Türkiye partisi olabilmek…

MAKALEYİ DİNLE

Bazen siyaset ve günümüzdeki siyasetçiler için bazı radikal ifadeler kullanmak gerekebilir. Bu ifadelerin genel manası aslında ders vermektir.

Bazı şeylerin öğretilmesini, maneviyatın ne olduğunun idrak edilmesini sağlamaktır.

Bazı kavramların bu topraklarda yaşayan milletimiz için çok önemli olduğunun farkına varılmasını sağlamaktır.

İstiklal Marşı gibi değerlerimiz konusunda yapılacak saygısızlıkların, haddini aşmaların asla kabul edilmeyeceğinin akıllara işlenmesidir.

Kendilerine tanınmış olan hakları yanlış bir şekilde kavrayarak ne oldum delisine dönmemeleri gerektiği konusunda ikna etme çabasıdır.

Milletvekili olduklarında, o ceylan derisi koltuklara nasıl oturup kalkılması gerektiğinin bilinmesi gerektiğini haykırmaktır.

Sebepsiz yere devlete karşı büyüklük taslayıp, kendilerine gösterilen müsamahaları yanlış anlamalarına müsaade etmemektir.

Dahası, bu memleketin adının Türkiye olduğunu, ‘Ya terörden arınacaksın ya da teröristle aynı mantıkla güdüleceksin’ sözünü hatırlatmaktır…

 

***

 

İşte ben bu gözle bakıyorum önceki gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan yemin törenine. HDP’lilerin, bu devletin büyüklüğünü, bağımsızlığını ilan eden İstiklal Marşı’nı okumamalarına.

Umarım yanlış anlaşılmışlardır…

Umarım HDP’liler bir büyüklük derdi içinde değildir.

Çünkü eğer, Akif’in en büyük mirası olan İstiklal Marşı’nı okumayıp, barajı geçtikleri için böyle bir tavırla erkekleşmenin derdine düşmüşlerse bu durum gerçekten kendileri için hiç olumlu sonuç vermez.

Çünkü bu sınırların dahilinde olan ülkenin adı Türkiye’dir…

Türk’ü ile, Kürt’ü ile, Boşnak’ı, Arnavut’u, Laz’ı, Gürcü’sü ve daha birçok ırk ve etnik kökene mensup olanlar ile bir araya gelmiş insanların yaşadığı ülkenin adıdır Türkiye…

Bu ülkenin bekası için, İstiklal Marşı’nın hafife alınmaması için tarihimiz mücadele ile doludur. Sözüm ona birkaç milletvekilinin aklı evvel bir tutum içinde bulunması devlet büyüklüğünün hafife alabileceği bir durum değildir.

Kaldı ki, HDP’liler, varsa mazeretlerini mutlaka dile getirmelidir.

Yani olur ya, milletvekili olmalarına rağmen İstiklal Marşı’nı bilmiyor (!) olabilirler.

Bu basit mazeret dışındaki tüm bahaneleri HDP’nin Türkiye partisi olamadığını gösterecektir. İstiklal Marşı’nı okumaktan imtina eden bir parti, bu ülkenin bir siyasi kolu olamaz.

Ve bu tarihten sonra HDP’nin ileri gelenleri, bu partiyi dışarıdan yöneten o eller, hiçbir zaman HDP’nin Türkiye partisi olduğunu söyleyemezler.

Türkiye partisi olamamış bir siyasi hareketin millet nezdinde göreceği karşılık da son derece sert olur. Çünkü devletimiz büyük olduğu gibi, bütün ırk ve etnik kökene insanları bünyesinde barındıran olan milletimiz de aynı oranda büyüktür.

Ve dahası, o büyük millet, o büyük devletine kanının son damlasına kadar bağlıdır.

Kimileri İstiklal Marşı’nın okunmamasını basit bir olaymış gibi görebilir. Böyle algılanmasını isteyebilir ya da bu yönde çaba gösterebilir. Ancak ben öyle düşünmüyorum.

Ve bu topraklarda yaşayan samimi her vatandaş da benimle aynı hassasiyete sahiptir.

İstiklal Marşı’nı okumaktan imtina eden bir milletvekilinin ve partisinin samimiyetini tartışırım.

Çünkü bilirim ki, samimiyetin olmadığı bir yerde alet olmak başlar. Bunu yoldan çıkmak izler, en sonunda ise olay ihanetle sonuçlanır. Hiçbir ihanet de cezasız kalmamalıdır…

Nitekim kalmaz da…

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mehmet Özmen - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR