Engelli yaşam...

MAKALEYİ DİNLE

Bir insan için en büyük nimet “sağlıklı bir yaşam” olmalı.

Sağlıklı bir yaşam nasıl mümkün olabilir?

Hemen aklıma gelenler;

  • Bilinçli beslenme,
  • Temiz bir çevrede yaşamak
  • Gürültü, kavga, stres, terör ve savaşlardan uzak yaşamak,
  • Sosyal yaşamda mutlu olmak,
  • Severek yaptığı bir işi, sosyal güvencesi ve hobileri olmak.
  • Sporu bir “yaşam kültürü” olarak sürdürebilmek.

Yaşadığınız ülke, aldığınız eğitim, sahip olduğunuz meslek ve yaptığınız iş de sağlıklı yaşamanızda olumlu ya da olumsuz etkenler olabiliyor.

Peki, ya engelli bir yaşam?

Düşünün; gözleriniz görmüyor, kolunuz ya da ayağınızdan biri ya da ikisi eksik, konuşamıyor ve derdinizi anlatamıyorsunuz. Duyamıyorsunuz ya da yatalak bir hastasınız.

Allah esirgesin ama böyle bir yaşam ruh dünyanıza nasıl yansırdı?

Ne yazık ki, ülkemiz nüfusunun yüzde 12.29’u engelli!..

Bu yaklaşık 8.5 milyon kişi.

Bu insanların eğitimi, iş bulabilmeleri, sosyal güvenceleri, sosyal yaşama katılmaları, aile kurmaları, ruhsal dengelerini korumaları, seyahat etmeleri kolay mı? Her biri ayrı sorun.

Gelişmiş ülkelerde de “engelli yurttaş” oranı yüksek olabiliyor. Örneğin; İtalya’da yüzde 6.6, İspanya’da yüzde 8.7, Hollanda’da yüzde 27.2, Finlandiya’da yüzde 32.2. Ama bu ülkelerde engellilere yönelik büyük bir duyarlılık var. Eğitimleri, sosyal güvenceleri, iş bulabilmeleri, ulaşımları, toplumsal yaşama katılmaları için büyük olanaklar sağlanıyor.

 

Türkiye’de engelli olmak…

Önce, “NEDEN?” sorusunu sormalıyız.

Neden engelli olunuyor?

  1. Akraba evlilikleri,
  2. İş kazaları,
  3. Trafik kazaları,
  4. Terör,
  5. Tıbbi müdahale yanlışları.

Bu ülkede, “insan ve yük taşımacılığının” yüzde 93’ü KARAYOLU ile yapılıyor! Bu çarpıklığa ne yol yeter, ne köprü, ne denetim. Üstelik, “daha çok otomobil satılsın” diye, ehliyet almak da hayli kolay! Direksiyon başına geçenlerin bir kısmı “ruh hastası” gibi! Kırmızı ışık, aşırı sürat, direksiyon başında telefonla konuşmak, çiftetelli oynamak gibi kaza nedenlerimiz var! Her yıl ortalama 6*7 bin insanımız karayollarında canını yitiriyor! Sakat kalanlar bunun da üzerinde!

İŞ CİNAYETLERİ sonucu da her yıl yaklaşık 2 bin kişi canını yitiriyor! Engelli kalanları da en az ikiye katlayın!

Engelli vatandaşların eğitimleri ve iş yaşamına kazandırılmaları, sosyal güvenlikleri hala ciddiye alınmıyor. Engelli nüfusun yüzde 36’sı okuma-yazma bilmiyor! Yüzde 14’ü lise ve dengi okul mezunu. Sadece yüzde 1.2’si üniversite mezunu. Yasa olmasına karşın, kamu kurumlarındaki “engelli kadrolarının” çoğu boş!..

Engelliler kent yaşamında da “yok” sayılıyor!

Örneğin; kaldırımlar otomobillerin işgali altında! Sarı çizgilerin ne anlama geldiğini bilen o kadar az ki…Hatta bazıları elektrik direkleriyle engelleniyor!

Kent içi ulaşımda kaldırım, toplu taşıma araçları ve engellilerin hesaba katılmadığı merdiven engelleriyle karşılaşıyorlar.

Kent ve ülke yönetimlerinde olanlar şunu unutmasınlar; bu koşullarda, bu ülkede bir gün sizler de, bizler de engelli olabiliriz!..

Engellilerin önündeki engelleri kaldıralım, daha fazla engelli oluşmasının önüne geçelim…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR