Trafik ve kasko sigortası

MAKALEYİ DİNLE

1999 Depremine kadar 11 yıl sigortacılık yapım. Bundan önce ve sonrası da araç ve konut sigortalarımı hiç aksatmadım.

Şirket, Acente ve sigorta yaptıran açısından sigortacılık olayına bakabiliyorum.

Sigortacılık, “risk yüklenme işi” olarak tanımlanır. Aynı zamanda, “anti enflasyonist bir kaynak toplama aracıdır” sigortacılık.

Benim sigorta acenteliği yaptığım dönemde ağırlıklı olarak Türk Şirketleri yaygındı. AKP iktidarı ile birlikte Sigortacılık ve Banka sektörüne yabancı şirketlerin akını başladı! Şimdi her iki sektörde de çok az “yerli şirket” kaldı! Borsa’mız da yüzde 76 oranında yabancıların kontrolünde!

Yabancı bankaların “konut ve araç kredisi” verme çabalarına sanıyorum hemen her vatandaş tanıktır! Cep telefonlarımıza, e-posta adreslerimize sürekli olarak “size kredi verelim” teklifleri geliyor!

Bankaların “kredi kartı” dağıtma çabaları da takdire değer!

Ya sonuç?

Kredi kartı borçları ya da araç veya konut kredilerinin geri ödemelerindeki sorunlar nedeniyle, bankaların haciz yoluyla edindikleri “konut ve araç stokları” hayli artmış! Artık internet ortamında ve cep telefonlarına gelen iletilerle “İcradan kelepir otomobil ve konut alın” davetleri alıyoruz!

Gelelim son günlerde çok tartışılan Trafik ve Kasko sigortalarının maliyet hesaplarına!

Şu bir gerçek; Trafik ve Kasko sigortaları, şirketler için bir kabustur!

Çünkü, her yıl yaşanan ve giderek artan kazalar sonucu ağır bedeller ödeniyor.

2015 yılında trafik sigortalarındaki zarar bir önceki yıla göre 3 kat artarak 2.3 milyar TL’ye yükselmiş.

Trafik kazalarında her yıl ortalama 5-bin insanımız yaşamlarını yitiriyor ve en az bir o kadarı sakat kalıyor! Ülkemiz nüfusunun yüzde 12’si “engelli” kişilerden oluşuyor! Trafik ve iş kazaları ve bu kazalarda yitirdiğimiz insanlarımız bu ülkenin utancıdır.

Sigorta sektöründe egemen olan yabancı şirketler de –haklı olarak- yüklendikleri riski sigorta yaptıranlarla paylaşmak istiyorlar.

Peki, bu “ulusal sorunun” çözümü nedir?

“Ulusal çıkarlarımıza uygun, ULAŞIM MASTER PLANI” yapmak ve insan ve yük taşımacılığının yüzde 90’a yakınını yüklenen KARAYOLU TAŞIMACILIĞININ yükünü dağıtmaktır!

Yoksa, Otomotiv sektörü bayram ederken biz cenaze defnediyor, ulusal varlığımızdan kaybediyoruz!

DENİZ ve DEMİRYOLU ULAŞIMI için ciddi bir atak yapmalıyız.

Kitle taşımacılığını yaygınlaştırmalı, cazip hale getirmeliyiz.

Ehliyet almayı zorlaştırmalı, “Ruh sağlığı testinden geçmeyen” sürücülerin trafiğe çıkmasına engel olmalıyız!

Trafikte RUH HASTALARI fink atıyor!

Trafik ve Kasko sigortası ağır geldiği için pek çok insan sigortasız çıkıyor trafiğe.

Karayolu taşımacılığının yükünü azaltmazsak, bize ne köprü yeter ne otoyol! Üstelik, ağır dış borç yükü altında bir ülkeyiz! Bu yüzden “yap-İşlet-Devret” modeli tercih ediliyor! Bunun da bedelini halk olarak BİZ ödüyoruz!

Artık, uyanma zamanı gelmedi mi?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR