Ankara-Moskova diyalogu

MAKALEYİ DİNLE

Devletlerin dostluğu günümüzde tamamen çıkara dayanmaktadır. İlişkilerin azlığı, çokluğu çıkar oranlarına göre şekillenir.

Bu düşünceden hareket ederek Ankara-Moskova ilişkilerini Aralık ayının ilk günü Ankara’ya ilgili bakanlarla çıkarma yapan Putin ile Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın birkaç dalda imzaladıkları işbirliğini değerlendirmeye çalışalım.

Rusya’nın Kırım Tatarlarına ve Ukrayna’ya uyguladıkları sistematik politikalara başta Amerika ve Avrupa Birliği olmak üzere birçok devlet hoşnut olmadılar. Ukrayna’da hala huzursuzluk devam edip çatışmalar sürüyor.

Rusya’nın eski Sovyetler Birliği içindeki ülkeleri eski alışkanlıkları olsa gerek hala arka bahçeleri görüp zaman zaman aleni ve zımni şekilde tehdit ediyorlar.

Amerika ve Batı bu durumu kabul etmeyerek Rusya’ya bir dizi yaptırım ve ambargo uygulamaktalar. Ama ambargodan şikâyetçi olan Ruslar Kıbrıs’a yıllardır ambargo uyguluyorlar.

Kısaca Rusya’nın eli sıkışık durumdadır. Başta Çin, İran gibi ülkeler yanında Türkiye ile kendilerini diyaloğa mecbur hissettikleri ortadadır. Bu nedenle de Rusya’dan alınan doğalgazda yüzde altı oranında 1 Ocak 2015’den geçerli olmak üzere indirim yapacaklarını açıkladılar. Bu indirime rağmen yine de Almanya ve İtalya’dan daha fazla ödeme yapılacak.

Enerji Bakanı Taner Yıldız müzakerenin devam ettiğini açıkladılar. Görünen o ki yüzde 10 gibi bir indirim kabul edilebilir oran alacaktır. İndirim oranı ne olursa olsun Türk tüketici indirimden yararlanmayacaktır. Çünkü BOTAŞ’ın iki milyar doları açığını kapatmak öncelikli olacaktır.

Putin’e Türkiye tarafı Akkuyu santralının ÇED raporunu onaylayarak jest yaptı.

Türkiye ekonomisinin cari açığına ilaveten Suriye’den gelen 1.600 bin göçmenine 5 milyar dolar harcaması ve gelecek günlerde de bu rakamın artacağı aşikârdır. Bu ve diğer sıkıntılar nedeni ile Türkiye kerhende olsa Rusya’ya ihracatını artırma mecburiyetindedir.

Bu durum Batı tarafından neler oluyor düşüncesini ortaya çıkarıp Türkiye’ye uyarı ve ikazları da başlatacak gibi görünüyor. Ne getirip ne götüreceğini zamana bırakalım. Türkiye isterse hemen Şangay beşlisine takla atarak alacaklar.

Erdoğan ile Putin’in anlaşamadıkları tek nokta Suriye konusudur. Erdoğan’ın önceliği Esat gitsin, Putin’in ise Esat kalsın ve başarılı olsundur.

Bu arada Katoliklerin ruhani lideri aynı zamanda Vatikan Şehrinin de lideri Papa Katolik ve Ortadoks kucaklaşması gerçekleştirdi. Yıllar önceden birbirlerini aforoz etmişlerdi. Atina da tek bir camii yoktur. Biz ise ekümenlik için ısrarlara dayanamıyoruz. Dinler arası diyalog ve ılımlı İslam projesi ne getirip ne götüreceği merak konusu olmaktadır.

 

AZERBAYCAN - TÜRKİYE

Erdoğan ve Putin diyaloğu Karabağ sorununu mutlaka öncelikli kabul edip çözmelidir.

Ermenileri tek ikna edecek ve etkileyecek Rusya’dır. Çünkü bu topraklar Rusya’nın gücü ve desteği ile işgal edildi. Rusya elinin kolunun genişlemesini istiyorsa ve Kafkasya’ya istikrar gelmesini istiyorsa de kan dökülmesini istemiyorsa işgal edilen toprakları Azerbaycan’a iade edilmesini öncelikli politika kabul etmelidir.

“Bir Millet, İki Devlet” duygu ve düşüncesini tam anlamı ile hayata geçirmek isteniyorsa Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan Karabağ’ın gerçek sahiplerine verilmesi için bütün gücü ile çalışmalıdır.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Bilal Dündar - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR