Hoşgörüsüz siyaset!..

MAKALEYİ DİNLE

“Hoşgörü” başkasının görüş ve davranışlarına anlayış ve tahammül göstermektir.

Hoşgörü için; sevgi ve saygı önkoşuldur.

İnsana ve olaylara “ön yargısız” bakabilmektir.

Yunus Emre ne diyor? “Yaratılmışı severiz Yaradan’dan ötürü.”

Peki, inancımıza göre YARADAN ne diyor?

“…Allah dileseydi, sizi elbette bir tek ümmet yapardı.Ama size vermiş olduklarıyla sizi imtihana çeksin diye öyle yapmamıştır.”        ( Kur’an; Maide Suresi 48. Ayet.)

İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’da yaşayan diğer inanç gruplarına “inançlarını engelsiz yaşayabileceklerine dair” ferman yayınlamadı mı?

Bizler, “farklı inançlara saygılı olmakla” övünen bir toplum değil miyiz?

Peki, kendi içimizde neden hoşgörüsüz, hoyrat ve öfkeliyiz?

Özellikle, Cumhurbaşkanının konuşma üslubuna, tavır ve tutumlarına bir bakın! Kendi gibi düşünmeyen herkese, ama herkese öfke ile sesleniyor! Azarlıyor, aşağılıyor.

Örneğin; “Bizi eleştiren hazımsız ve şizofrendir” diyor!

Kadro isteyen vatandaşa; “Nankörlük etmeyin” diye tepki gösteriyor!

Kendisine eleştirel yaklaşan basın mensuplarına karşı tahammülsüz; dava üstüne dava açıyor!

Sonra; “BAŞKANLIK İSTERİM” diye il il dolaşıyor, resmen propaganda yapıyor, adını vermese de AKP için “400 milletvekili” istiyor!?

Siyasetçilerin birçoğu; “Ne kadar yüksek sesle, bağıra çağıra konuşursam, ne kadar rakip siyasi partilere çamur atarsam o kadar etkili olurum” düşüncesinde!

Oysa bu ülkenin “birbirini dinlemeye, anlamaya, HOŞGÖRÜYE” ihtiyacı var.

Siyasetçiler toplumu geriyor, kutuplaştırıyor. Onların kaba üslubu ne yazık ki vatandaşa da yansıyor. Örneğin; 1 Mayıs’ta Taksim ve çevresinde 20 binin üzerinde polis görev yaparken, bir grup eli sopalı insan ortaya çıkıyor, eylemcileri dövüyor!..

Rize’de yürüyüş yapan bir siyasi parti mensupları, bir başka partinin önünden geçerken o partiyi taşlıyor!

Çok çabuk “gaza ve galeyana gelen bir toplum” olduk!

Çünkü;

Bu ülkede AİLELER düzgün kurulmuyor! Aile içi ŞİDDET bir türlü dinmiyor!  Kadını “malı mülkü” gibi gören, erkek çocuklarını tepesine çıkarıp kız çocuklarını baskı altında tutan; çocuk yaşta kız çocuklarını evlendiren bir çarpık kültürün kıskacında aileler.

Bayramlarda ve düğünlerde “ateşli silahlarla eğlenen” bir toplumuz.

EĞİTİM sistemi; “üretken, bilgili, bilgiyi yaşam pratiğinde kullanabilen, MESLEK SAHİBİ, özgüveni yüksek ve HOŞGÖRÜLÜ insan yetiştirmiyor!

İŞSİZLİK; her normal insanı bir noktada insanlığından çıkarır.

Hele, “KPSS sınavlarında hile ile birilerine iş bulunan” ahlaksız ve KUL HAKKINA TECAVÜZ eden bir düzene tanık olunca, işsiz kalan bireyin kin ve öfkesi büyüyor!

İnanılmaz bahanelerle, sudan nedenlerle insan canına kıyılıyor bu ülkede.

İnsana “İNSANCA BİR YAŞAM” sunamazsanız, olacağı budur!

Bu görev ise, “Siyasetçilerin görevidir.”

Ama siyaset; “KÖŞE DÖNMENİN”, “torpille işe girmenin” ve “haksız-gıllı gışlı yollardan kısa sürede ve özellikle “ARAZİ RANTI” ile zengin olmanın aracı olmuşsa!

Örneğin; Üçüncü Köprü yapımı için Kuzey Ormanlarının canına okuyor çevre yolları. Üçüncü köprü güzergahı ve yakın çevresi orman talanı ile imara açılmış ve şimdiden lüks villa yapımları başlamış! İşte size, devlet eliyle kolay yoldan zengin olma örneği!

HOŞGÖRÜ KÜLTÜRÜ ve özellikle de “Siyasette hoşgörü” öncelikli ihtiyacımızdır.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR