Harem mektebinde ders programı!..

MAKALEYİ DİNLE

Emine Hanım, “Harem bir eğitim yuvasıydı” adlı bilimsel sunumunu yaptıktan sonra, bir kısım münafıklar ileri geri konuşmaya başladılar!

Emine Hanım haklıdır! Bu konuda ciddi bilimsel çalışmaları vardır! Yüksek Lisans tezi “Harem Mektebi” konusundadır!

Doçentlik tezi; “Enkaz Tarihi” üzerinedir!

Ben de bu yazımda kendisine küçük bir katkıda bulunmak istedim;

Efendim, Osmanlı Sarayı’na köle olarak getirilen ve sırayla padişah ve padişah çocuklarının “”cinsel eğitimleri” için “denek” olarak değerlendirilen Harem mensupları, aynı zamanda düzenli bir eğitimden geçerlerdi!..

Eğitim veren öğretmenler, öncelikle Padişah eşleriydi!

Dersler ve ders programları şöyleydi;

Birinci Murat’ın valideleri Bizanslı Horofira ( Nilüfer Hatun) ; “Bizans Entrikaları.”
Yıldırım Bayezıd’in annesi Bulgar Marya ( Gülçiçek Hatun) : “Balkan Yemekleri.”
Fatih Sultan Mehmet’in annesi Sırp Despina (Hüma Hatun): “Sırp Kültürü.”
2. Bayezıd’ın annesi Rum Kornelya : “Taverna mezeleri.”
2. Selim’in annesi Yahudi Roksalan ( Hürrem Sultan): “Padişahı ikna etme sanatı!”
3. Murat’ın annesi Yahudi Raşel ( Nurbanu Sultan): “Musa’nın Mucizeleri.”
3. Mehmet’in annesi Venedikli Bafo ( Safiye Sultan) : “Maskeli Balo Kültürü.”
4. Mehmet’in annesi Rus Nadya ( Turhan Sultan) : “Rus Edebiyatı.”
3. Mustafa’nın annesi Fransız Janet ( Turhan Sultan ) : “Fransız Sömürge Yönetiminin Esasları.
3. Selim’in annesi Cenevizli Agnes ( Mihrişah Sultan) : “Ceneviz Denizcili.”
Abdülaziz’in annesi Roman Besime ( Pertevniyal Sultan) : “Roman Edebiyatı.”
2. Abdülhamit’in annesi Ermeni Virjin ( Tirimüjgan Sultan) : “Ermenice.”

Diğer padişah analarının tamamı da Osmanlı Haremi’ne giren yabancı kökenli hatunlardan oluşuyordu. Yani, Osmanlı Harem’ini eğitim-öğretim kadrosu hayli zengindi!

Birinci Murat’tan Vahdettin’e kadar bütün padişahların anneleri yabancıydı. Ama hepsi de sonradan Müslüman oldular!

Çok verimli hizmetleri oldu; örneğin 3. Murat, Harem’deki eğitmenlerin sayesinde 135 çocuk sahibi olmuştu!

Harem Okulu’ndan mezun olan her cariye, “uluslar arası ilişkiler uzmanı” olarak mezun oluyordu!

Ve içlerinden öyle yeteneklileri çıktı ki, hem Padişahı hem de Osmanlı’yı yönettiler!

 SEVR Antlaşması sonrası padişahların pek fazla işleri olmayacak ve       Harem daha da zenginleşecekti ama Mustafa Kemal diye bir adam geldi, önce SEVR Antlaşması’nı yok saydı, sonra Anadolu insanlarını kışkırttı! Ülkemizi “koruyup kollamak” için gelen Yunan ordularını kovaladı, bir de CUMHURİYET diye bir yönetim icat edip Saltanat’ı kaldırdı!

Ve, büyük bir enkaz  altında kaldık da, Allah’tan son 14 yıldır birileri “enkaz kaldırma çalışmaları” ile saçını süpürge ediyor!

Demokratik Hakları kullanarak, Ankara’nın göbeğinde “HİLAFET TOPLANTILARI” düzenleniyor! Hilafet geldiğinde demokrasi derdinden de kurtulacağız!  

 

“Hayırlısıyla bir de Cumhuriyet’ten kurtulabilirsek, Medreselerle birlikte o ilim irfan yuvası Harem Mektebi’ni de yeniden açarız!. “YENİ OSMANLI’yı ihya edeceğiz! Ortadoğu ve Balkanların egemeni olacağız. HİLAFET de gelecek. Siz o zaman görün bendeki azameti!

Durun yahu, daha sözlerim bitmedi! Niye ellerimi kollarımı bağladınız? Beni nereye götürüyorsunuz? Deli mi dediniz? Ne delisi yahu? Tanımıyorum sizi, bırakın beni!...”

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

levent turkili - Harikasın üstad döktürmüşsun

Yanıtla . 0Beğen 16 Mart 17:45
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR