Siyaset-spor!..

MAKALEYİ DİNLE

Şimdi kent gündeminde bir tartışma var…

Evet mi, hayır mı? Tartışmasının bir başka boyutu…

Kentin siyasi iradelerinden biri olan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, bizzat yönettiği ‘Evet platformunu’ bu kez spor kulüpleri için açtı. Kulüpler de bu çağrıya ilgi gösterdi. Hatırı sayılır bir kalabalık toplandı. The Ness Otel’deki toplantıya KASKF de tam kadro destek verdi. Bu toplantıya gelirken hazırlıklı olan spor kulübü başkan ve yöneticileri ile bazı antrenörler, ‘evet’ propagandasının yapılacağını biliyorlardı. Yani oraya kimse zorla getirilmedi, silah zoruyla evet dedirtilmedi.

***

Şimdi burada yapılan tartışma iki boyutlu…

Bir grup propaganda yapılmasını uygun bulmuyor. Bir grup ise evet propagandasına katıldığını kabul ediyor ‘Yine olsa yine giderim’ diyor…

Önce adını koyalım: Bu bir seçim değil, referandum… Tabii ki dileyen dilediği gibi görüşünü savunur…

Siyasi iradenin başı olan belediye başkanı da bu propagandasını her platformda yapacaktır…

Çarşıda…

Pazarda…

Maçta…

Toplumun bulunduğu her hareketli ortamda, bunu yüksek sesle dile getirmek zaten onun siyasi olarak bir görevi. Bugün CHP’liler bile, Hollanda’da engellenen AK Parti’ye destek çıkıp, demokraside böyle bir engellemenin faşistlik olduğunu ilan etti…

Karaosmanoğlu’nun evet platformu kurması doğal…

***

KASKF de eleştiriliyor. Pekala, KASKF’nin en büyük destekçisi kim?

Tabii ki Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Başkan İbrahim Karaosmanoğlu…

Asıl bunun öncesini irdelemelisiniz. KASKF’nin siyasetten uzak durması için vatandaşın ne yapması gerektiğini sorgulamalısınız…

Bu kentte para babaları ortaya çıkıp KASKF’ye amatör için deksek verdi de Aydın almadı mı?..

Sponsorluk istediler de KASKF hayır mı dedi?

Tesislerin yapılması, bunca maçın oynatılması, kulüplere yardım yapılması için para gerekli para.

Lafla peynir gemisi yürümüyor…

Ha bunları sağlarsak, zaten KASKF’nin de Büyükşehir Belediyesi’ne ya da siyasilere ihtiyacı kalmaz ki…

***

Spor siyaset ilişkisi çok tartışılıyor…

Osmanlıspor…

Kasımpaşa…

İstanbul Başakşehir…

Akhisar…

Dolaylı olarak Antalyaspor…

Sonuç…

Süper Lig’de ortalama seyirci sayısı 5 bin…

Siyasi katkısız, Organik Kocaelispor’un en kötü maçını 5 bin kişi izliyor…

Kocaelispor halen 3.Lig’de…

***

Burada tartışılması gereken, Evet propagandası yapanlar ve onlara katkı sağlayanlar değil…

Bu propaganda hayır da olsa, insanlar oraya gelecekti…

KASKF davetlisi olarak…

Yine o fotoğrafta yer alan bazı kişilerin hayır vereceğini bizzat ben biliyorum…

Karaosmanoğlu olsun, Bakan Fikri Işık olsun, daha önceki seçim propagandalarında da sporcuları bir araya toplayıp “Bize oy verin, biz size hizmetlere devam edelim” demediler mi?..

Bu yeni bir şey değil ki…

Etikmiş, değilmiş bu yazının konusu değil. O konu siyasetin konusu…

***

Burada benim içimi acıtan olay, kulüplerimizin böylesine tartışma ortamı konusu olmasıdır…

Semtlerimizdeki spor kulüplerine üye olup, aidat verip sahip çıksak, kulüplerimiz sadece bizi temsil eder. Her mahallede mutlak bir geliri yüksek insan var, onlar kulübüne sahip çıksalar, kulüpler siyasetten uzak dururlar…

***

Başa dönelim…

Burada evet propagandasına katılan-katılmayan tartışmasının çok sığ kaldığını söylemek istiyorum…

Sıkıntı yok…

CHP’li ve muhalif Milletvekillerimiz de gelsinler ‘hayır’ propagandası yapsınlar…

Spor kulüpleri onlara da iştirak edecektir…

Çok zor değil…

Yani çuvaldızı kendimize batırma zamanı geldi…

Siyaset spordan değil, spor siyasetten yararlansın istiyorsak, semtimizdeki kulüplere sahip çıkalım...

 

Tesisler cazibe merkezi olmalı

Belediyelerimiz, hakikaten de hatırı sayılır sayıda spor tesisi ve kompleksi yaptılar…

Artıları, eksileri tartışılır…

Ancak benim beklediğim bir şey gerçekleşmedi. Bu tesisler aynı zamanda halkın da yararlanması gereken tesisler olacaktı. Bu gerçekleştirilemedi. Sanki tesislerin anahtarlarının verildiği kişilerle halk arasında bir bağlılık kurulamadı. Halk orada gidip gönlünce spor yapabileceğine inandırılamadı.

Bizim 40 sene önce okul bahçelerinden kovalandığımız gibi, gençler de semt sahalarında spor yapmak istiyor ama kovalanıyor… Ya da kapılar ardına kadar kapalı…

Yani tesisler yapımdı ama onların takibi maalesef yapılamıyor, yapılamayacak gibi de duruyor.

“Yassah hemşerim” mantığından uzaklaşamayan bir spor politikasının da bir adım bile ilerlemesine imkan yok…

Bu kentte spor meclisinin kurulmasının artık ehven-i şer olduğu ortada…

 

Bedri hoca işbaşına!..

1990’lı yılların efsane Kocaelispor’un de önemli bir pay sahibi de Bedri Dölkeleş’tir…  O zamanlar TFFHGD Yönetim kurulu üyesi olan Bedri hoca, MHK’de değildi ama etkisi hayli fazlaydı. Hakemlerin kente gelmesinde, ağırlanmasında, ev-sahipliği unsurunu çok iyi kullandı. Zamanın Seka lokali, hakemlerin yuvası gibiydi… Sirmen-Dölkeleş ikilisi, efsane Kocaelispor’un oluşması konusunda önemli etki sağladı…

Aradan seneler geçti. Bedri hoca MHK’de. Ancak Kocaelispor hakemler tarafından resmen katlediliyor…

Kartal maçı ne ilk örnekti, ne de son olacak…

Hakem maçı katletti…

Bunun bir cezası olması lazım ki…

Son haftalara girilirken kim bilir ne katliamlar olacak?..

Bedri hocanın Bahri Yavuz ile görüşerek durumu göz önüne alması gerekiyor…

Dedim ya…

Lobi… Lobi… Lobi…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

ERkan - Bedri hoca ile ilişki kuracak kulüp yönetimidir.Başkan ,ş yoğunluğundan gidemesede yöneticiler gitmeli.Birde şu agresifleşen futbolculara bir mentör getirsinler.Yoksa sıkıntı olacak gibi.Sinan,bURAK süleyman.Kaçıncı atılış.Boşu boşuna .Sakin olmalıyız.

Yanıtla . 0Beğen 17 Mart 18:15
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR