Sevim Deren: “CHP’ye ihanet edenlerin aday olmaya hakları yok!”

MAKALEYİ DİNLE

Dün, CHP’nin Kandıra’daki genel görünüşünü yansıtmıştım.
Okumadıysanız, bulun okuyun!
Bugünden itibaren isimlere iniyorum.
O “yıllanmış isimler”, acaba seçim öncesi neler düşünüyor?
Aday olmaya niyetleri var mı?
Diğer isimlerin adaylıklarına nasıl bakıyorlar?
Önce Kenan Evin’i aradım.
Kenan Bey, 1984-1994 yılları arasında 2 dönem Kandıra Belediye Başkanlığı yaptı.
1994’te tekrar aday oldu, ama kazanamadı.
Bu seçim öncesi de ismi “aday olacaklar” arasında geçiyor.
Selam sabahtan sonra, kafamdaki soruyu sordum:
“Hayırlı olsun, başkanlığa yine aday olacakmışsın…”
“Israrcı değilim, halk beni istiyorsa aday olurum…”
“Aday değilim demiyorsunuz. Halk isterse diyorsunuz. Halkın istediğini nasıl bileceksin?”
“Parti, bunu tespit etsin. Halk beni istiyorsa, ben aday olayım. Başkasını istiyorsa, başkası olsun. Ben aday olmaya bayılmıyorum. Önemli olan, seçimi kazanmak… Seçim kiminle kazanılacaksa, o çıksın ortaya. “
“Başka kimlerin isimleri geçiyor? Sevim Deren ve Mustafa Öğren’in durumları ne?”
“Sevim Deren’le de, Mustafa Öğren’le de konuşmuyorum. Durumlarını da bilmiyorum.”
“Ne zamandır aranız açık?”
“Yıllardır… “
“Eee, nasıl olacak şimdi? Hem aday olmaya niyetleniyorsunuz, hem de partililerle dargınsınız…”
“Düzelir bunlar.”
“Başka kimlerin adaylığı söz konusu?”
“İlçe Başkanı Muzaffer Yağız adayım diyor. İsmail Sarıca’nın adı geçiyor…”
“Selçuk Uztürk’ü de konuşuyorlar…”
“Ben duymadım.”
“Peki, hayırlı olsun. Parti inşallah doğru bir yöntem bulur.”
*********
Telefonu kapattım, Sevim Deren’i aradım.
“Sevim Hanım nasılsınız? Seçim öncesi partinizin Kandıra’daki durumu nasıl?”
“Tanzer Bey, burası berbat. Bu şartlarda seçim kazanılması mümkün değil. Ne örgüt var, ne gençlik var, ne de kadın kolları… Parti darmadağın…”
“Siz aday olmayı düşünmüyor musunuz?”
“Düşünmüyorum. Partideki çirkinlikler beni üzüyor. Herkesin kafasında bir oyun var. Parti paramparça. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne kendimi verdim. Burada çok mutluyum.”
“İhanet derken, kimi kastediyorsunuz?”
“Kenan Evin’i… Kenan Evin de Turan Sarı da bu parti için çok tehlikeli insanlar. 30 oyla bana ve partime seçim kaybettirdiler. Partiye ihanet ettiler. Şimdi de partiye ihanet edenlerden biri, Kenan Evin adayım diye ortalıkta dolaşıyor. Partiye ihanet edenlerin, tekrar bu partide bir yerlere aday olmaya hakları yok.”
“Siyaseti tamamen mi bıraktınız?”
“Hayır, ne münasebet! Ben 1974 yılında CHP’ye üye oldum, o tarihten bu yana da siyaset yapıyorum. Siyaset, uzun soluklu bir iş… İllaki bir yere aday olmam da şart değil. Önemli olan, halkın gönlünde olmak… İnsanlara güven vermek… Ben, ilçe başkanlığı yaptım, bir dönem belediye meclis üyeliğinde bulundum, iki dönem il genel meclisinde çalıştım. Bir defa belediye başkanlığına, bir defa da milletvekilliğine aday oldum. Belediye başkanlığını 30 oyla kaybettim. Daha doğrusu kaybettirdiler… Milletvekilliği sıralamasında da ikinci durumdaydım. Partime hizmet etmeye devam ediyorum, devam edeceğim. Güçlünün değil, halkın yanındayım.”
“Sevim Hanım, görüşleriniz için teşekkür ederim. İnşallah dile getirdiğiniz sıkıntılar giderilir.”

Turan Sarı: “Sevim Hanım bizi reddettiği için İsmail Genç’i destekledik”
*********
Dün bu satırları yazarken Turan Sarı aradı.
“Bugünkü yazını okudum. Gayet güzel yazmışsın. Ancak bir konuya açıklık getirmek istiyorum. Yazarsan sevinirim…”
“Ne demek! Sevim Hanım’a seçim kaybettirme olayı mı?”
“O olay şöyle gelişti. 1999 seçimleri… Evet, ben aday gösterilmedim, Sevim Hanım CHP’nin adayı idi. Bizlerle inatlaştı. Desteğimize ihtiyacı olmadan, seçimi kazanabileceği havasına girdi. Örneğin… Üzeyir Alkan’ın hanımı ilçe yönetiminde olduğu halde, Sevim Hanım “Üzeyir Alkan’ın iki oyuna ihtiyacım yok” diye haber gönderdi. Seçimlerden bir gün önce, arkadaşlarla toplandık. 150-160 kişi varız. İsmini de vereyim, İsa Akıncı ile Sevim Deren’e haber gönderdik, partiye geliyoruz, çalışacağız diye. Sevim Hanım, geri çevirdi. Turan Sarı ve arkadaşlarının oyuna ihtiyacım yok, dedi. Üzeyir Alkan da ben de Beylerbeyi kökenliyiz. Yani halk içindeki ifadesiyle, “mohdi laz”ız. Böyle olunca, Sevim Hanım’a oy vermedik, kaybetmesi için İsmail Genç’e verdik. Olay bundan ibarettir. Sevim Hanım, seçimi bu inatçı tutumuyla kaybetti, bizim yüzümüzden değil.”
*********
Bir not.
Turan Sarı’nın yaptığı gibi…
Yazılarımda adı geçenler, kendileriyle ilgili bir şeyler söylemek isterlerse, köşem her zaman açık.
Kandıra’ya yarın da devam edeceğim.
Yine CHP…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR