CHP’deki sıcak gelişmeler

MAKALEYİ DİNLE

Bu yazıyı dün saat 14.00 civarında yazdım.
CHP’de sıcak gelişmeler var.
Bir gün önceye göre pek çok şey değişti.
İl kongresi öncesi, fotoğraf biraz daha netleşti.
Belirsizlikler ortadan kalktı…
Pat diye söyleyeyim.
Yalçın Kuşkan, karar verdi, il başkanlığına aday…
Adaylığını, ya bugün, ya yarın basın toplantısıyla kamuoyuna açıklayacak.
Yalçın Bey, bir yerde, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun “Tekrar aday ol!” çağırısına, olumlu cevap vermiş oldu.
Hayırlı olsun!
Demek, ölçtü biçti, kazanacağına kanaat getirdi.
******
Yine dün kesinleşti…
Hikmet Erenkaya, “İl başkanlığına kesinlikle aday değilim” dedi.
Zaten, şimdiye kadar, aday olduğuna dair bir açıklama da yapmamıştı.
Bazı çevreler, “partiye büyük katkı sağlar” düşüncesiyle, Erenkaya’nın aday olmasını istiyorlardı.
Ancak ismi üzerinde tam bir konsensüs yoktu.
Bunu gördü ve aday olamayacağını net olarak açıkladı.
Doğrusunu da yaptı.
Fahri Örengül’e gelince…
Fahri Örengül ismi de il başkanlığı için çok konuşuldu.
Gideni, geleni, “Aday ol!”diyeni çoktu.
Ancak kendisi, “dolmuşa gelmeyecek kadar” siyasette deneyimliydi.
Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeliği ve Grup Başkanvekilliği gibi önemli bir görevi de başarıyla yürütüyordu.
Şartları zorlamak istemiyordu.
Dün duruşunu netleştirdi, “Adaylığım söz konusu değil” dedi.
******
Şimdi, geldiğimiz noktada konuyu şöyle bir toparlayalım.
3 Haziran’da yapılacak CHP İl Kongresi’nde başkanlık için 7 kişinin ismi geçiyordu.
Tamer Aktaş ve İbrahim Aydın, adaylıklarını daha önce açıklamışlardı.
Yalçın Kuşkan ise bugün veya yarın açıklayacak.
Hikmet Erenkaya ile Fahri Örengül, aday olmadıklarını net bir dille ifade ettiler.
Bekir Yurdagül ile Alpaslan Seymen’in aday olup olmayacakları ise henüz belli değil.
Durum böyle…
Yazıyı bitirmeden bir sıcak gelişmeden daha söz edeyim.
İlçe başkanları, dün akşam birlikte yemek yediler.
Yemekte ev sahibi, İzmit İlçe Başkanı Selman Yıldırım’dı.
Neler konuşulduğu, il başkanlığında herhangi bir ismi destekleyip desteklemeyecekleri, bugün basına yansır.
Sanırım, CHP’deki gelişmeler, bugün yeni bir boyut kazanır.
Fotoğraf biraz daha netleşir…


Bir işadamının “ülke bölünüyor” feryadı
Fazla söze gerek yok…
İşadamı kim, kime feryat etmiş, hepsi aşağıdaki mektupta.
Birlikte okuyalım!
“Sn. Recep Tayyip Erdoğan
T.C. Başbakanı
Başbakanlık/Ankara
Başbakan'a açık mektup
Sayın Başbakan,
Ben müsaadenizle önce kısaca kendimi tanıtayım. 77 yaşında bir işadamıyım. Devlet bursu ile Avrupa'da okudum. Maden ve petrol konularında 2 mastır yaptım. Yurda döndükten sonra 10 senesi Batman'da olmak üzere 17 sene TPAO'da çalıştım. 34 senedir de 1974'te kurduğum Pet Holding şirketlerini yönetiyorum. SSCB, Almanya, Rusya, Kazakistan, Azerbaycan ve Yemen'de başarılı yatırımlar yaptım. Halen Türkiye, Kuzey Irak ve Yemen'de çok değerli sahalarda petrol üretimi yatırımlarım var.
Çeşitli konularda ilklere imza atan, girişken bir müteşebbisim. Risk alırım. Memleketimi çok severim. Hiç sigortasız adam çalıştırmam, vergi kaçırmam... Çok eski ve köklü bir aileden geliyorum. Dedelerim, sadrazam, vezir, asker olarak ülkemize hizmet etmiştir. Atatürk ve devrimlerine çok bağlıyım. Atatürk olmasaydı ve bu devrimleri yapmasaydı bugün bizim dinimiz ve ismimizin de aynı kalması imkânı olmadığına inanırım. Kısacası yüzde yüz bir Atatürk çocuğuyum.
Allah'a inancım tamdır. Allah'ın dürüst, çalışkan, doğru insanların daima yanında olduğuna tecrübelerimle de inanırım. Türkiye'den kolay kolay vatan haini çıkmaz. Sizin ülkenizi sevdiğinize ve kendi stilinizde ülkemizi kalkındırmaya çalıştığınıza inanıyorum. Zeki, çalışkan ve çok karizmatik bir karaktere sahip olduğunuzu da biliyorum. Ancak ülkenin bugünkü durumunu üzülerek söyleyeyim ki hiç iyi görmüyorum. Hemen sinirlendiğinizi, kızdığınızı ve söylendiğinizi görüyorum. Medyaya sinirli, sert, kırıcı beyanatlar veriyorsunuz. Bir başbakanın her dakika sinirlenmeye hakkı yoktur. Ülke bölünüyor... Biz ve onlar diyorsunuz. Bu ne demek? Tarihimizde hiçbir başbakan halka böyle hitap etmemiştir. Kendinize hâkim olun!
Senelerce üniversitelerde hocalık yaptım. Konferanslar verdim. Hâlâ da üniversitelerde konferanslar veririm. Babanız yaşındayım. Hocayım... Bu yüzden hiçbir işadamının yapamadığı bu ikazları yapmaya hakkım var.
Küçük bir vakfımızda her sene 25-30 üniversite çocuğuna burs veririz.
Sayın Başbakan!
Müsaadenizle size birtakım tavsiyelerde bulunuyorum:
Bugün çok güçlüsünüz. Ya yarın? Allah bilir…
İnsanlar kendilerini en güçlü hissettikleri zamanlarda en büyük hataları yaparlar. Tarihte bu husus defaatla sabittir. Ancak şu atasözünü hiç unutmayın!
"Böbürlenme padişahım, senden büyük Allah var."
"Keskin sirke küpüne zarar verir!" Sinirlerinize hâkim olun! Bağırıp çağırıp kötü konuşmayın. İnsan kalbi sırça gibidir. Kırdığınızda tamiri imkânsızdır. Çok ağır konuşuyorsunuz. Aydınlara, medyaya, yargıya, üniversitelere değer verin, görüşün, fikirlerini alın! Onlar da bu memleketin çocukları… Onların fikirleri, görüşleri, bilgileri, tavsiyeleri etrafınızdaki çok kişiden daha değerli olabilir. Her güçlü kişinin etrafının "evet efendimciler", "dalkavuklar" tarafından sarılmış olduğunu bilmeniz lazım.
Etrafınızdakilerin çoğunluğu her şeyi size soruyorlar. Her şeyi hiç kimse bilemeyeceği gibi siz de bilemezsiniz. Bilmediklerinizi açıkça söyleyin. Her hususta fikir beyan etmeyin, danışın, öğrenin. Monolog yapıyorsunuz. Diyalog yapmaya çalışın! Hayvanlar koklaşarak, insanlar konuşarak anlaşırlar. Sadece sizin gibi düşünenleri işlerin başına getirmeyin! Bugün birçok kamu müessesemizin işi bilmeyenler tarafından yönetildiğini görüyorum. Kadrolaşmayın! Sadece sempatizanlarınızı veya öyle görünenleri kadrolara yerleştirmeyin. "Hayır! Yapmıyorum!" demeyin. Ben Ankara'da yaşıyorum. Duyuyor, kontrol ediyor ve görüyorum. Kapasitesiz, bilgisiz insanlar önce memlekete, sonra size zarar verir. (Gerçekten bu tiplerin sayısı her gün artıyor, zararı RTE’na da olacak...)
Diktatörleşmeyin! Milletvekillerinize dahi beyanat vermeyi yasaklamayın! Medyayla, aydınlarla, yargıyla, askerle, üniversitelerle inatlaşmayın.
Sadece türban serbestliğini Anayasa'mızda değiştirmek dahi AB'ye girmemize büyük bir engel olacaktır.
Laikliğe, sizin tabiriniz ile ciğerden inanın, güvenin. Laiklik dini özgürlüklerin değişmez kanunudur.
Bir hadis-i şerif diyor ki: "Cenab-ı Hak sevdiği yöneticilerin yanına açık sözlü danışmanlar nasip eder, sevmediklerine de dalkavuklar musallat eder."
Sıkça bahsettiğiniz büyük Türk düşünürü Edebali Hazretleri'nin öğütlerini bir kez daha okumanızı, içtenlikle tavsiye ediyorum.
Saygılarımla...
Prof. Dr. H. Güntekin Köksal
Pet Holding
Yönetim Kurulu Başkanı"
*******
Sanırım son yıllarda ülkemizde bir ilk…
Bir işadamı, Başbakan Erdoğan’a mektup yazıyor ve hatalarını net ifadelerle bir bir söylüyor.
Ve bu mektubu bazı yazarlarla, dolayısıyla kamuoyuyla paylaşıyor.
Erdoğan, bu mektuptan etkilenmiş midir?
Zaman gösterecek…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR