AKP’nin balonları sönmeye başladı

MAKALEYİ DİNLE

Daha düne kadar…

Her şey güzel, her şey mükemmel, hayatları pespembeydi.

Öyle ya…

Askerleri zindana tıkmışlar, Allah’ın izniyle memleketi “askeri vesayet”ten kurtarmışlardı.

Sesini çıkaranlar, farklı düşünenler, “Sen Ergenekoncusun, sen Balyozcusun” diye içeri alınıyordu.

Her tarafa korku salınmıştı.

Gazeteciler yazamıyor, aydınlar tepki koyamıyor, işadamları seslerini çıkaramıyorlardı.

Ülkeyi yöneten “egemenler”, buldozer olmuş herkesi ezip geçiyorlardı.

Türkiye, Türkiye olalı böyle zulüm görmemişti.

***

Sandılar ki, bu hep böyle devam edip gidecek!

Gerçekler ortaya çıkmayacak, yapılanların hesabı sorulmayacak!

“Pabucun pahalı olduğunu” anlayınca, “Biz yapmadık, onlar yaptı, onlar bizi de aldattı, vallahi bizim suçumuz yok” demeye başladılar.

Her zamanki gibi “mağdur” pozuna girdiler.

“Onlar” dedikleri kim?

Yarattıkları sanal bir düşman…

“Paralelci” diyorlar onlara.

Kendi dönemlerinde işlenen ne kadar suç varsa, hepsini “paralelciler” in üstüne attılar.

Halbuki devlet yönetiminde “sorumluluk” vardır.

Sorumlu, “devlet”tir ve devleti yöneten “iktidar”…

O fiilleri sen işlediysen, suçlusun.

Yok, başkaları işledi de sen göz yumduysan, “görevi ihmal”den yine suçlusun.

“Vallahi benim suçum yok, beni de aldattılar” demek, iktidarı sorumluluktan kurtarmaz.

 

“Ergenekon” da patladı, “Balyoz” da…

Ne mutlu bana ki, “Ergenekon”un da “Balyoz”un da kumpas olduğunu ilk günden beri en net ve açık şekilde yazan, yazma cesareti gösterebilen ülkemizdeki üç beş gazeteciden biriyim.

O günler, benim hem “gurur günlerim”, hem de “sıkıntılı günlerim”…

Gurur günlerim, hiç çekinmeden doğruları yazdım.

Sıkıntılı günlerim, doğruları yazdığım için “Ergenekoncu” ve “Balyozcu” ilan edildim, “psikolojik” ve “ekonomik” baskı altında tutuldum.

Gerçekler ortaya çıkmasına rağmen…

Ergenekon ve Balyoz balonları patlamasına rağmen…

“Egemen güçler” in baskısı bitti mi?

Devam ediyor…

Canları sağ olsun!

Gün gelir, o muhteremler de yaptıklarından utanır.

Biz 40 yıldır buradayız.

Biz “hancı” yız, onlar ise “yolcu”!

                                                              

Yaşadıklarımız bir “proje” idi

Daha önce de defalarca yazdım.

Hem de belgeleriyle…

Ülkemiz insanına yıllardır yaşatılanlar, emperyalist ülkelerin bir projesiydi.

Lozan’ın intikamını alma, Türkiye’yi parçalama projesi…

Vatan topraklarının bir bölümünü önce“ayrılıkçı Kürtler” e, daha sonra diğer “ayrılıkçı etnik gruplar” a peşkeş çekme projesi.

Bu projeye karşı çıkacak kişi ve kurumların başlarını ezdiler, yollarına devam ettiler.

Bunları yaparken de millete yalan söylediler.

“Askerler darbe yapacaktı” dediler…

“Barış süreci” dediler…

“Memlekete ileri demokrasi getiriyoruz” dediler…

Biz, bütün bu yapılanların “hainlik” olduğunu ısrarla yazmaya devam edince, “barış düşmanı” ilan edildik.

Ergenekoncu ve Balyozcu olduk…

 

Şimdi kendileri itiraf ediyor

Geldiğimiz noktayı görüyorsunuz…

Ülkemiz bölünmenin eşiğinde!

Artık gizlenir saklanır tarafı kalmadı.

Mızrak çuvala sığmıyor.

“Barış” ve “kardeşlik” safsatalarına kimse inanmıyor.

“Hain güçleri” yola çıkardılar…

“Hain güçlerle” masaya oturdular…

Şimdi içinde bulundukları bataklıktan nasıl çıkacaklarını kara kara düşünmeye başladılar.

Hani “açılım süreci” tıkır tıkır işliyordu?

Hani artık analar ağlamayacaktı?

Hani 100 yıllık Kürt sorununu çözen onlar olacaktı?

“Açılım” ne demekse!

Nasıl bir “Kürt sorunu” varsa!

Şimdi…

Şimdi “yalan dikişi” patladı.

Yıllardır gizledikleri gerçekleri artık kendileri de itiraf ediyorlar.

 

Üç yetkili isim, üç itiraf…

Çiçeği burnunda “danışman”dan başlayalım…

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun danışmanı…

Ermeni kökenli, gazeteci-yazar…

Etyen Mahçupyan, bakın ne diyor:

“Güneydoğu’da kamu düzeni şu anda PKK’nın elinde…”

Vay canına!

Şu “danışman”ın itirafına bakın!

Durun, şimdi de daha etkili ve yetkili bir isme kulak verin, İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya!

“Şehirlere inmeye başladılar… Ve şehirlerde de hâkim olmaya başladılar…”

Bu itiraf da inanılmaz değil mi?

Ülkemizin iç güvenliğinden sorumlu en yetkili ismin söylediklerine bakın!

Durun daha bitmedi.

Aşağıdaki itiraf da Başbakan Ahmet Davutoğlu’na ait:

“Güneydoğu Anadolu’da vergi görünümünde haraç toplamaya, mahkeme toplamaya, belediye varsa bir başka belediye kurmaya çalışanlar… Bunlar da bir başka paralel yapılanmadır…”

Buyurun bakalım!

En yetkili ağızlardan “barış süreci” nin son aşamasını görün!

***

Sonuç olarak…

AKP’nin “balonları” birer birer patlıyor.

Bunu ben söylemiyorum, kendilerinin itirafı…

*Ergenekon, patladı.

*Balyoz, patladı.

*”Barış süreci de patladı.

İyi de bu tahribatın, bu yıkıntının faturasını kim ödeyecek?

Tahrip edenler, yakıp yıkanlar, memleketi bu hale getirenler mi, yoksa bu zavallı millet mi?

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


kutuyu işaretleyip tamama basın

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Mustafa - Helal olsun gerçek bunlar

Yanıtla . 0Beğen 05 Kasım 17:30
Anket Kocaelispor'un yeterince desteklendiğini düşünüyor musunuz?

YÜKLENİYOR