Can sıkan olaylar zincir

MAKALEYİ DİNLE

Her ay, her hafta, her gün, hatta her saat ülkenin gündemi yıldırım hızı ile değişiyor. Bu değişimde bizi mutlu edecek, umutlandıracak en ufak sevindirici haberlerle karşılaşamıyoruz.

Gazetelere, televizyonlara bakıyorsunuz haber bülteninin her karesi, gazetelerin her satırı kavga, dövüş, gasp, tehdit, şantaj, ölüm haber ve resimleri gırla gidiyor.

Yorumcu anlı şanlı kişileri farklı farklı tamamen birbirinin zıttı olan görüş ve değerlendirmeleri insanları çelişkiye düşürüyor. Hangisi haklı ve doğru asla bilemiyorsunuz. Birinin ak dediğine diğer kişi kara diyor. Olayların değerlendirilmesi ve yorumlanması tam bir aşure gibi karışık.

           

MİLLET MECLİSİMİZ

Yüce meclisimizde de partiler ve sözcüleri aynı kavram kargaşasını sürdürüyor. Üstelik hakaret, kavga ve küfür gırla gidiyor.

Bu kargaşa ve sertlik ister istemez halka yansıyor. Ön teker nereden giderse arka teker oradan gider misali halkın ekseriyeti patlamaya hazır bomba gibi. Herkes kırmızı görmüş boğa gibi burnundan soluyor.

İşsizlik bunalımı içinde olan büyük bir kitle huzursuz ve çaresizlik içinde kıvranıyor. Ekonomimiz devamlı cari açık veriyor. İhracatımız ithalatımızı karşılamaktan uzak. Sıcak para ile nereye kadar yol alabileceğimiz kuşkulu, sıcak para kendisini güvenli hissetmeyeceği bir ortamda göçmen kuşları gibi uçar gider.

İç siyasetimizde ayrışma devamlı körükleniyor. Geleceği değil geçmişteki ayrıntı ve hatalar hep gündemde tutulup sakız gibi uzatılıyor.

Kendi evimizin önünü temizlemek yerine hep başkalarının bağı ve bahçesi ile uğraşılıyor.

Bizi idare eden sorumlular dağ gibi sorunları çözme mecburiyetindeler.

Sorun üretme değil sorunları çözmek için yetki aldıklarını unutmamalıdırlar.

ORTADOĞU BATAKLIĞI

Ortadoğu barut fıçısı gibidir. Patlıyor ve daha büyük patlamalara hazır vaziyette. Orta doğuya barış, demokrasi getireceğiz diye yola çıkanlar tam bir kaos ortamı yarattılar. Gelenler gidenleri aratır duruma geldiler. Ortadoğu baharı zemheri kışa döndü.

 Tunus, Libya, Mısır, Irak ve Suriye de her gün onlarca insan öldürülüyor. Kim kimi ve kimleri niye, niçin ve nasıl öldüklerini anlamak mümkün değildir.

 Her yerde farklı farklı değişik amaçlı terör örgütleri ortamı cehenneme çeviriyor. Ucu görünmeyen bir tünelde kavga devam ediyor.

Sonucu kestirmek asla mümkün değildir. Yıllarca sürecek ayrışma ve kin tohumları derinlere ekildi.

Tarihi gerçekler bizim buralarda olmamamızı şart koşuyor. Bunları görmek için uzman olmaya gerek yok. Kurtuluş savaşı öncesine ve sonrasına bakmak yeterlidir.

Canavar yaratanları eninde sonunda yarattıkları canavarların parçaladıkları örnekler tarihte doludur.

Bizim yol haritamız yurtta sulh ve cihanda sulh olmalıdır. Bunun dışındaki her politika risklidir.

Emperyalizmin böl, parçala, yönet tuzağına düşmeyelim.

Ayrışmaya değil, birleşmeye ihtiyacımız var. Bu cennet vatanı dedelerimiz canlarını vererek kurtardılar.

Birlik ve beraberlikten kuvvet doğar. Bizim bir ve beraber olmaya elimiz mahkûmdur. Başkaca çıkış yolumuz yoktur. Sen, ben, o değil biz demek gerekir.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Bilal Dündar - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR