EKONOMİK DARBELER!..

MAKALEYİ DİNLE

“Akıl” ve “Bilinç” insanoğlunun en büyük iki hazinesidir.

Akıl ve bilinç yoksa, “fanatizm” vardır!

Yani, körü körüne itaat!

Rahmetli Uğur Mumcu; “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” derdi! Oysa, ülkemizde “aklını bir başkasına emanet eden” ve o başkasının söylediği her şeye inanan, “sürü psikolojisi” ile peşine takılanlar var!

“YAP-İŞLET-DEVRET” modeli nedir?

Özetle şudur;

Uluslar arası güçlü finans çevreleri, ellerindeki maddi varlığı işletmedikçe zarar ettiklerini düşünürler! Öte yandan, ellerinde “gelişmekte olan” ülkelerde büyük işler yapmak isterler.

Bu iki güç işbirliği yapar ve ülke yöneticilerine “büyük projelerle” teklifler götürürler. Bu iş çok hassastır ve güçlü bir “lobi faaliyeti” gerektirir!

Ülkenin maddi gücü yoktur. Dış borcu sürekli artmaktadır. Bütçesinde “yatırım harcamaları” yok denecek kadar güdüktür! İşte bu noktada “Yap-İşlet-Devret” modeli teklif gelir!

  • Efendim; dış krediyi biz sağlayacağız. Projeyi biz gerçekleştireceğiz. Kredi faiziyle birlikte işin maliyeti şudur. Bunun karşılığı olarak 25 sene biz işleteceğiz. Ama, HAZİNE GARANTİSİ olmadan olmaz! Size de iktidarınız döneminde böyle bir eser kazandırmanın siyasi rantı kalacaktır!

“SİYASİ RANT” bu tür yatırımların anahtarıdır!

O ülkenin vatandaşlarının uzun yıllar boyunca ödeyecekleri ağır maddi bedel siyasetçinin umurunda değildir!

Somut bir örnek verelim;

Osmangazi Köprüsü, “yerli-yabancı konsorsiyumu” ile “uluslar arası finans kaynakları” kullanılarak yapıldı.

Görkemli bir törenle açıldı ve Ramazan Bayramı boyunca “ücretsiz” geçildi. Bayramda, bir hafta içinde 700 bin kadar araç geçişi olmuş!

Ya şimdi?

Günde, 5-6 bin kadar araç geçiyor!

Oysa, günde 40 bin araç geçişi için “GARANTİ” verilmiş!.. E ne olacak? Günde yaklaşık 35 bin araç geçişi kadar bedeli HAZİNE ödeyecek! Yani, o köprüden geçmeyecek milyonlarca vatandaş da o köprü için bedel ödeyecek! Hem de 22 yıl boyunca!..

Devlet, eğitimden, sağlıktan, sosyal güvenlikten, yatırımdan kesecek, bu borcu ödeyecek!

Küresel finans ve inşaat şirketleri tıkır tıkır paralarını alacaklar. Biraz daha palazlanacaklar. Otomotiv ve petrol şirketleri kazanacak!

Biz, daha çok yoksullaşacağız!

  • Yani, şimdi köprü, otoyol, havaalanı yapmayalım mı?

Elbette yapacağız. Ama, tıpkı bir aile bütçesi gibi, “öncelikli ihtiyaçlarımızı” karşılayacak, eğitim-bilim ve teknolojide atılımlar yapacak, “nitelikli işgücü” yetiştirerek gençlere iş olanakları sağlayacak ekonomik yatırımlar yapacağız. Tarım ve hayvancılığımızı dışa bağımlılıktan kurtaracak ve ülke olarak zenginleşeceğiz. “KİTLE TAŞIMACILIĞINI geliştirecek, “bireysel ulaşımı” bir süre kısacağız.

Bu ülkenin, ulusal çıkarları gözeten bir “Ulusal Ulaşım Master Planına” ihtiyacı var! Denizyolu, demiryolu ulaşımını ve kitle taşımacılığını geliştirmeliyiz.

Yoksa, kendi ülkemizde yabancıların hizmetkarı olacağız!..

Yıllar sonra; “Bizi kandırdılar, ulus da milletim de beni affetsin” demenin hiçbir faydası yoktur!

“Siyasi, askeri ve ekonomik darbelere hayır” diyebilecek bir bilince ulaşabilmemiz dileğiyle!..

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR