Hereke’ye bu yapılır mı?

MAKALEYİ DİNLE

Hafta sonunda, “Hereke Dispanseri kapandı, Kartepe Dispanseri açıldı” haberini okuyunca, “Bu kadar da olmaz! Hereke’ye bu yapılmaz!” diye geçirdim içimden.
Bu güzel beldemiz nereden nereye geldi?
Şu düşürüldüğü duruma bakar mısınız?
Tavuk gibi yolundu yolundu, bir şey bırakılmadı…
“Marka şehir” idi, şimdi sıradan bir mahalle oldu.
Dün…
*Sümerbank’ın halı ve kumaş dokuma tesisleri vardı…
Hereke Halıları, bu tesis sayesinde ortaya çıktı, dünyada ünlendi. Herekeli meslek öğrendi, ticaret yaptı, cebi para gördü. Halı almak için beldeye gelip gitmeler arttı, ekonomi canlandı, sosyal hayat hareketlendi.
ANAP döneminde, özelleştiriyoruz dediler, tesisleri sattılar. Alan kişi de tesislerin kapısına kilit vurdu. Bir zamanlar 800-1000 kişinin çalıştığı tesisler şimdi mezbelelik…
Dün…
*Belediye vardı…
Hereke’de belediye teşkilatı 1948 yılında kurulmuştu. 61 yıl hizmet verdi çevre halkına. Yukarı Hereke, aşağı Hereke, belediye sayesinde sorunlarını çözdü. Hereke’nin insanı belediyenin değişik birimlerinde çalıştı, ekmek yedi. AKP iktidarı, diğer belde belediyeleri ile birlikte Hereke Belediyesi’nin kapısına da kilit vurdu. Hereke halkı, Körfez Belediyesi’ne muhtaç hale getirildi.
Dün…
*Hastane ve dispanser vardı…
Şaka değil… Hereke’de bir zamanlar, 1800’lü yıllarda 100 yataklı hastane varmış.1958 yılında hastane dispansere dönüştürülmüş. 16 Mart 2013 tarihinde ise dispanser de kapatıldı. Artık Hereke’de ne hastane, ne dispanser var. Sağlık hizmetlerini “aile hekimleri” yürütecek.
Bir şey daha…
Dün…
*Hereke’de milli bayramlar kutlanırdı…
Sümerbank kapatılınca, belediye kapatılınca, Hereke’de milli bayramlar da kutlanmaz oldu. Hereke halkının duygularıyla oynandı. İstiklal Marşı duyulmaz oldu. Bir grup Herekeli, o günleri yaşamaya, yaşatmaya gayret ediyor. Ama nereye kadar?
***********
Herekeli, “dün” sahip olduğu her şeyi, “bugün” kaybetti.
“Öksüz çocuk” gibi…
Giden (ANAP), bir tokat vurmuş, gelen (AKP),birden fazla tokat vurdu…
Peki, Hereke bu kötü muameleyi hak ediyor mu?
Kesinlikle hayır!
Hereke’nin nüfusu 20 bin…
4500 üniversite öğrencisi var.
Böyle bir yerleşim yerinde sağlık hizmetleri “aile hekimliği” sistemiyle yürütülebilir mi?
Ama AKP yöneticileri “Biz yaptık oldu” zihniyetinde…
*******
İşin garibi…
Hereke’nin bir de milletvekili var.
AKP’den Fikri Işık…
Sıradan bir milletvekili değil, Milli Eğitim Komisyonu Başkanı…
Dispanserin kapatılacağından haberi yok mu?
Var…
Gazeteciler çok sıkıştırınca, tepkisi şu:
“Durumu Sağlık Bakanı ile konuşacağım…”
Politikacı ağzı…
Fikri Işık, 1999 yılında Fazilet Partisi’nden Hereke Belediye Başkan adayı idi.
Kazanamadı…
Eğer kazansaydı…
İktidarda olan bir başka parti de dispanserin kapatılmasına karar verseydi…
Acaba ne tepki gösterirdi?
Bir belediye başkanı olarak milleti ayağa kaldırmaz mıydı?
Gazete gazete dolaşıp çok sert demeçler vermez miydi?
Fikri Işık’ın kendisiyle “vicdani muhasebe” yapması şart!
********
Sonuç olarak…
Dispanserin kapatılması olayı, bence, Hereke halkı için “bardağı taşıran son damla” olmalı!
Hereke’nin dinamikleri ortaya çıkıp “Bu kadar da olmaz, yeter artık!” deyip, tepki koymalı!
Ben böyle düşünüyorum, Hereke halkı nasıl düşünür bilmem.
Hereke, sustukça elindekileri birer birer kaybediyor.
Benim gördüğüm bu!

XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX


Ah Süleyman Soylu ah!
*********
Demek senin kilon da bu kadarmış.
“Dün dünde kaldı, bugün başka şeyler söylemek gerek” şeklinde düşünenlerdenmişsin.
Dün, DP Genel Başkanı idin, Başbakan Erdoğan hakkında atıp tutuyordun…
Bugün, AKP Genel Başkan Yardımcısı olarak Erdoğan’a methiyeler düzüyorsun.
Şu cümleler dün söylediklerin:
*”Ey Recep Tayyip Erdoğan, boyun eğdin, emir eri oldun. Bu milletin ümitlerini boşa çıkardın. Boyan döküldü Tayyip Erdoğan!” (31 Aralık 2008 tarihinde yaptığı konuşmadan)
*”Yolsuzlukla mücadele edeceğim diyen hükümet, Türkiye’yi yolsuzluk çukuru içine batırdı.” (25 Şubat 2009 tarihinde yaptığı konuşmadan)
*”AKP mensupları uzun zamandır genel başkanları ve başbakanlarını, Başbakan Erdoğan da kendisini padişah olarak görmek istiyor.” (14 Mart 2009 tarihinde yaptığı konuşmadan)
Bugün ise diyorsun ki:
*”Erdoğan, ülkemizin ebedi lideridir.”
*”Erdoğan, Obama’dan daha güçlüdür.” (Bu sözü, önceki gün geldiği İzmit’te söylemiş.)
Şimdi sormak istiyorum…
Sen hangisisin?
Dünkü Süleyman Soylu mu?
Bugünkü Süleyman Soylu mu?
Neyse üzülme!
Siyasette “dün kara dediğine bugün ak diyen” sadece sen değilsin.
İlk olmadın, son da olmayacaksın.
Numan Kurtulmuş da senden önce “aynı yolda” yürüdü.
Saadet Partisi Genel Başkanı idi…
HAS Parti’yi kurup başına geçti…
AKP ve Erdoğan aleyhine atıp tuttu…
Demedik söz bırakmadı…
Sonra Recep Tayyip Erdoğan, “Yanıma gel” dedi…
O “şahin” Numan Kurtulmuş, bir anda “kuzu” oluverdi.
Her neyse!
Ben şunu öğrendim…
Bizim ülkemizde siyaset “ilkeler” üzerinden değil, “koltuk hesapları” üzerinden yapılıyor!

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR