Kandıra’da 18 köyün baraj altında kalacak olması… İşte size Kocaeli’nin

MAKALEYİ DİNLE

Ara sıra “Kocaeli sahipsiz bir kent” diye yazdığımda, bu kenti yönetenlerden sitem alıyorum.
Milletvekilleri, belediye başkanları ve siyasi parti yöneticileri hemen, “Ayıp ediyorsun, biz ne güne duruyoruz” havasına giriyorlar.
Bu kentin “sahipsizliğine” yeni bir örnek…
Kandıra’da 18 köyün, kısa adı İSKİ olan İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin yaptıracağı barajın altında kalacak olması.
Hangi köyler bunlar: Akçaova, Akıncı,Avdan, Ağaçağıl, Deliveli,Çalyer, Nasuhlar, Şeref Sungur, Karadivan, Hacışeyh, Tatar Ahmet, Çakmaklar, Teksen, Selametli, Çalca, Kubuzcu, Gebeşler ve Yağcılar.
Kandıra’nın batı tarafındaki köyler…
4-5 bin kişi yerinden köyünden olacak.
Binlerce dönüm tarım arazisi İstanbul için yapılacak barajın altında kalacak.
Ve işin üzücü tarafı, bu konu şimdiye kadar hiç Kocaeli’nin gündeminde olmadı.
Konuşması gerekenler, konuşmadı…
Sorunu çözmesi gerekenler, çözmedi…
Köy halkı derdini anlattığında, yetkililer kulağını tıkadı.
Ve sorun, üstü kapatılmış durumda günümüze kadar geldi.
**********
Sorun, ilk kez CHP Büyükşehir Belediye Başkanı aday adayı Prof. Dr. Ali Akdemir tarafından yerel basına aktarıldı.
Yıllardır bu şehirde gazetecilik yapan ben bile, “Aaa, Kandıra bölgesinde böyle bir sorun mu varmış?” diye, o haberi hayretle okudum.
İlk işim, haberin derinlerine inmek oldu.
Bu proje, nereden çıkmıştı?
Neden bunca yıl sürüncemede kalmıştı?
18 köy halkının yıllardır çektiği çile…
AKP, sorunla neden ilgilenmiyor?
CHP, soruna neden ilgisiz?
Ne olacak bu köylünün hali?
Kandıra bölgesinde baraj yapılması düşüncesi 1946 yılına dayanıyor.
Taa o yıllarda, “su havzası” olabilecek yerler planlanmış, bunlar arasına Akçaova ve çevresindeki köyler de alınmış.
Aradan yıllar yıllar geçmiş…
2006 yılında, “Baraj yakında yapılacak” söylentileri ortalıkta dolaşmaya başlamış.
Bölgenin sorunlara duyarlı kişisi, Teksen Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mehmet Türk, DSİ’ye yazılı başvurmuş, bilgi istemiş.
DSİ, “Baraja uygun görüldüğü zaman başlanacaktır” şeklinde kısa cevap vermiş.
Aradan bir yıl geçmiş, 2007 yılında baraj yapımı ile ilgili çalışmalar başlamış.
Görevliler, bölgede mal-mülk tespitine başlamışlar.
Tapulara “şerh” konulmuş…
İmarla ilgili talepler, proje nedeniyle geri çevrilmeye başlanmış.
Yeni konut ve işyeri yapımı yasaklanmış…
Mevcut konut ve işyerlerinin tadil edilmesi de yasak kapsamına alınmış.
Kümes, ahır ve depo yapılmasına dahi izin verilmez olmuş.
Bütün bu süreci en iyi takip eden kişi, bir süre önce sözünü ettiğim, Teksen Kooperatifi Başkanı Mehmet Türk…
Dün kendisiyle telefonla görüştüm.
Dertliydi…
Hani, “Bir dokundum, bin ah işittim” derler ya…
“Mehmet Bey, baraj yapımı ile ilgili son durum ne?”
“Tanzer Bey, derdimi yıllardır kimseye anlatamıyorum. Çoğu arkadaşımız, 40 yıldır baraj yapılacak dendi yapılmadı, bundan sonra da yapılmaz, havasında. Ama artık önümüzdeki günler azalıyor. Ümitlerimiz tükeniyor… Bir hafta önce DSİ’den yazı aldım. 2 ay sonra projelerin biteceğini, siyasilere teslim edeceklerini, inşaata başlama kararının daha sonra verileceğini söylüyorlar…”
“2007 yılında da baraj yapımı için hazırlıklar vardı…”
“Evet hazırlıklara başlanmıştı. Ancak ani bir kararla Kırklareli bölgesindeki barajın yapımına geçilmişti. Bizim bölgedeki yatırım ertelenmişti…”
“Bu belirsizlik mi, sizleri sıkıntıya sokuyor?”
“Nasıl sokmasın? Ev, ahır yapamıyorsunuz… Geleceğinizi planlayamıyorsunuz… İnsanların üretim yapma, ev yapma hakkı ellerinden alındı. Geleceğini planlayamayan bölgeden göç etti. Köylerimizin nüfusu sürekli azalıyor. Bize sürekli bekleyin deniliyor. Nereye kadar?”
“Durumunuzu siyasilere aktarmıyor musunuz?”
“Aktarmaz olur muyuz? Bizim durumumuzla ilgilenmesi gereken parti CHP… Muhalefette ve sorunlarımızın peşinden gitmesi gerekir. Kandıralı olması nedeniyle durumu Hurşit Güneş’e anlattık, eski Kandıra Belediye Başkanı Mustafa Öğren durumu biliyor, yine Fahri Örengül ve Ali Haymanalının sorundan haberi var…”
“AKP’lilere durumu aktarmadınız mı?”
“Aktarmaz olur muyuz? Onlar en nihayet iktidarda… Bir şey yapamıyorlar… Şu kadarını söyleyeyim, eğer AKP iktidarda değil de muhalefette olsaydı, yeri göğü inletir, bu sorunu üç ayda bitirirdi…”
“Köylerin muhtarları bir araya gelip, sorunu neden dile getirmiyorlar?”
“Tanzer Bey, muhtarların hepsi değil, ama çoğu iktidara bağımlı. Arabaları var, okul servisi çekiyorlar. Ortaya çıkıp iktidar aleyhine nasıl demeç verecekler? Baskı altındalar, seslerini çıkarmıyorlar…”
“Sizce bu işin sorumlusu kim?”
“Vali Bey’in bu işte sorumluluğu yok. Bu sorunun sorumlusu Büyükşehir Belediyesi… Bize sahip çıkmıyor. Randevu verip derdimizi dinleme zahmetinde dahi bulunmuyor. Milletvekilleri de öyle… “
Mehmet Türk’ten sonra Akçaova Köyü Muhtarı Remzi Yüce ile görüştüm.
Akçaova, bölgenin en büyük köyü.
Eskiden nahiye idi…
Nüfusu göçlerden dolayı azalmış, 700’e düşmüş.
Remzi Yüce, baraj nedeniyle köylerinin sular altında kalacak olmasından son derece üzgün.
Şunları söylüyor:
“Geleceğimizi planlayamıyoruz. Hayal dahi kuramıyoruz. Ev yapamıyoruz, ticarethane kuramıyoruz, ahır yapamıyoruz… Sular altında kalacak köylerden şehre göç hızlandı. İnsanlarımızın ev yapma, ticaret yapma, üretme hakları ellerinden alındı. Böyle giderse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracağız.”
**********
Baraj suları altında kalacak 18 köyün feryadı böyle!
Köylerinden ve topraklarından olmak istemiyorlar…
Onları en çok üzen şey de, yetkililerin kendilerini doğru bilgilendirmemesi…
Hayatlarındaki belirsizlik…
Geleceklerini planlayamamaları…
Sorunu her fırsatta dile getirmeye devam edeceğiz.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

sedat Durmus - Allah razi olsun bu sorunu gundeme getirenlerden saygilar

Yanıtla . 0Beğen 02 Eylül 16:46
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR