birinci Dünya Savaşı’nın şartları içerisinde yapılmış olan bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni bugün aynı şekilde yaşamamız mümkün değil. Bu beş ülkenin iki dudağının arasına dünyayı mahkum edemezsiniz. Şu anda dünya bu beş ülkenin iki dudağı arasına mahkum edilmiştir.

5 tane daimi üye, 15 tane geçici üye… Böyle bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olamaz…

Tüm dünyanın temsil edilmediği bir BM Güvenlik Konseyi adaleti tesis edemez. 3 tane ülke Avrupa’dan, 1 ülke Asya’dan, 1 ülke ABD, 5 ülke…

Peki, dünyanın diğer ülkeleri ne olacak?

Biz diyoruz ki, 20 ülkenin hepsi daimi olsun. Dönerli olarak 2 yılda bir değiştirilsin. Ve hepsi de dünyayı temsil etmek üzere tüm dünya ülkeleri burada yerini alsın. Adalet ansan böyle tesis edilir.

“Acaba ben sesimi çıkarırsam ne olur?” diye düşünürseniz, biz yanmışız…

O zaman biz bu siyaseti yapamayız. Siyasetçi omurgalı olacak. Siyasetçi inandığı doğruları seslendirecek. Bunun da arkasında duracak. Dünya aradığı adaleti böyle bulabilir.

Irkçılık ve yabancı düşmanlığının öteki yüzü olan İslam düşmanlığı yurt dışında milyonlarca vatandaşı olan Türkiye için önemli bir konudur.”

Verilen mesaj çok net. Birleşmiş Milletlerin gerçek hüviyetine ve sadece beş ülkeye hizmet etmesini istemiyor bizim Reis. Çok da doğal bir tavır bana göre. Fakat dikkatimi çeken ifadesi şu oldu. Aslında bütün konuşmasına anlam kazandırdığını düşündüğü husus…

“Acaba ben sesimi çıkarırsam ne olur, diye düşünürseniz, biz yanmışız…”

İsrail’e ‘One Minute” dediği zaman ortaya çıkan en belirgin durum, bu ülkenin dokunulmaz, tepki gösterilmez bir ülke olmadığıydı.

Şimdi de böyle oldu. BM dokunulmaz değil. Şayet ortada bir adaletsizlik var ise bu giderilmelidir. Sadece 5 daimi üyenin (Çin, Fransa, Rusya, Bileşik Krallık ve ABD) mutluluğu için milyarlarca insanın mutsuz olmasına kayıtsız kalınamaz.

Bu yüzden Reis’in BM Genel Kurulu’nda, Güvenlik Konseyi ile ilgili verdiği ayar dikkate değerdir. Herkesin sesini yükseltmesine sebep olabilecek bir girişimdir ve desteklenmelidir…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR